GeziyoruZ

BİZİMLE GEZMEYE VAR MISINIZ??

Manavgat Şelalesi


Antalya Kaleiçi


Antalya Antik Şehri, atnalı şeklindeki iki kalın duvar tarafından korunmaktadır. Bu sur şeklindeki duvarlardan biri deniz kıyısı oyundadır ve diğeri de kara tarafında bulunmaktadır. Bu duvarlara ek olarak çeşitli yerleşim birimlerini birbirinden ayıran duvarlar da vardır ve dış duvarlarda yaklaşık elli adımda bir kule bulunmaktadır. Bu duvarların yapılış tarihi antik dönemlere kadar gitmektedir. Romalılar bu Helenistik duvarların temelini atmışlar ve Selçuklularda genişletmiş ve onarmıştır.

Duvarlar yapılırken üzerlerinde antik yazıtlar bulunan bir çok taş blok kullanılmış ve bunlar 19. yy’a kadar çok iyi korunabilmiştir. Bugün şehir içinde duvarların ancak Hıdırlık Kulesi, Hadriyan Kapısı ve Saat kulesi gibi kalıntılarına rastlanabilmektedir. Deniz tarafından kaplanan antik şehir ve duvarlar günümüzde Kaleiçi diye adlandırılmaktadır. Caddeler ve binalar hala Antalya’nın tarihini yansıtan bir çok işaretle doludur. Evlerin karakteristik yapıları Antalya’nın sadece mimari tarihi hakkında fikir vermekle kalmaz aynı zamanda bölgedeki yaşam tarzını, gelenek ve görenekleri, yaşam alışkanlıklarını en iyi şekilde yansıtır.

Sur içindeki dar sokaklar limandan yukarıya duvar boyunca uzanırlar. Yivli Minare, Keyhüsrev Medresesi, Karatay Medresesi, İskele Camii, Tekeli Mahmut Paşa Camii sur içindeki önemli tarihi eserlerden sadece bazılarıdır. Yat limanı eski şehrin gün ve gece boyunca sergilediği nefes kesici manzara uluslararası ressam şair ve yazarlara ilham kaynağı olmuştur.

Antalya İbradı İlçesi


Tarihi

Psidya sınırları içinde yer alan İbradı’nın kuruluş tarihi tam olarak bilinmiyor. Ancak, İbradı ve çevresinde bulunan kalıntılardan Roma devrine uzandığı tahmin ediliyor Örneğin, İbradı’ya 2 km. mesafede kurulu Ormana Belediyesi ile 7 km. mesafedeki Ürünlü Köyü’ nün arasında Roma dönemi Erimna Antik Kenti’nin kalıntıları mevcuttur. Kentin nekropolü ise Ormana’yı çevreleyen kayalık sırtlardır.

Yine Ormana’ya 11 km. uzaklıkta Çukurviran Köyü çevresinde Helenistik dönemlere ait kalıntılar görülmektedir. İbradı kervan yolunun Kesikbel mevkiinde bulunan Selçuklu Kervansarayı’ndan geriye sadece temel taşları kalmıştır. Evliya Çelebi, ünlü Seyahatname’sinde ibradı’nın 17. Asırda oldukça mamur ve mühim bir belde olduğunu yazar.

Coğrafyası

İlçe doğusunda Beratlı, Trabeza, Kurkur, Çuvallı, Aktepe; batısında Melik, Toka, Geçkar ve Çeçkar, Uluçukur. Kesik; kuzeyinde Zimbit, Obet, Gaydan, Uluçukur, Akpınar, Lök, Pınarcık, Enerli; güneyinde Katara, Karadağ, Akıncı, Kurtgediği dağları ile çevrilmiştir. Gembos ve Gemboğazı ovası İbradı’nın kuzeyinde Dereköy ile Göynem ve İbradı arasındadır. Rakamı 130 metredir. Dağlardan inen sularla dolar göl halini alır. En kuzey ucu Taşköprü, en güney ucun da Başpayam İbradı belidir. Ortası, Ortapayam ve Erilikli adıyla anılır. Kapladığı arazi aynı bir bademi andırır. Bu ovanın genişliği 2 km. uzunluğu 15 km’dir. Bir diğer ova olan Eynif Ovası Toka, Karadağ ve Cimriği Dağları arasındadır. Genişliği Gembos’a yakındır. Üzümcü Ovası ise Başlar Köyü yakınında olup, İbradı’ nın Çukurviran Mahallesi yanındadır. Ekim ve meraya elverişli bir sahadır. Bu üç ovadan ilçede başka küçük çapta ovalar bulunmaktadır.

Ancak İbradı’nın kendisi bir yayladır. Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat’ın İbradı’yı yazlık konaklama yeri olarak kullandığı söylenir. Denizden yüksekliği 950 metre olan İbradı’de yaz aylarında ortalama sıcaklık gündüz 30 derece gece ise 10 derecedir. Nem ise yok denecek kadar az olduğu için insan vücudunda terleme olmaz.

Yöre halkından özellikle hayvancılıktan geçimini temin edenler ise 1200-1500 metre yüksekliğindeki ardıç, sedir ve çam ormanlarıyla kaplı Sütleğen, Söbüce, Sülek, Elmaağacı yaylarına çıkmakta, buraların doğa güzelliğinin yanısıra serin havası ve soğuk kaynak suları ile insanların ilgisini çekmektedir. Çadırlı olarak kamp yapmak için ideal yerler, İbradı – Beyşehir yolu üzerindeki yaylalardır.

Bodamya’dan başlayarak Gümüşdamla’da (Zilan) İbradı konağı adındaki yerde çıkan pınarlardan meydana gelen ve Üzümdere önünden geçtikten sonra Unulla (Ürünlü) ile Menerye arasından geçerek, Manavgat’a inen Manavgat Çayı bölgenin en büyük ırmağıdır. Bu ırmak üzerinde Üzümdere Köyü civarında Gavuryolu denilen yerde başka bir pınar suyunu alarak İbradı Değirmeni yanında epeyce çoğalmış olur. Irmak kenarında zeytin, incir gibi iklime has bitkiler yetişmektedir ve özellikle turistlerin ilgisini çeken Alabalık bulunmaktadır.

İlçde ayrıca turistik yönden önemli yere sahip olan Altınbeşik – Düdensuyu Mağarası vardır.

Nüfusu

2000 yılında yapılan genel nüfus sayımına göre İbradi’nin merkez ilçe nüfusu 6.991, köyler nüfusu ise 3.835’dir.

Ekonomisi

İlçenin dağlık bir bölgede bulunuşu hayvancılık faaliyetlerini geliştirmiştir. En çok beslenen hayvan kıl keçisidir. Tarımsal faaliyetlerde pazara dönük bir üretim yapılmamaktadır. Tahıl ve meyvecilik başlıca yer tutmaktadır. Yüksek kesimlerdeki ormanlardan kesim ve dikim işçiliği yapılmaktadır.

Turizm

İlçede turizm açısından değer taşıyan en önemli varlık 1994 yılında çevresindeki alanla birlikte milli park ilan edilen Altınbeşik Mağarası’dır. Henüz Turizme açılmamış olan mağara bu haliyle bile yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekmektedir.

İlçede Roma devrini ait olduğu tahmin edilen tarihi kalıntılarda bulunmaktadır. Ormana Beldesi Ürünlü Köyü arasında Roma dönemi Erimna Antik Kenti ile Çukurviran Mahallesi civarındaki kalıntılardan söz edilebilir.

İlçenin dağlık coğrafyası kendisine özgü doğal bir turizm potansiyeli oluşturmakta, özellikle safari turları ve günü birlik geziler için uygun bulunmaktadır. Yine İbradı Merkezi’nde 7 adet tarihi konak koruma altına alınarak turizme kazandırılmıştır.

İbradı Antik Melas Irmağının çıkışına yakın dağlık kısımdadır. Vaktiyle Psidya sınırları buraya kadar uzanırdı. Psidya hudutları içinde olan Erimna şehrin meydana getirdiği Ormana Beldesi ile Unulla (Ürünlü) Köyü arasındaki küçük bir tepe üzerinde bazı burç ve sarnıç harabeleri ile çeşitli taşlara rastlanmaktadır. İbradı’nın Çukurviran Soğukoluk ve Kayadibi mevkiilerinde Yunan Kadim devrine ait taş ve yapılara rastlanmaktadır. Eynif ve Kesik Beli yolu üzerinde Bahadır Oluğu Pınarı bir Selçuklu eseridir. Yine bu çevrede Tolhan canlılığını korumaktadır. İlçede 7 adet eski konak (ev) bir adet cami, bir mezarlık, korunması gerekli kültür ve tabiat varlıklarındandır. İbradı Mezarlığı Arkeolojik sit alanı kapsamında, Çukurviran Mahallesi’ndeki anıt mezar, İbradı’daki asırlık Arabastı Kestanesi ağacı da korunması gereken kültür ve tabiat varlıklarındandır.

Antalya Kumluca İlçesi ve Resimleri


Alakır Çayı ile Gavur deresinin dağlardan sürükleyip getirdiği alüvyonlu bir ovada yeralan Kumluca Finike ve Elmalı İlçeleri ile çevrelenmiştir. Kumluca sahil boyunca plajlar, konaklama tesisleri ve koylara sahiptir. Kumluca’nın 27 km. kuzeyinde yeralan Altınkaya yaylası, Alabalık üretme çiftliği, Sedir Ormanları ve bol suları olan güzel bir yayladır. Korydalla ve Olympos Antik kentleri Kumluca ilçesi sınırlarında yer almaktadır.

Antalya SERİK


Antalya’nın ilçesi olan Serik, önemli Pamfilya kenti olan Aspendos’u barındırmaktadır. Günümüze kadar bozulmadan ulaşan, mükemmel akustiğe sahip Aspendos Tiyatosu , bugün önemli sanat etkinliklerine ev sahipliği yapmaktadır.

Gazipaşa


Antalya’ya 180 km. mesafedeki Gazipaşa, 10 km. uzunluğundaki kumsalı, orman kaplı alanları, turkuaz mavisi koyları, doğal güzellikleriyle şirin bir ilçedir. İskele, Koru ve Kahyalar plajlarının bulunduğu kumsallar, Caretta Caretta kaplumbağalarının önemli bir üreme merkezidir. Bugüne kadar bakir kalmış Gazipaşa, konaklama, dinlenme tesisleri, tarih ve doğa güzellikleri, yapımı süren havaalanı ve yat limanı ile gözde bir turizm merkezi olma yolunda ilerlemektedir.

KAŞ


Likya’nin önemli kentlerinden olan Kaş, ilçeyi çevreleyen Antik Döneme ait kentler ve tarihsel degerlerle doyumsuz kültür seyahatleri; Akdeniz’in derinlerde yarattığı heyecanlari doruklarda hissettiren sualtı dalışları; nehirlerde yapılan macera dolu ‘kano turları’, ekolojik uyumun keşfedildiği ‘doğa yürüyüşleri’; derin ve karanlık mağaralara teknik donanımlı mağara dalışları; yüksek dağlardan turkuaz rengli suların manzarasına süzülen ‘yamaç paraşütü’; Akdeniz’de değerli taşları andıran adalar ile çevreye yapılacak ‘Mavi Yolculuk ve tekne turları; damak tadınıza uygun deniz ürünleri ve dağlarda yetişen kokulu otlarla tatlandırılan yöresel yemeklerden oluşan mönüsü; yüzlerce yılın mirası, el sanatlarının çeşit ve güzelliği; Kaş’ın bağlı olduğu Antalya ve ilçelerine ait turizm merkezleri ile tabiat, tarih ve kültür zenginliğini, alternatif turizm imkanları ve çevresinde yer alan turizm merkezlerinden oluşan renkli yelpazesi” ile düşsel bir mekandır.

Botanik Turizmi


Çeşitli coğrafi özellikleri, coğrafi farklılığın getirdiği iklim çeşitliliği, üç kıta arasında doğal bir köprü olması, Anadolu Yarımadası’nı dünyada benzerine az rastlanan bir bitki çeşitliliğine sahip kılmıştır. Avrupa’nın tamamında varolan bitki sayısı toplam 12.000 adet iken bu sayı ülkemizde 9.000 adettir.

Ülkemiz bitki çeşitliliği açısından ise Avrupa’dan üstündür. Zira dünyada sadece belli bir bölgede yetişen veya anavatanı belli bir bölge olan (endemik) bitkiler açısından ülkemiz Avrupa’dan üstün olmanın da ötesinde dünyanın birkaç bölgesinden biridir. Avrupa’nın endemik bitki sayısı toplam 2.750 adet iken bu sayı ülkemizde 3.000 adettir. Sadece Antalya ilimizdeki endemik bitki sayısı 600’dür. İngiltere’nin toplam bitki sayısı 2.000 dir (Ülkemizde 9.000). Akdeniz ülkelerinden İspanya ile Eski Yugoslavya’nın 500’er adet endemik bitkiye sahip olduğu bilinmektedir. Toplam bitki sayısı bazında Bulgaristan’ın 3.650, Yunanistan’ın 5.000, Kıbrıs’ın 2.000, Suriye-Lübnan’ın 3.500 Irak’ın 4.000, İran’ın 8.000, Fransa’nın 4.500, Almanya’nın 2.500,İtalya’nın 5.600, İspanya’nın 5.000, Romanya’nın 3.400 İngiltere’nin 2.000, Macaristan’ın 2.214, İzlanda’nın 377, Norveç’in 1715 adet bitkiye sahip oldukları bilinmektedir.

Ülkemizde en çok endemik bitkiye sahip 3 ilimiz 578 bitkiyle Antalya, 478 bitkiyle Konya ve 366 bitkiyle İçel’dir. Görüleceği üzere Antalya ili tek başına İspanya, Eski Yugoslavya gibi ülkelerden daha zengindir. İçel İlimizin de Endemik (ve Endemik olmayan) bitki zenginliği açısından çoğu Avrupa ülkesinden zengin olduğu kolayca tahmin edilebilir. Antalya ve İçel bir arada düşünülürse, bu iki ilimizin bitki potansiyeliyle Avrupa ülkeleri karşısında rakipsiz olacakları kolayca görülür.

Türkiye haricinde Avrupa’nın en çok endemik bitkisine sahip ülkesi Yunanistan 800 endemik bitkiye sahiptir. Rakip ülke olan İtalya’nın endemik bitki sayısı 712’dir. Japonya’nın endemik bitki sayısı 2.000, ABD’nin 4.036, İsviçre’nin ise 1’dir. Dikkat edileceği üzere ülkemizin vilayetleri Avrupa ülkeleri ile karşılaştırılabilmekte, ancak Avrupa kıtası toplamda Türkiye’den daha fakir kalmaktadır.

Türkiye’nin bitki zenginliğinin en önemli nedenlerinden biri, buzul çağlarında Anadolu’nun bitkiler için bir sığınak olmasıdır. Günümüzde de Türkiye hiçbir Avrupa ülkesinde olmayan bir şekilde 3 farklı bitki alanının kesişme noktasında yer almaktadır.Bu bitki alanları Akdeniz Bitki Alanı(Akdeniz ve Ege bölgelerini kapsamaktadır), Avrupa-Sibirya Bitki Alanı(Karadeniz ve Marmara bölgesini kapsamaktadır), İran-Turan Bitki Alanı(İç Anadolu ve Doğu Anadolu bölgesini kapsamaktadır.)dır.

Dadaşlar Diyarı Erzurum


Palandöken Kayak Merkezi

3185 m. zirveye sahip Palandöken dağları, Erzurum’un güneyinde yer alır ve doğu-batı yönünde uzanır. Türkiye’de kış turizmi için yapılan ilk ciddi ve kapsamlı proje Erzurum-Palandöken Kış Sporları ve Turizm Mastır Plan Çalışmasıdır. Yapılan çalışmada Palandöken Dağlarının doğal yapısı ve iklimi ile uluslararası kış sporları merkezi niteliğine sahip olduğu tespit edilmiştir. Projede, üç alan üzerinde gün toplam 32 bin kişinin kayak yapabileceği, uluslararası yarışmalar hatta kış olimpiyatlarının düzenlenebileceği, 6 bin kişinin doğrudan istihdam edilebileceği öngörülmektedir.

Ulaşım: Erzurum’a Ankara ve İstanbul’dan her gün uçak seferleri bulunmaktadır. Kayak Merkezi Erzurum Şehir Merkezine 5 km. uzaklıktadır. Hava alanına ise yalnızca 10 dakika mesafededir. Kış mevsimi boyunca şehir merkezinden halk otobüsü seferleri bulunmaktadır.

Coğrafya: Erzurum Türkiye’nin en yüksek ve soğuk illerinden biridir. Sert kara iklimi hüküm sürer. Yılın 150 günü karla örtülüdür. Normal kış koşullarında 2-3 metre kar yağışı almaktadır. Hakim rüzgar yönü güney ve batı yönlerindedir.

Kayak alanı 2200 – 3176 m. yükseklik kuşağı üzerinde yer almaktadır. Karasal iklim nedeniyle, mevsim boyunca “toz kar” üzerinde kayak yapılmaktadır. 10 Aralık-10 Mayıs arasındaki dönem kayak etkinlikleri için en uygun zamandır.

Konaklama ve Diğer Hizmetler: 4 ve 5 yıldızlı konaklama tesisleri, kayak evi, günübirlik tesisler ve lokantalar bulunmaktadır. Kayak dersi ve malzeme kiralama hizmetleri verilmektedir.

Mekanik Tesisler ve Pistler: Palandöken Kayak Merkezindeki pistler dünyanın en uzun ve dik kayak pistleri arasında yer almaktadır. En uzun pisti 12 km. olan kayak pistlerinin toplam uzunluğu 28 km.yi bulmaktadır. Başlangıç yeriyle varış noktası arasındaki yükseklik farkı 1000 m. olan Palandöken’de Slalom ve Büyük Slalom yarışmaları için 2 adet tescilli Kayak Pisti mevcuttur. (Ejder Pisti ve Kapıkaya Pisti)

Kayak Merkezinde 5 adet telesiyej (toplam 4500 kişi/saat kapasiteli), 1 adet teleski (300 kişi/saat kapasiteli ), 2 adet baby lift ( toplam 1800 kapasiteli ) ve 1 adet gondol lift (1500 kişi/saat kapasiteli) hizmet vermektedir.

Kuleler ve Kaleler

Saat Kulesi: İç kale mescidine minare olarak yaptırılan Saat Kulesi, Tepsi Minare ve Kule diye de adlandırılmaktadır.Şehre hakim bir tepe üzerinde kurulu bulunan Erzurum Kalesi’nin surlarındaki Saat Kulesi her taraftan çok rahatlıkla görülebilmektedir.

Erzurum Kalesi: Erzurum İli’ne 79km uzaklıktaki Horasan-Pasinler-Erzurum tarihi İpek Yolu üzerindedir. İlk inşa tarihi kesin olarak bilinmeyen Erzurum Kalesi’nin M.S. 5.yy ilk yarısında Bizanslılar tarafından yaptırıldığı tahmin edilmektedir.

Camiler ve Kiliseler

İl merkezindeki Lalapaşa Cami, Üç Kümbetler ve Ovşank Kilisesi görülmeye değerdir.

Üç Kümbetler: Üç kümbetlerden sekiz köşeli plan üzerine oturtulmuş olan Saltuklu Devleti’nin kurucusu Emir Saltuk’a ait olduğu sanılmaktadır. Tamimiyle kesme taştan yapılmış olan kümbetlerin diğer ikisini kimlerin yaptığı bilinmemektedir. Kümbetlerin genel olarak 13 üncü yüzyıl sonu ve 14 üncü yüzyıl başına ait oldukları kabul edilmektedir. Üç kümbetler Türklere ait diğer kümbetlere nazaran değişik planları, kullanılan malzeme ve süslemeleri açısından ayrı bir yer tutar.

Medreseler

Çifte Minareli Medrese: 13’üncü yüzyılın sonlarında İlhanlılar tarafından yaptırılmıştır.Anadolu Selçuklu Mimari geleneğinde açık avlulu, iki katlı ve iki minareli eğitim kurumu, Anadolu’nun en büyük medresesidir.

Yakutiye Medresesi: Hoca Celaleddin Yakut tarafından MS 1310 yılında inşa edilmiştir.İlhanlı döneminden günümüze kalan nadir eserlerden birisidir. İslam Eserleri Müzesi olarak kullanılmaktadır.

Köprüler ve Bedestenler

Çobadede Köprüsü: 1297-98 yıllarında İlhanlıların Veziri Emir Çoban Salduz tarafından yaptırılmıştır. Aras nehri üzerinde 7 kemer gözlü olarak inşaa ettirilen önemli bir yapıttır.

Rüstempaşa Bedesteni: Kanuni Sultan Süleyman’ın Sadrazamı Rüstem Paşa tarafından yaptırılmıştır. Osmanlı mimarisinin özelliklerini taşıyan iki katlı bina halen çarşı olarak kullanılmaktadır. Çarşıda daha ziyade oltu taşı satıcıları faaliyet göstermektedir.

Mesire Yerleri

Tortum Çağlayanı: Tortum Gölü’nün son kısmında, Tortum Çayı’nın 48 m yüksekten düşmesiyle meydana gelen çağlayan vadideki bir dağın heyelan sonucu çayın önünü kapatmasıyla oluşmuştur. Erzurum’a 120 km mesafededir. Baharda suyun bol olduğu mevsimde tabii manzarası ve heybetiyle seyrine doyum olmaz.

Kaplıcalar

Pasinler Termal Turizm Merkezi

Yeri: Pasinler ilçe merkezinde ve Erzurum-Tahran uluslar arası geçiş yolu üzerinde yer alır.

Ulaşım: İlçe merkezindedir.

Suyun Isısı: 39 o C -45 o C

PH Değeri: 6,5

Özellikleri: Bikarbonatlı, Klorürlü, Sodyumlu, Karbondioksitli, kısmen radyoaktif bir bileşime sahiptir.

Yararlanma Şekilleri: İçme ve banyo kürleri

Tedavi Ettiği Hastalıklar: Romatizma, sinir ve kas yorgunluğu, sinirsel hastalıklar, eklem ve kireçlenme gibi hastalıklara olumlu etki yapar.

Konaklama Tesisleri: Konaklama tesisleri yeterli konfora sahip değildir.

Kuş Gözlem Alanı

Doğu Karadeniz Dağları

Erzurum Ovası

Sportif Etkinlikler

Rafting: Erzurum’un İspir ilçesi sınırlarından geçen Çoruh Nehri rafting yapmaya en elverişli akarsulardan birisidir. Derin kanyonları ile ilgi çeken Çoruh, her yıl turistlerin akımına uğrar. 1993 yılında Dünya Rafting Şampiyonası Çoruh Nehrinde yapılmıştır.

Trekking: Erzurum’un kuzeyinde yer alan Dumlu Dağları üzerinde yabancı turistler tarafından günü birlik doğa yürüyüşleri yapılmaktadır. Bu yürüyüşe gidenler üç saatlik bir yürüyüşle Dumbu Baba diye adlandırılan ve Fırat Nehri’nin önemli kollarından biri olan Karasu’nun kaynağı durumundaki soğuk su gözesine varırlar, burada bir süre dinlenen ziyaretçiler dönüş yürüyüşüne Kırkgöze Köyü üzerinden yaparlar buna benzer dağ yürüyüşleri Erzurum’un güneyinde bulunan Palandöken Dağları üzerinde de yapılmaktadır.


Erzurum Çifte Minareli Medrese, iç avlusu cafe olarak değerlendiriliyor.


Erzurum Osmanlı ve daha önceki dönemlerden çok sayıda tarihi eseri barındırıyor. kentin sokaklarında yapılacak bir gezi bu zenginliği gözler önüne sermeye yeter.


Palandöken iyi bir kayak merkezi.


Üç Kümbetler

Yamaç Paraşütü Yapmadan Olmaz


yamaç paraşütünün tanıtımı:
Yamaç paraşütü basit bir hava aracıdır. Ancak diğer hava araçlarında olduğu gibi özenli ve karmaşık tasarlamaların sonucunda oluşmuştur. İpleri uzunluğundaki küçük farklılıklar yada kumaşın kesimindeki ufak bir ölçü farklılığı, sonuçta çok iyi yada çok kütü bir kanat ortaya çıkarabilir.


Yamaç paraşütü 4 bölümde incelenir:
Kubbe
Askı İpleri
Taşıyıcı Kolonlar
Harnes (kuşam tertibatı)

KUBBE

Kubbe polyester veya naylon, hava geçirmeyen, kaplamalı özel bir kumaştan yapılır ve canlı parlak renklerle boyanırlar. Alt ve üst yüzeylerin dik parçalarla birleştirilmeleriyle oluşurlar. Böylece ortaya çıkan bu hava kanallarına sel adı verilir. Ön kenardaki uçları açıktır. Ön kenarlarına şeklini korumak ve kalkışta içine kolay hava girişini sağlamak için sert pilastik tabakalar dikilir. Geniş sel girişleri daha yavaş ve daha güvenli bir yamaç paraşütünü gösterir. Daha dar sel girişleri daha çok yüksek performansı amaçlayan paraşütlerde bulunur.

Her sel diğerlerinden iç sel duvarları ile ayrılmıştır. Bunlar kanatın seklini belirlerler. Çok sayıda sel duvarı daha istikrarlı daha düzgün bir şekil ortaya koyar. Bu duvarlarda birçok delik vardır. Böylece hava bir selden diğerine geçebilir. Buda iç basıncın ayarlanmasını sağlayarak kanatı şişirir. Tamamen şişirildiğinde aerofoil şeklini alır yani, alt yüzey daha düz, üst yüzey daha kamburumsu eğri bir şekil alır.
Maksimum kalınlık noktası, ön kenardan arkaya doğru giden çizginin yüzde 15 ile 30’u tarafından oluşturulur. Kanatın arka bölümü arka kenar ile sonlanır.
Tipik bir kubbede performansına bağlı olarak çok sayıda sel bulunur çoğunlukla orta bölümdeki seller, kenardaki sellere göre daha uzundur. Kubbe böylece elips şeklini alır. Bazı modern kubbelerde kanat uçlarında dik bölümler vardır, bunlara kulakta denir. Daha güvenli bir kubbe oluşturmak için eklenmektedir.
Bir yamaç paraşütünün kubbesi şişirilebilen bir kanattır. Bu nedenle bir serbest atlayış paraşütü olarak düşünülmemelidir. yamaç paraşütleri yerden koşarak kalkış için aynı zamanda uygun hava akımlarında süzülmek amacıyla kullanılmaktadır.

ASKI İPLERİ:

İpler çok dayanıklı malzemeden yapılmışlardır. İnce yapıları sürtünmeyi azaltmanın yanında hafif bir malzeme olarakta avantaj sağlar. Kevler ve darcon olmak üzere iki ana ip tipi vardır. Kevler, organik polyamid (karbon lifi) malzemedir ve çoğunlukla darcon (terylene) yada benzeri bir malzemeyle çevrelenmiştir.
İpleri daha iyi tanımak için kubbedeki bağlantı yerlerine göre değişik adlar verilir. Ön kenarlara bağlanan iplere ‘A’ ipleri denir. Arkaya doğru gittikçe ‘B’ ‘C’ ‘D’ ipleri olarak adlandırılırlar. Fren ipleri (kontrol ipleri) en arka kenara bağlanırlar ve renkleri diğerlerinden farklıdır.

TAŞIYICI KOLONLAR:
Taşıyıcı kolonlar, kubbe iplerini kuşama bağlarlar. Genellikle 25mm genişliğindedir. Kuşama karabinalar ile, ipler küçük :-):-):-):-)l (rabit) halkalar ile bağlıdırlar.
Taşıyıcı kolonlar, pilota kalkışta uygun tutunma yerleri sağlarlar. Kalkışı kolaylaştırmaktan öte farklı harnes kullanımına imkan tanırlar.
Bazı gelişmiş yamaç paraşütlerinde speed sistemi denilen hızlandırıcılar bulunurken bazılarında harnes kolonlara sabit olarak bağlanmıştır.

HARNES (KUŞAM TERTİBATI):

Yamaç paraşütlerinin harnesi basit olarak;
Tahtadan yada sert plastikten yapılan oturma yerleri,
Sağlam dokunmuş kumaştan yapılan sırt bölgesi,
Bacak ve göğüs kolonlarından oluşur.
Bazı harneslerde çapraz kolonlar bulunur. Bunlar kubbeyi daha güvenli tutmak için pilotun vücut hareketini doğrudan yukarıya iletmesini engelleyen bir yapıları vardır.
Gelişmiş harneslerin, hızlandırıcı (speed sistem) bağlantıları, sırt koruyucusu, hava yastığı, yedek paraşüt bölümü gibi avantajları vardır. Bütün harnesler pilotun vücut yapısına göre ayarlanabilir.

Dünyada ve Türkiye’de Yamaç Paraşütçülüğü

1940 Yıllarında, Wright kardeşler başarılı ilk uçuşlarının yanında birkaç parça perde kumaşından yaptıkları bir tür uçurtmayla başka bir havacılık olayına da öncülük etmişlerdir. Daha sonraları esnek yapıya sahip kanatlar üzerinde çalışma ve deneyler yapılmış, 1948’de basit yelken kanatlar ortaya çıkmıştır. Bu çalışmalar sırasında kanatların bir bot, araba yada bir kişi tarafından yerden kaldırılması önemli bir gelişmeydi.
1961’den sonra kendi şişebilen ve süzülerek uçan paraşüt düşünülmeye başlandı.1968’de koşarak yada ayakta kalkış üzerinde makale ve el kitapları yayınlandı. Bununla beraber 1980’lere kadar paraşütle yamaçtan düzenli olarak koşarak kalkış yapılmadı. İlk olarak Fransa ve İsviçre Alp’lerindeki bir gurup pilot, yelken kanat pilotlarına özenerek dik yamaçlardan koşarak kalkış yapmaya başladılar. Böylece yamaç paraşütçülüğü giderek yaygınlaşmaya başladı. Antarktika dışında bütün kıtalarda dağlarda rengarenk yamaç paraşütleri görülmeye başlandı.

İlk yamaç paraşütleri, uçaktan yapılan serbest atlayış paraşütlerinin açılışı sırasındaki basınca dayanıklılığına göre dizayn edildi. Ancak daha sonra bunun gerekli olmadığı görüldü ve kubbeler hava geçirmez kumaştan üretilmeye başlandı. Çok kısa bir süre sonra yamaç paraşütleri kökenleri olan serbest atlayış paraşütlerden çok farklı bir yapı kazandılar ve yüksek kaldırma gücüne sahip aerofoil yapıyla birlikte daha geniş kanat açıklığıyla yelken kanatlara şekil olarak benzemeye başladılar.

Bu gelişmeye paralel olarak eğitim-öğretim programları düzenlendi. Termik ve yamaç rüzgarı kaldırıcıları kullanılarak uzun mesafe uçuşları gerçekleştirildi. Yamaç paraşütlerinin gelişmesine paralel olarak masraflar ve öğrenmek için geçen süre arttı.
Hızlı gelişmeyle beraber çeşitli ciddi kazalarda olmuş, yüksek emniyet ve performansı arttırmak amacıyla üreticiler her yıl yeni gelişmelerle yamaç paraşütleri üretip bunları teste tabi tutmaya başlamışlardır.

Bugün yamaç paraşütçülüğü en ucuz ve hafif hava aracı ve doğayla iç içe olmasından dolayı geniş bir kitle tarafından tutulup sevilmiş ve dünya sanayi ürünü konumuna gelmiştir.
Türkiye’de yamaçtan koşarak uçuş denemeleri, 1985’te ilk olarak serbest atlayış paraşütleri ile yapılmış, 1988’den itibaren yamaç paraşütleri sınırlı bir kitle tarafından ferdi olarak kullanılmaya başlanmıştır.

1992 yılından sonra yamaç paraşütçülüğü kulübümüz tarafından yapılmaya başlanmıştır.1992 yılından 2001 yılına kadar ~460 kişi bu sporu öğrenmek amacıyla kulübümüzden ders almıştır.

AERODİNAMİK


Şekilde görülen fizik kuralında geniş bölgeden dar bölgeye giren havanın hızı artar basıncı düşer. Kanatta bunu uyguladığımızda üst kısımdan ve alt kısımdan geçen hava aynı zamanda arkada birleşir. Bu durumda üstten geçen havanın hızı daha fazla basıncı daha az olur. Alttan geçen havanın basıncı fazla olduğundan kanat havada kalır.

Süzülme oranı: Bir kanat uçmaya başladığı yer ile indiği yer arasındaki yükseklik ile gidebildiği uzaklık arasındaki oran süzülme oranıdır. Örneğin 100 m yükseklikten kalkan kanat 600 m ileride yere iniyorsa bu oran 1/6 dır. Bu oran ancak sabit hava koşullarında ve termiğin olmadığı durumlarda söz konusudur. 1/9 oranına sahip kanatlar performans kanatlarıdır. Kanatta cellerin büyüklüğü performansı etkiler küçük celli kanatlar performans kanatlarıdır. Buradaki performansın anlamı hız, çabuk cevap verme gibi özelliklerdir. Hız arttıkça güvenlik azalır.

Sink rate=Çökme oranı Saniyede aşağıya inme oranıdır. Sabit ortamlarda bu saniyede 1.2 m dir.
Aspect ratio: Kanadın boyunun enine veya boyun karesinin alana oranıdır. 3.5 den küçük aspect ratio ilk kullanım için uygundur.

Vorteks etkisi kanatın kenar kısımlarında rüzgarın oluşturduğu düzensiz hava sirkülasyonlarıdır. Bunlar kanadın performansını olumsuz etkiler.

Kanat Performansını etkileyen özellikler

1-Süzülme oran (L/D) büyükse,
2-Aspect ratio oranı büyükse,
3-Sellerin sayısı fazlaysa,
4-Çökme miktarı düşükse, kanadın performansı fazladır.

UÇUŞTA ACiL DURUMLAR

1. Asimetrik kapanma:

Yamaç paraşütünde en sik karşılaşılan acil durumlardandir. Bu kapanmalarin orani kanadin yapisina ve türbülansin şiddetine göre degişir.
Kanadın bir tarafı normal iken diğer tarafı kapanır ve kanat kapanmış olan taraftan, sürtünmenin etkisiyle, dönüse baslar.
Yapılacak işlemler;
Kanat kapalı olan taraftan (sürtünme etkisiyle) dönüşe başlar, dönüş mümkün olduğunca durdurulmalı ve kapanan tarafa derin pompa uygulanmalıdır. Dönüşü durdurmak için aşırı firen uygulamak kanadı stola sokabilir.

2. Önden kapanma:

Ön kolonlardaki iplere binen yükün aşiri bir şekilde azalmasi, (örnegin kanadin pilotun önüne geçmesi) veya şiddetli türbülans sonucu, kanadın öne saldırması sonucu meydana gelir.
Yapılacak işlemler;
Her iki kumanda ipi de sonuna kadar çekilip bırakılarak (pompalama) kanadın normal hale gelmesi sağlanır.Çoğunlukla tek pompa kanadın açılması için yeterlidir.Gerekirse 2. 3. pompa yapılabilir.

3. Derin stall

Tam firen pozisyonunda veya kuvvetli rüzgar ile karşilaşildiginda meydana gelir. Kanat şeklini korur fakat ileri gidişi çok azdir veya hiç kalmamıştır.Kanat şeklini korur ama hızlı bir çöküşü vardır. kanadin üstündeki hava türbülanslidir, alçalma hızı fazladir.
Yapılacak işlemler;
Firenler azaltılır varsa hız sistemi kullanılarak hız kazanmaya çalışılır.

4. Tam stall

Kanadın ileriye gidiş hızının kanat içindeki basıncı korumaya yetmeyecek kadar düşük olduğu zaman meydana gelir.Kumanda ipleri sonuna kadar çekilip (bazen bir veya iki tur ele dolamak gerekebilir) beklenildiği zaman meydana gelir.Kanat şeklini tamamen yitirir ve çok hızlı bir çöküş başlar.
Yapılacak işlemler;
Firenler kanadı öne saldırmasını engelleyecek şekilde yavaş yavaş ve eşit olarak birakilir. Kubbenin öne geçme istegine karşi firen uygulanir.

5. Spin

Spin kanadın bir tarafı ucuculugunu korurken diger yarısının ucuculugunu kaybetmesi (stall) durumudur. Yamaç parasutundeki karşılaşılabilecek en tehlikeli durumlardan biridir. Spin yüksek bir hücum açisinda uçarken (tam firen) frenlerden birinin aniden birakilmasi sonucunda yada firenlerden birisinin sert ve asırı bir şekilde çekilmesi sonucunda istemli olarak, buyuk bir asimekrik kapanma sonucunda, donüşün durdurulamaması sonucu istemsiz olarak girilebilen bir durumdur.

Yapılacak işlemler,
Spine istemli olarak girilmişse spine girmek için verilen kumandanın tam tersini uygulayarak, istemsiz olarak girilmişse ve çıkılamıyor ise Stola sokarak duzeltilmeye calısılır, basarılı olunamıyorsa yedek açılır.

6. Kıravat

Kanadın kumaş kısmının, iplerin arasına girmesi durumudur, rakkastan (vingover), budaktan (spiral) ve stoldan duzgun cıkılamaması durumunda olusabilir. Kıravat olma durumu kanadın dizaynı ile yakından ilgilidir.

Yapılacak işlemler,
Dönüsü yavaşlatmak için fren uygulanır, kapanan taraf pompalanıp açılmaya calışılır, açılmıyorsa kanat stola sokularak acılır, stoldan da sonuç alınamıyorsa yedek açılır.

7. İP atması

Kanadın iplerinden birinin ya da birkaçının kanadın kumaşının üstünden geçmesi durumudur,rakkastan (vingover), budaktan (spiral) ve stoldan duzgun cıkılamaması durumunda olusabilir.

Yapılacak işlemler,
İp atan tarafı pompalayarak, ipler ile oynayarak gene kurtunamıyorsa stola girerek kurtulmaya calısılır. Hiç birinde sonuc alınamıyorsa ve kanadın bizi yere saglam indiremeyecegini dusunuyorsak yedek acıp inilir.

8. Yedek açma

Yedek paraşüt, yamaç paraşütümüzün bizi yere saglam indiremeyecegi durumlarda kullanılır.
Yedek açmaya karar verildiğinde yedek paraşüt kulpundan tutarak, kanada karısmayacak sekilde mümkün oldugunca uzaga atılır, ve ana parasut toplanır.
Hasan GUNHER

Sıkça sorulan sorular

-Yamaç paraşütü nedir?
Yamaç paraşütü rüzgar, ağırlık ve pilotun kas gücü dışında enerjiye ihtiyaç göstermeyen uçmak için dizayn edilen ayak gücüyle havalanan bir kanattır (Canopy).
Yamaç paraşütüyle her 1000 m de 3 dakika düşüş yaşanır. Ancak yükselme hızı iniş hızından fazla olursa 1-3 saatlik uçuşlar yapılabilir. Yamaç paraşütleri süzülme uçuşları için dizayn edilmişken, serbest düşüş paraşütleri iniş için dizayn edilmiştir. Yamaç paraşütleriyle 11 saat havada kalma ve 320 km uzaklığa gitme rekorları kırılmıştır.
-Yamaç paraşütü güvenlimidir?
Yamaç paraşütü tüm doğa sporları gibi belli bir risk taşır. Herhangi bir hava şartında gerekli güvenliği sağlamak, sürekli güvenlik şartlarına uymak bu riskleri en aza indirir. Uçuş güvenliğinde en önce sağlanacak şeyler şunlardır. Pilot yeteneği, yeterli bilgi, güvenlik ekipmanı. Eğer bu koşullarla düşük hızlar ve yamaç paraşütünün sabitliği bir araya gelirse insanoğlunun en eski ve en büyük rüyasının gerçekleştirilmesinde (tek başına uçuş) güvenli ve kolay bir yolu sağlar.

-Yamaç paraşütünü tek başına öğrenebilir miyim?
Yamaç paraşütünün en basit hava aracı olduğu doğrudur. Pek çok insan kalkışı, dönüşü ve havalanışı birkaç saat içinde öğrenebilir. Bu öğrenme ancak kısmen mümkün olabilir. Bu eğitim ortamında bilgili eğitmenler güvenlik ve hava şartlarını kontrol ederek güvenli bir ortam sağlar. Ancak bu durumda uçuş için gerekli kararların tümünün tek başına alınması düşünülemez. Güvenlik için hava ekipmanı ve güvenlik tedbirleri için gerekli bilgilerin edinilmesi gerekir. Pilot sertifika programı (Amerika için) bu eğitimleri vermektedir. U.S.H.G.A. (United Hang-gliding Association) TEK BAŞINA YAMAÇ PARAŞÜTÜ ÖĞRENMENİN ÇOK TEHLİKELİ OLDUĞUNU söylemektedir.

-Yamaç paraşütüyle bir uçurumdan atlanabilir mi?
Yamaç paraşütüyle hiçbir zaman boşluğa atlanılmaz. Kanat, yamaç dan koşarak doldurulur ve daha sonra süzülerek uçulur. Eğer atlanırsa kanat dolmayacak ve serbest düşüşü olacaktır.

-Ne kadar yükseklikte uçulur?
Başlangıçta eğitim için yerde alçak alanlardan uçma denenir. İlerleyince daha yüksekten uçulabilir. Tecrübeliler deniz seviyesinden 10.000ft yükseklikte dahi uçabilirler.

-Bir yamaç paraşütünün ana parçaları nelerdir?
Kanat, (Canopy, glider), ipler, Harness ana parçalardır .Ayrıca hız ve yönü belirleyen fren ipleri, harness ile ipleri birleştiren karabinler bulunur.

-Yamaç paraşütü (Paraglider) bir serbest düşüş paraşütüyle (Parachute) aynı özellikte midir?
Yamaç paraşütü havada süzülmeyi sağlayan modern bir kanattır. Koşarak harekete geçirilir, yapısı daha hafiftir ve çok hızlı düşüşlerde hava hızına dayanamaz. Yamaç paraşütü normal bir paraşütten daha fazla hücre (Cell) içerir ve daha incedir, kumaşı geçirgen değildir.

-Delta kanat (Hang-glider) ile yamaç paraşütü (Paraglider) arasında ne gibi farklar vardır?
Delta kanat iskeletin kanat şeklini oluşturduğu pilotun yatay durduğu bir kanattır. Yamaç paraşütünde kanat şekli hava basıncıyla oluşturulur ve pilot asılı durumda oturur veya dik pozisyondadır. Delta kanatlar daha hızlı bir yapıya sahiptir ve dolayısıyla daha tehlikelidir.

-Delta kanat kullanmasını bilen bir kişi neden yamaç paraşütü öğrenmeyi ister?
Yamaç paraşütü küçük boyutlarda olduğu için taşınması kolaydır. Delta kanatın taşınması için araç gerekir, ayrıca kurulması zaman alır. Yamaç paraşütünü öğrenmek daha kolaydır.

-Bir yamaç paraşütünün ömrü ne kadardır?
Güneş ışınları YP nin ömrünü bazı bölgelerde 3 yıl olarak belirler. Ancak bu süre UV ışınlarına maruz kalma ve kullanma sıklığıyla değişir.

-Yamaç paraşütü alırken nelere dikkat etmek gerekir?
Eğer yeni bir kanatsa öncelikle sınıfınıza uygun olmalıdır.
Başlangıç (DHV 1) sınıfı kanatlar çok sabit fakat yavaştır ve yüksek çöküş hızına sahiptir, güvenlidir
Performans kanatlar ve orta sınıf kanatlar (DHV 1-2/2 yada Afnor Standart/Performans) ise hızlı ve aynı zamanda satabildir
Yüksek performans veya yarış kanatları kesinlikle hafta sonu uçuşu için olamaz. Bu kanat çok hızlıdır ve çok fazla pilot yeteneği gerektirir.
Eğer kullanılmış bir kanat alınıyorsa:
Mümkünse geçirgenlik testi yapılmalıdır (normalde kanat kumaşları geçirgen değildir). Ne kadar süre uçtuğu önemlidir. Kıyı kesimde 100 saat öğleden sonraları uçan bir kanat, yükseklerde öğle öncesinde 40 saat uçan bir kanattan daha iyi durumdadır. Ayrıca kilonun kanata uygunluğu kontrol edilir.

-Yamaç Paraşütü yapmak için eğitim almak zorunlu mudur ?
Evet. Bu sporun güvenli bir şekilde öğrenilip sürdürülebilmesi için deneyimli pilotların gözetiminde belirli bir eğitim programını takip etmek zorunludur. Yamaç paraşütçülüğünün bir kitaptan veya bir “arkadaş”tan öğrenilemeyeceği bilinmelidir.

-Yamaç Paraşütü yapmak için sertifika veya lisans gerekli mi ?
Türkiye’de henüz bu spor için yaygın bir altyapı oluşmadığı gibi bir Yamaç Paraşütü Federasyonu da mevcut değil. Bazı kurslar sertifika veriyorlarsa da bu belgenin bugün için fazla bir önemi olduğu söylenemez.

-Yamaç Paraşütü sporcusu olmak için gereken şartlar
otomobil sürücüsü olmak için gerekli şartlara benzer. Görme ve duyma yeteneklerinde bir sorun olması (gözlük veya işitme cihazı kullanmakta bir sakınca yoktur), ciddi bir kalp rahatsızlığı, epilepsi gibi sağlık sorunları engel teşkil eder. Pilot adayı 60-70 m. lik bir tepeye tırmanabilmeli, yürümesini ve koşmasını güçleştirecek bir fiziksel sorunu olmamalıdır. Paraşütler değişik kilo gruplarına göre farklı ebatlarda üretildiğinden 48-120 kg arasındaki herkes aynı güvenlikte uçabilmektedir. Aile onayıyla 16-17 yaş grubundakiler de bu sporu yapabilirler. Burada sayılan sağlık koşullarına sahip olunduğu sürece yaş için bir üst limit yoktur. Bayanlar için ideal bir spordur.
Görüldüğü gibi yamaç paraşütçülüğü, yeterli bir fiziksel sağlık dışında hiçbir ek yetenek ya da nitelik gerektirmemektedir.

-Başlangıç kursu ne kadar sürer ve içeriği nedir ?
Başlangıç kursu 8-10 saatlik bir teorik dersi, öğrenilenlerin test edileceği bir sınavı, ortalama 20 dakikalık bir yer eğitimini ve 60-100 m. irtifadan gerçekleştirilecek min. 10 uçuşu kapsar. Yani bir haftadan az bir süre içinde ilk uçuş maceranızı yaşamış olacaksınız.

-Bu sporun bireysel maliyeti nedir ? Bir paraşüt satın almak zorunda mıyım ?
Sistemli bir şekilde kurs veren tüm organizasyonlar eğitim süresince gerekli paraşüt ve diğer malzemeyi (kurs ücretine ek bir ücret talep etmeksizin) öğrenciye temin ederler. Sporu sürdürmek isteyen öğrenci kurs sonrası yine klübünün paraşütlerinden, klüp gezilerinde veya kiralama yoluyla yararlanabilir. Kurs için dizayn edilen eğitim amaçlı paraşütler, öğrenci yeterli deneyime ulaştıktan sonra tamamen terk edileceğinden özellikle ilk 3 ay içerisinde paraşüt satın almak gerekmediği gibi hiç de iyi bir fikir değildir. Uçuş için özel bir giyim gerekli değil ancak bir rüzgarlık ile bir çift bot tavsiye edilir.

-Bir yamaç paraşütünü nereden satın alabilirim ?
Yurt içinde bugün için çok fazla seçenek olduğu söylenemez. Ticari kurslar ile bazı pilotlar yeni ve ikinci el satışı yapıyorlar. :: Uçman Havacılık ::

-Yamaç Paraşütü yarışmalarında zaman zaman kazalar olmakta. Yamaç Paraşütçülüğü tehlikeli bir spor mudur ?
Yamaç Paraşütçülüğü kurallarına uygun olarak ve limitleri zorlanmadan yapıldığı sürece herhangi bir diğer spor dalı kadar güvenlidir. Bu sporun yarışmalarında maksimum performans amacıyla stabilitesi daha düşük olan yarışma tipi kanatlar kullanılarak belli ölçüde risk alınmaktadır. Bu durum şuna benzer : Sürücü belgesi almakta bir gariplik yoktur ; otomobilinizi 200 km. hızla kullanmak veya rallilere katılmak ise sizin bileceğiniz bir iştir.
-Yamaç paraşütü ile ilgili yayınlar nelerdir?

KİTAPLAR
Paragliding The Complete Guide, by Noel Whittall, ISBN 1 85688 043 5 or ISBN 1 85688 049 4

Touching Cloudbase – The Complete Guide To Paragliding. Currer & Cruickshank, ISBN 0-948135-27-1

Paragliding Flight – Walking On Air. Dennis Pagen, ISBN 0-936310-09-X

Paragliding – Alpha Flight. Mark Wright Published by Airtek

Paragliding – A Pilot’s Training Manual. Mike Meier, Published by Wills Wing

DERGİLER

Paragliding Magazine 8901 Rogue River Hwy. Grants Pass, OR 97527 Phone: 803.582.1467 Fax: 503.582.3522

Parapente mag – french magazine Subscription – BP 260 92212 St-Cloud Cedex, France (1)47-11-21-49

Fly and Glide – German Magazine dsb Abo-Betreuung GmbH D-74168 Neckarsulm Tel. (130)837596

Parapente – Vuelo Libre – Spanish Magazine Editorial Perfils Aptdo. 794, 25080-Leida Tel (973)234453 Fax (973)221670

Ve Fotoğraflar………….

Antalya-Kaş

Antalya-Tünektape

Antalya-Tozlu

Muğla-Fethiye

İzmir-Bozdağ

Erzincan

Yozgat

Denizli

Eskişehir

Malatya

Isparta-Eğirdir

Trabzon-Ahçaabat