Ulu Cami : Şehrin güneyinde, bulunduğu semte adını veren cami, 1579 yılında Ramazanoğlu Beyi Piri Paşanın oğlu İbrahim Bey tarafından yaptırılmıştır. Caminin doğu tarafındaki türbede Şit ve Lokman Peygamberlerle, Abbasi halifesi Ma’mun’un mezarı bulunmaktadır.
Makam-ı Şerif Cami : Medresenin kuzeybatısında, semte de adını veren camide Danyal peygamberin mezarının olduğuna inanılmaktadır. 1857 yılında inşa edilen caminin en önemli özelliği, Türkiye’de bulunan tek peygamber kabri olmasıdır.
Eski Cami (Kilise Camisi) : Makam Camisi’nin 100 m. kadar kuzeydoğusunda Adana yolunun kıyısındaki bu tarihi yapı, kilise olarak yaptırılmış olup, daha sonra 1415 yılında Ramazanoğlu Ahmet Bey tarafından camiye dönüştürülmüştür.
Aziz Paul Kilisesi : Şehrin güneyinde Ulu Cami Semti’nde bulunan ve Aziz Paul’a adanan yapının, M.S. 11.-12. yy.larda inşa edildiği tahmin edilmektedir. 1993 yılında koruma altına alınarak, Anıt Müze olarak açılmak istenmişse de, kilisede dış ve iç mekan restorasyon çalışmaları aşamalı olarak devam etmektedir.
Kilisenin kuzey doğu köşesinde çan kulesi yer almaktadır. Tavanın merkezinde Hz. İsa, Yohannes, Mattios, Marcos ve Lucas’ın freskleri bulunmaktadır. Orta nefte yer alan pencerenin iki yanında bir manzara ve melek tasvirleri yer alır.
1992-93 yıllarında Aziz Paul Kilisesi’nde Vatikan tarafından ”Aziz Paul Sempozyumu ve Ayini” düzenlenmiştir. Hıristiyanlar, Aziz Paul Anıt Müzesi’ni düzenli olarak hac amaçlı olarak ziyaret etmektedirler.
Bilal-i Habeş Mescidi: Beyaz Çarşının bulunduğu yerde yolun güney kıyısında bulunan mescidin, Hz. Muhammed’in müezzini olan Bilal-i Habeşi’nin, ezan okuyup namaz kıldırdığı yerde onun ismine atfen yapıldığı söylenir.
Kubad Paşa Medresesi : Tarsus’un yalnızca bir tarım ve ticaret merkezi değil, aynı zamanda en önemli kültür ve eğitim-öğretim merkezlerinden birisi olduğu bilinmektedir. Ramazanoğlu Beyi Kubad Paşa tarafından 1550′li yıllarda yaptırılan medrese, eski zamanlardan günümüze gelebilen tek eğitim ve öğretim kurumudur.
Geleneksel Selçuklu mimarisi tarzındaki bu yapı, düzgün kesme taştan inşa edilmiştir.
Bina 1969-1970 yıllarında genel olarak restore edilmiş olup, 1971 yılında Kültür Bakanlığı’nca müze olarak kullanılmaya başlanmıştır. Yapının onarımı ve yetersizliğinden dolayı, müzeye ait eserler 75. Yıl Kültür Merkezi’ndeki yeni binaya taşınmıştır.
Han , Hamam ve Çarşılar
Altından Geçme (Roma Hamamı) : Tarsus’ta Roma İmparatorluk Çağı’nın görkemini yansıtan, ancak günümüze kadar çok tahrip olan bu yapı, bir Roma Hamamı kalıntısıdır.
Şahmeran Hamamı (Eski Hamam) : Vakıf İşhanı’nın yanındaki eski hamam, Romalılardan kalma bir temel üzerine Ramazanoğulları tarafından yaptırılmıştır. Plan biçimi ve ölçüleri bakımından bir Türk hamamının özelliklerini taşır. Bugün restore edilerek hizmete sunulan 4 eyvanlı yapı, sıcaklık ve halvet kısımlarından oluşmaktadır. Efsanevi Şahmeranın bu hamamda öldürüldüğü söylenir. Bu nedenle Eski Hamama ”Şahmeran Hamamı” denir.
Yeni Hamam : Ulu Caminin kuzeydoğusundaki hamamın da Ramazanoğulları Dönemi’ne ait olduğu; 1785 yılında köklü bir onarımdan geçtiği bilinmektedir. Klasik Türk hamamlarının özelliklerini taşıyan hamam soyunmalık, ılıklık ve sıcaklık bölümleri ile havlet odalarından oluşmaktadır.
Kırk Kaşık Bedesteni (Beyaz Çarşı) : Ulu Caminin batısında, cami ile aynı dönemlere tarihlenen yapıdır. Her dönemde hareketli ticari hayatı olan ve yolların kesişme noktasında bulunan Tarsus’ta, günümüzde hala işlevini sürdüren tek örnektir. Dikdörtgen planlı bedestenin içerisindeki oldukça geniş ve kubbelerle örtülü koridorun iki yanında dükkanlar dizilmiştir.