GeziyoruZ

BİZİMLE GEZMEYE VAR MISINIZ??

İnsuyu Mağarası

 

Yeri: Burdur-Antalya karayolunun 13. kilometresinde yoldan 900 m. doğuda, Mandıra köyündedir.
Özellikleri: Toplam 597 m. uzunluğunda yatay ve kuru bir mağaradır.
Uygun ulaşımı bulunduğu için Türkiye’de turizme açılan ilk mağaralardan birisidir. Kalker tortulanmalarından türlü şekil ve yapıda meydana gelen sarkıt ve dikitlerin teşekkül tarzları dikkate alınarak mağaranın binlerce yıl evvel teşekkül ettiği tahmin edilmektedir. Mağara içinde girintili-çıkıntılı muhtelif istikametlere açılan dehlizlerde yer alan irili ufaklı 9 göl mevcuttur.
Mağara içinde serin ve temiz bir hava cereyanı vardır. Bir kısım mağara sularının şeker ve mide hastalıklarına şifalı olduğuna inanılmaktadır. Mağara civarında İl Özel İdaresince kurulmuş bir konaklama tesisi vardır.

Kaklık Mağarası

 

Yeri : Denizli-Afyon-Ankara ve Denizli Çivril Karayolu üzerinde, Denizli İl Merkezine 30 km. mesafede UNESCO Dünya Miras Listesinde bulunan Pamukkale’ye 45 km.de, Uluslararası Çardak Havaalanı yol

güzergahında bulunan, Anatur güzergahına 2 km. mesafede, Honaz İlçesi Kaklık Beldesinde yer alan “Kaklık Mağarası”, gerek oluşum ve gelişim özelliği gerekse içinde Pamukkale benzeri traverten ve havuzlarının ilginçliği, damlataşı, sarkıt ve dikitler eşine rastlanmaz güzelliktedir. Mağara içerisinde bol miktada termal su bulunmaktadır. Berrak, renksiz ve kükürtlü olan bu suyun bazı cilt hastalıklarına iyi geldiği bilinmektedir. Bu özellikler nedeniyle turizm amaçlı kullanıma son derece uygundur. Ayrıca mağara dışındaki jeotermal suyun, şelaleler yaparak mağaraya akışı, gün ışığının mağara içinde yaptığı ışık oyunları, mağaranın cazibesini daha da arttırmaktadır.
Özellikleri: Düden-kaynak, çöküntü obruğu konumlu aktif bir mağara olan “Kaklık Mağarası”nın çevresi; Mesozoik kireçtaşları, Eeosen marn, kil, kumtaşı ve konglomeraları, miyosen-pliyosen yaşlı kil, kum, Marn ve kalkerler ile kuveterner’e ait traverten ve alüvyonlardan meydana gelmiştir.
Kuzeybatı-Güneydoğu yönünde 65 m., kuzeydoğu-güneybatı yönünde 40m. uzunluğu olan Kaklık Mağarası’nın daire şekilli olan girişi 13 x 11 m. boyutundadır. Girişe göre (0 m.) en derin noktası -14 m. ve toplam uzunluğu 190 m. tavan
yüksekliği 2-5 metreler arasında değişen mağaranın güneybatı kenarında ikinci bölümü yeralır. Yaklaşık 40 m. devam eden bu bölümün içi çökmüş bloklarla kaplıdır. Buna karşılık ana galerinin hemen hemen tamamı mağara dışından çıkan ve büyük bölümü şelaleler yaparak mağaraya akan kaynak suların oluşturduğu travertenlerle kaplıdır. Basamaklar halinde havuzlarda oluşan ve tavanın çökmesi sonucu meydana gelen bloklar üzerinde gelişen beyaz renkli

bu travertenler Pamukkale’nin küçük bir benzeridir. Mağaranın 78 m. batısında bulunan ve aynı yeraltı sisteminin parçası olan başka bir mağaradan çıkan kaynak şelaleler yaparak mağaranın içindeki suya karışır. Hidroloji ile özellikleri aynı olan bu kaynakların debileri farklıdır.
Kaklık Mağarası’nın içinden ve yakınında yüzeyden çıkan termal kaynakların hidrojeokimyasal özellikleri
Görünüş Berrak PH 6.85
Renk Renksiz Toplam Sertlik (FS ) 116.9
Koku Kükürt Kokusu Klorür (mg/lt) 31.6
Tat – Amonyak Yok
Tortu Yok Organik Maddeler için
Nifrit Yok Sarfedilen Oksijen (mg/lt) 0.7
Aktif Klor (mg/lt) Yok Kalsiyum (mg/lt) 286.17 Magnezyum (mg/lt) 110.62
Kaklık Mağarası’nın doğrudan gün ışığı alan ve sürekli damlayan veya akan duvarlarında, sık bir yosun ve küçük yapraklı sarmaşık türü bitkiler gelişmiştir. Aydınlanmaya bağlı olarak gün içinde yeşilin değişik tonlarını alan bu bitkiler, mağaraya ayrı bir güzellik katmıştır.
Kaklık Mağarası’nda ziyaretçilerin herhangi bir tehlikeyle karşılaşmadan mağarayı gezmeleri ve mağara içi şekillerini en iyi şekilde görmelerini sağlayacak düzenlemelerin yanı sıra, mağaranın korunmasına da büyük önem verilmiştir. Ayrıca mağaranın yakınında, ziyaretçilerin istifedesine sunulmak üzere yapılan yüzme havuzu, küçük amphitheatre, seyir alanları, kafeterya ve kameriyeler Mayıs 2002 tarihinden itibaren işletmeye geçirilerek, Turizmin hizmetine sunulmuştur.

Buzluk Mağarası

 

Yeri: Elazığ, Harput Beldesi
Buzluk Mağarası, tarihi Harput beldesinin kuzeydoğusunda Elazığ’a 12 km. uzaklıkta olup, Keban Baraj gölünün seyir tepesi konumundadır.
Özellikleri: Buzluk Mağarası, jeomorfolojik yapısı nedeniyle gerçekleşen klimatolojik şartlar ve hava sirkülasyonu özelliğinden dolayı yaz ayları içinde doğal olarak tabakalar, sarkıtlar ve dikitler halinde buz oluşturmakta, kış aylarında ise tam tersine buz teşekkül etmemekte ve sıcak hava oluşturmaktadır. Mağarada oluşan buzun bazı hastalıkların tedavisinde kullanıldığı hususu yöre halkı tarafından belirtilmektedir. Bölgede meydana gelen büyük bir çöküntü ile çevresinde bulunan kayaların üst üste yığılmasıyla oluştuğu sanılan mağaranın bulunduğu yer ağaçlandırılmaya elverişli olup, mesire yeri olarak da değerlendirilebilir durumdadır. Buzluk Mağarasının tarihinin, kuruluş tarihi Urartulara kadar uzanan Harput’un tarihinden daha eski olduğu bilinmektedir

Yelini Mağarası

Yeri:Eskişehir, Günyüzü İlçesi, Kayakent Beldesi. Yelinüstü Mağarasının güneyinde yeralan Mağara Sivrihisar ile Günyüzü Sakarya Nehri arasında uzanan Sivrihisar Dağlarının güneydoğusundadır. Mağaraya, Ankara-Eskişehir veya Ankara-Polatlı-Yunak Karayollarından gidilebilir.
Özellikleri:Toplam uzunluğu 271 m. olan Mağaranın en derin noktası, girişe göre -26 metredir. Damlataş ve tavan düşen iri bloklarla bir çok salon ve odaya bölünen mağara, görünümleri son derece güzel damlataşlar ile kaplıdır. Genel olarak girişten sona doğru sıcaklık azalarak nem artmaktadır. Girişte sıcaklık 25.5ºC, yüzde 45 nem, son salonda 16.1ºC sıcaklık, yüzde 79.5 nem oranına sahiptir.
Yelinüstü Mağarası ile benzer özellikler gösteren bu mağarada uzun dönemler insanlar tarafından kullanıldığını gösteren şekil ve kalıntılar mevcuttur. Mağara önünde, yamaç ve tarlalarda çakmak taşı, yonga, balta, mızrak uçları bulunmuştur. Girişte toprakta değişik alet, kemik, çanak çömlek parçaları bulunmuştur. Salonda ise tuğladan yapılmış derinliği 2 metreyi geçen havuzlar ve sarnıçlar bulunmaktadır.

Yelinüstü Mağarası

 Yeri: Eskişehir, Günyüzü İlçesi, Kayakent Beldesi. Sivrihisar ile Günyüzü Sakarya Nehri arasında uzanan Sivrihisar Dağlarının güneydoğusunda yer alır. Ankara-Eskişehir veya Ankara-Polatlı-Yunak karayollarından Kayakent Beldesine gidilebilir. Mağara Kayakent Beldesinin hemen yakınındadır.
Özellikleri: Toplam uzunluğu 420 m. olan mağaranın girişe göre son noktanın derinliği -90 m.dir. Mağaranın giriş bölümünün sağ tarafından ayrılan küçük inişleri olan dar bir galeri ile ikinci bölüme geçilir. İri bloklarla kaplı salonun içinde değişik damlataş oluşumları bulunmaktadır. Bu salondan aynı oluşumlara sahip diğer iki faklı salona açılır.
Yağışlı dönemlerde tavandan damlayan dönemler dışında bütün mevsimlerde kurudur. Eski dönemlerde, bu suları toplamak amaçlı sarnıç ve havuzlar yapılmıştır. İçeride sıcaklık ortalama 20ºC, nem yüzde 70′dir.
Yelini Mağarası ile benzer özellikler gösteren bu mağarada da uzun dönemler insanlar tarafından kullanıldığını gösteren şekil ve kalıntılar mevcuttur.

Sarıkaya Mağarası

Yeri: Eskişehir, Mihalıççık İlçesi, Yalınkaya Köyü. Eskişehir Mihalıççık yolundan ayrılan Büyüdüz-Sasa-Yalınkaya yönüne gidilerek Yalınkaya köyüne ulaşılır. Yalınkaya’dan Domya deresinin derin kanyonu içerisinden bir saatlik yürüyüşle gidilir.
Özellikleri: Toplam uzunluğu 591 m. olan mağaranın iki girişi vardır. Birbirine bağlı üç kattan oluşur. Tabanında kum, çakıl ve molozlar bulunan mağaranın alt katı nemli olduğundan damlataşlarca zengindir. Oluşumları devam eden bu damlataşlar sarkıt, dikit, sütün, duvar ve perde damlataşı, damlataş havuzları çoğunlukla siyah ve kahve renklidir. Üst katlar fosil şekildedir. Damlataş yönünden fakirdir.
Mağaranın soğuk ve nemli bir havası vardır. Üst kat 13ºC, yüzde 80 neme, alt kat 10ºC, yüzde 90 neme sahiptir.
Mağara, Prehistorik ve tarihi dönemlerde insanlar tarafından kullanıldığını gösteren Çakmaktaşı yongaları seramik ve tuğla parçaları ve insan kemikleri gibi buluntu ve şekillere sahiptir.

Kuşadası***

 

Diğer tüm kıyı Ege kentleri gibi Kuşadası da İyonlar’dan, Romalılar’dan, Bizanslılar’dan Osmanlılar’a ve Türkiye’ye kadar önemini korumuş merkezlerden biridir. Coğrafi konumunun uygunluğu, güzel Ege ikliminden ve doğal güzelliklerden nasibini almış olması sayesinde Kuşadası tatil için Türkiye’nin gözde mekanları arasında başta gelen yerlerdendir. Kuşadası tatil için diğer özelliklerinden önce zengin plajlarıyla, deniz, güneş ve kum turizmi ile akla gelmektedir. Çağlar öncesine dayanan tarihi nedeniyle, Kuşadası’nda da gezerken tarihe ilişkin izler bulmakta sıkıntı çekmeyeceksiniz. Kuşadası tatil cennetinde ilginizi çekebilecek başlıca eserler ya da bölgeler şunlardır: Güvercinada, Öküz Mehmet Paşa Kervansarayı, Kadınlar Denizi Plajı, Güvercin ada Plajı, Yılancı Burnu Plajı, Yavan Su Plajı, Kuştur Plajı, Kara ova Plajı, Güzelçamlı Plajı, Sevgi Plajı, Kalamaki Plajı, Çıban (Yavan Su) Kaplıcası, Venüs Kaplıcası, Güzelçamlı Kaplıcası, Karaca Mağarası, Büyük Menderes Deltası Milli Parkı.

Pamukkale

Sahip olduğu travertenler nedeniyle diğer tatil yerleri arasında büyük fark olan Pamukkale tatil için sizlere değişik bir fırsat sunuyor. En az bir kere görmeniz gereken Pamukkale tatil mekanları içerisinde çünkü o pamuk gibi bembeyaz travertenler gerçekten dünyada görme şansı bulacağınız birkaç ilginç doğal oluşumdan biri. Roma ve Hellen dönemlerinden kalma tarihi eserler ve Hrıstiyanlar için önemli bazı yapıların da kentte olması travertenlerin varlığıyla birleşince, Pamukkale turistlerin akın ettiği bir yer halini almış. Tatil deyince aklınıza deniz, güneş ve kum; eğlenceli gece hayatı geliyorsa belki Pamukkale sizin için uygun olmayabilir ama tatil yerleri içerisinde değişik, huzurlu ve ilginç bir alternatif arıyorsanız Pamukkale ciddi bir seçenek. Pamukkale tatil cennetinde ilginizi çekebilecek başlıca eserler ya da bölgeler şunlardır: Hierapolis (Pamukkale), Surlar, Büyük Hamam Kompleksi, Apollon Tapınağı, Tiyatro, Kiliseler, Nekropol, Laodikeia (Büyük Tiyatro, Küçük Tiyatro, Stadyum ve Cimnazyum, Anıtsal Çeşme, Meclis Binası, Zeus Tapınağı, Büyük Kilise), Karahayıt Kaplıcası, Pamukkale Kaplıcaları.

Manavgat- Side

Manavgat farklı doğal yapısıyla Akdeniz bölgesi içerisinde “outdoor” etkinlikler olarak nitelendirilen yamaç paraşütü ve rafting için güzel bir ortam sunabilen bir merkez. Gerçekleştirebileceğiniz etkinliklerin arasında, Manavgat Çayı üzerinde turlayan teknelere binmek var. Ünlü Manavgat Şelalesi, doğanın yarattığı bir başka şaheser olarak sizleri beklerken, şelale çevresinde güzel vakit geçirebileceğiniz piknik alanları mevcut. Antik bir yöre olan Side, Manavgat’a yakın bir başka tatil beldesi. Side daha çok antik dönemlerden kalma tarih mirası ve plajlarıyla ön plana çıkıyor. Manavgat – Side tatil cennetlerinde ilginizi çekebilecek başlıca eserler ya da bölgeler şunlardır: Etenna, Seleukia, Side Müzesi, Altınbeşik Mağarası, Alabalık Vadisi, Manavgat Şelalesi.

Marmaris

 

Ege kıyısında yeşilin ve mavinin tadını çıkarabileceğiniz Marmaris tatil mekanları içerisinde üst sıralarda tercih edilen bir tatil beldesidir. Marmaris otelleri pek çok gelir grubuna hitap eden alternatifleri ile, Marmaris limanı turizme elverişli yapısı ile yerli yabancı her tabakadan ziyaretçiye güzel bir Marmaris tatil tecrübesi yaşatma konusunda iddialıdır. Körfezin uygun yapısı, su sporları için uygun ortam hazırlamakta, beldeyi çepeçevre saran ağaç dolu ormanlar yeşil örtüyü oluşturmaktadır. Diğer tatil mekanları ile bağlantı içinde olması ve onlara giden yollara yakın olması, ikliminin yumuşaklığı Marmaris’i tercih edilir bir tatil yeri kılmaktadır. Marmaris tatil cennetinde ilginizi çekebilecek başlıca eserler ya da bölgeler şunlardır: Marmaris Kalesi, Taşhan ve Kemerli Köprü, Physkos, Loryma (Bozukkale), Amos, Cedrae, Hydas, Erine, Castabus (Pazarlık), Saranda (Söğüt), Bybassios, Euthenna (Altınsivrisi), Sarıana Türbesi, İbrahim Ağa Cami, Cennet Adası, Fosforlu Mağara, İçmeler, Turunç, Kumlubük, Çiftlik, Günnücek, Yalancı Boğaz, Turgut (Şelale), Bozburun, Marmaris Müzesi.