GeziyoruZ

BİZİMLE GEZMEYE VAR MISINIZ??

Bingölü Gezelim Tanıyalım Tatil

GENEL BİLGİLER;
Doğu Anadolu Bölgesi Yukarı Fırat bölümünde yer almaktadır. Bu bölgede adı efsanelere geçmiş bu yöreye “Bingöl” adını vermişlerdir. Kaleleri, kayak merkezi ve yüzen adası ile ilgi çeken bir ildir.
İLÇELER
Bingöl (merkez), Adaklı, Genç, Karlıova, Kiğı, Solhan, Yayladere ve Yedisu.
Gezilecek Yerler
Yüzen Ada
Solhan İlçesinin Hazarşah Köyü Aksakal Mezrası mevkiinde bulunan bir doğa harikası olan Yüzen Ada çok ilginç olduğu, kadar çok da güzel bir yapıya sahiptir. Gölün ortasında bulunan ada, göl üzerinde serbest hareket etme kabiliyetine sahiptir.

Avcılık
Avcılık yönünden Bingöl, tabiatın insanoğluna bahşettiği ender yerlerden biridir. Eylül-Ekim-Kasım aylarında keklik, tavşan, çulluk, tilki, çil ve bıldırcın avı yapılmaktadır. Ocak ve Şubat aylarında da tavşan, keklik, tilki, kurt ve sansar gibi hayvanların avı yapılmaktadır. Kasım-Aralık-Ocak-Şubat aylarında Murat, Göynük, Gülbahar, Gayt ve Çapakçur çaylarında balık avlanmaktadır.
NE YENİR?
Yörede üretilen dut pekmezi ve bingöl balı tadılmalıdır. Atapark ve Soğuk Çeşme mevkiinde yöresel yemekler yenebilir
NE ALINIR?
Yörede üretilen dut pekmezi ve Bingöl balı alınabilir
YAPMADAN DÖNME
Yüzen Ada’yı görmeden,
Bingöl Halkoyunlarını izlemeden,
Ata Park ve Soğuk Çeşmede yemek yemeden,
Bingöl Balı ve Dut Pekmezi satın almadan,
….Dönmeyin.

turizm.gov.tr den alıntı yapılarak düzenlendi

Eskişehiri Gezelim Tanıyalım Tatil

ESKİŞEHİR

GENEL BİLGİLER

Yüzölçümü: 13.652 km²
Nüfus: 641.057 (1990)
İl Trafik No: 26
İsa’dan önce birinci bin yılda Porsuk Nehri kıyılarında Frigyalılar tarafından kurulan Eskişehir Türkiye’nin en önemli yol kavşaklarından birisidir.Yunus Emre, Nasrettin Hoca gibi tarihi kişileri yetiştiren Eskişehir Lületaşı, çeşitli hastalıklara iyi gelen sıcak su kaynakları ile de ünlüdür.
Eskişehir kültürel zenginliği kadar doğal güzellikleri, mutfağı ve alışveriş olanakları ile önemli bir turizm çekim merkezi olmayı hedeflemektedir.
İLÇELER:

Eskişehir ilinin ilçeleri; Alpu, Beylikova, Çifteler, Günyüzü, Han, İnönü, Mahmudiye, Mihalgazi, Mihalıcçık, Seyitgazi ve Sivrihisar’dır.
Geleneksel Eskişehir Evi
Nasrettin Hocanın Evi: Dünya mizah edebiyatında önemli bir yer tutan fıkralara sahip Nasrettin Hoca 1208 yılında, Sivrihisar’ın Hortu Köyü’nde doğmuştur. Eskişehir’ in Sivrihisar İlçesi ve Hortu Köyü’nde her yıl Nasrettin Hoca’yı anma şenlikleri ve adına halk edebiyatı seminerleri düzenlenmektedir.

ESKİŞEHİR
Müzeler
Adres: Akarbaşı Mahallesi
Hasan Polatkan Bulvarı No: 86
Tel : (+90-222) 230 13 71
Faks : (+90-222) 230 17 49Adres:Mihalcık İlçesi Yunus Emre Beldesi
Yunus Emre Mezar ve Külliyesi
Tel/Faks : (+90-222) 647 50 31
Adres: Seyyid Battalgazi Külliyesi
Seyidgazi – Eskişehir
Tel: (+90-222)671 30 82 – 671 30 38
Fax: (+90-222) 230 30 17

Eskişehir Valiliği Lületaşı Müzesi:

Müzede pipoların yanı sıra lületaşından işlenerek yapılan takılar, hatıra ve kullanım eşyaları ile ulusal ve uluslar arası yarışmalara katılan heykelcikler yer almaktadır. Müzede ellinin üzerinde sanatçıya ait dört yüz eser sergilenmektedir.

Tel: (+90-222) 233 05 82

Örenyerleri

Frig Vadisi:</B> Antik kent Eskişehir’e 90 km. uzaklıkta Han ilçesine bağlı olan Yazılıkaya Köyü bitişiğinde yer almaktadır. Vadide Frig Krallığı, Lidya Krallığı ve Pers İmparatorluk döneminde üç ayrı yerleşme evresinin bulunduğuna ilişkin birçok temel ve yapı kalıntısına rastlanmıştır. Diğer yandan, Midas Anıtı’nın çevresinde akropol üzerinde bir kentin varlığına ilişkin bulgular saptanmıştır.

Kayalık bir platform üzerine kurulmuş ve Erken Tunç Çağlarında yerleşim görmüş olan Midas (Yazılıkaya) Friglerin dini merkezi olmuştur. Antik şehirde Hitit kültürüne ait kendi stilleri ile yaptıkları kaya kabartmalarına rastlanmıştır.

Hititlerden sonra Frig kenti olarak gelişen Yazılıkaya’da Frig kültürüne ait kale duvarları, yerleşim yerleri, kaya kabartmaları, kaya anıtları, su sarnıçları, sunak yerleri, karlıklar, kaya mezarları, basamaklı anıtlar, nişler, antik
yollar olmak üzere 33 adet eser bulunmaktadır. Bunlar doğa koşullarından dolayı yıpranmış olsalar da günümüze ulaşabilmişlerdir. Roma ve Bizans çağlarında Frig yapıtlarının çoğu dini amaçlarla tahrip edilmiş, yerlerine kaya barınakları ve kaya mezarları yapılmıştır. Kaya yüzeyine bir tapınağın cephesi biçiminde işlenen Frig kaya anıtları, sembolü, kutsal hayvanı aslan olan Frig dini, tek tanrısı ana tanrıça Kybele’ye adanmıştır. Vadinin ormanlık kısmında, Çukurca Köyü’nden Kümbet Köyü’ne kadar uzanan bölgede 25′e varan anıt, kült anıtları, açık hava ve doğa tapınakları, kale, mezar ve diğer eserler bulunmaktadır.

Pessinus:
</B> Ana tanrıça Kybele’ye ithafen Sivrihisar İlçesi’nin Ballıhisar Köyü’nde kurulmuş bir şehirdir. Tapınak kenti olarak bilinen Pessinus Romalılar döneminde de kutsallığını ve önemini korumuştur. Bugün kente ait stadyum, tiyatro, tapınak, su kanalı ve nekropola ait kalıntılar bulunmaktadır. Antik kentte 1967 yılından beri arkeolojik kazılar yapılmaktadır. Kazıdan çıkan eserler Ballıhisar’daki müzede sergilenmektedir.

Doryleaum: </B>Helenistik, Roma ve Bizans Çağlarını yaşamış Höyük kentin kuzey bitişiğinde ve Muttalip Köyü’nün doğusunda yer almaktadır. Höyüğe ve eteklerinde yer alan temel hafriyat sırasında çıkarılan Helenistik, Roma ve Bizans Çağlarına ait eserler Arkeoloji Müzesi’nde sergilenmektedir
Karacaşehir: </B>Roma ve sonra Bizans Çağı’nda yapılmış, Osmanlılar tarafından takviye edilmiş kale kenti olarak anılan Antik Kent Eskişehir’e 6 km. uzaklıkta, Karacaşehir Köyü’nün güneybatısında yer almaktadır. Günümüzde, kentin müdafaa surları tamamen yıkılmış, yalnızca doğu ve batı girişindeki kulelerden küçük parçalar kalmıştır. Kalenin içerisinde karargah binaları, sarnıç ve sokaklar, ev harabeleri görülmektedir.

Midas Anıtı: Yazılıkaya platformunun kuzeydoğu yamacında doğuya bakan cephede yer alan anıt bazılarınca Yazılıkaya, bazılarınca da Midas Anıtı olarak adlandırılmıştır. Antik kent adını bu anıttan almıştır. Kentin en önemli yapıtı olan anıt, Frig kaya anıtlarının en görkemlisi, bölgenin ve dünyanın en önemli eşsiz yapıtlarındandır.

Külliye ve Türbeler
Kurşunlu Camisi’nin batısında yer alan Şeyh Şahabattin Türbesi ve Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Bey’in kayınpederine ait Şeyh Edebalı Türbesi Eskişehir’in önemli türbeleridir.
Yunus Emre Külliyesi ve Türbesi: Eskişehir Mihalıcçık İlçesi Yunus Emre Beldesi’nde (Sarıköy) dir. Eskişehir-Ankara demiryolu yakınından geçmektedir.

Yunus Emre bu dünyada yaşayan insanları sevgiye, birlik ve beraberliğe çağıran bir halk aşığıdır. Mezar taşının ön cephesinde yazılı olan “gelin tanış olalım, işi kolay kılalım, sevelim sevilelim, bu dünya kimseye kalmaz.” sözlerinde Yunus Emre’nin yaşam felsefesi özetlenmektedir.
Seyit Battal Külliyesi: Seyitgazi İlçesinde, 150 metre yüksekliğinde Üçler Tepesi’nin doğuya bakan yamaçları üzerindedir. Bu külliye Seyyit Battal Gazi’ ye ithafen yaptırılmıştır (1207 – 1209).
NE YENİR?
Göceli Tarhana, harşıl, çerkez sofrası, çiğ börek, katlama böreğini yerel yemek çeşitleri arasında sayabiliriz.
NE ALINIR?
Lüle taşından yapılan eserler, pipo, takılar yöreden alınabilecek en güzel hatıralık eşyalardır.
YAPMADAN DÖNME Yazılıkaya’yı (Midas Anıtı) gezmeden,
Sakarıılıca Termal Turizm merkezini ziyaret etmeden,
Şehrin en ünlü yemeği olan çiğböreğinin tadına bakmadan,
Lületaşı eserlerinden satın almadan…
Dönmeyin.

turizm.gov.tr den alıntı yapılarak düzenlenmiştir

Bayburtu Gezelim Tanıyalım

BAYBURTGENEL BİLGİLER
Yüzölçümü: 3.652 km²
Nüfus: 107.330 (1990)
İl Trafik No: 69
Bayburt Doğu Anadolu’yu Karadeniz’e bağlayan Erzurum-Trabzon tarihi İpek Yolu üzerindedir. Marco Polo ve Türk seyyah Evliya Çelebi bu yoldan geçmişlerdir. Çoruh nehrinin kıyısında bulunan şehrin tarihi M.Ö. 3000′lere kadar uzanır.
İLÇELER
Bayburt ilinin ilçeleri Aydıntepe ve Demirözü ‘dür.
Aydıntepe: Bayburt il merkezinin 24 km. kuzey batısında kendi adı ile anılan ovanın kuzeyindedir. Türk İslam döneminden kalma en önemli eserler, Gümüşdamla köyünde bulunan tarihi kemer köprü ve ilçe merkezinde bulunan medrese kalıntıları ve merkez camidir.
Demirözü: Tarihi savaşın yapıldığı Otlukbeli tepesi bu ilçededir. Demirözü merkezinde klasik dönemden kaldığı sanılan yapı kalıntıları, ilçeye bağlı Bayrampaşa köyü civarındaki (Evcikler) Tepesi Höyüğü ve Gökçedere kasabasında (Pulur) Höyüğü ilk tunç çağına ait çanak çömlek bulunması ile önem kazanmaktadır.
Müzeler ve Örenyerleri
Aydıntepe Yeraltı Şehri
Bayburt’un kuzeybatısında dağlık yöredeki bucak merkezi Aydıntepe’de yer alan kent, tüf içerisinde, yüzeyden 2-2.5 m derinde başka yapı malzemesi kullanmadan ana kayaya oyulmuş galeriler, tonozlu odalar ve bu odaların açıldığı daha geniş mekanlardan oluşmaktadır. Yaklaşık 2 ile 2.5 m yüksekliğinde tonoz örtülü galeriler yer yer her iki yana genişlemektedir. Kareye yakın planlı odalar bu mekana açılmaktadır, ayrıca gözetleme mekanlarının oluşturduğu havalandırma amaçlı konik biçimdeki deliklerin, galeri odalarını aydınlatmak için de kullanıldığı gözlenmektedir. Günümüzde kazı çalışmaları devam edilen kent hakkında şu an ileri sürülen iki görüş mevcuttur.
Bunlardan birincisi kentin bölgede daha önce sözü edilen Halde Şehrine ait olduğu ve eski ismi Hart (Aydıntepe) olan ilçenin isminin de “Halt”tan geldiği görüşüdür. Diğer görüş ise; Hart’ta bu yeraltı kentinden başka Geç Roma-Erken Bizans devirleri arasında yer alan bir mezarın ortaya çıkarılması dolayısıyla, Hıristiyanlığın henüz yerleşmediği bir devirde bu bölgenin bir sığınak teşkil ettiği, Romalılar tarafından kovulan ilk Hıristiyanların bu bölgeye geldikleri ve sığındıkları, yeraltı kentinin de bu Erken Hıristiyanlık dönemine ait olabileceğini iddia etmektedir.

Çiftetaş-II Tepesi
Çiftetaş köyünde bulunan tepe doğal varlık olarak tespit edilmiş 1993-1995 yıllarında kazı çalışmaları yapılmış buluntular Erzurum Arkeoloji Müzesi Bayburt bölümünde
Kaleler
Bayburt Kalesi
Kent merkezinin kuzeyinde yer alan kalenin yapımıyla ilgili bilgiler kesin değildir. Yerel prens ve krallıkların savaşımlarında önemli bir rol oynayan kalenin M.S. 58’de yapıldığı tahmin edilmektedir. Roma, Bizans, Arap ve Komnenos egemenliklerinde kalan yapı, pek çok kez onarılmıştır. Bizans tarihçisi Prokopius, Bayburt ve Aeron kalelerinin Bizans İmparatoru Iustinianus döneminde yaptırıldığını bildirmektedir. Kalede Saltuklular döneminde başlatılan ve Erzurum Meliki Tuğrul Şah tarafından tamamlanan (1200-1230) onarım çalışmaları ile ilgili yazıtlar bulunmaktadır.
Sağlam kalan Selçuklu ve Osmanlı yazıtlarıyla, dönemini aydınlatan önemli yapılardan biri olan Bayburt Kalesi ve çevresinin bir düzenleme projesi yapılmış ve uygulama aşamasına gelinmiştir. Restorasyon çalışmaları ise halen devam etmektedir.

Saruhan Kalesi
İl merkezine yaklaşık 40 km. mesafedeki Saruhan köyünde bulunan kalenin, Gümüşhane ve Bayburt bölgesine savunma ve gözetleme amaçlı yapılan 70 kaleden biri olduğu sanılmaktadır. Kale bir tepeye inşa edilmiş olup, duvarları günümüze kadar fazla hasar görmeden ulaşabilmiş, ancak zaman içinde özgün niteliğini yitirmiştir.
Cami ve Türbeler
Ulu Cami
Bayburt kent merkezinde bulunan cami Selçuklu yapısıdır. İç mekanda bulunan beş yazıtta, yapımı ile ilgili bilgi verilmektedir. Dikdörtgen biçimindeki ana mekan, mihrap yönüne dikey sekiz kalın payeyi bağlayan geniş kemerlerle üç nefe bölünmüştür. Bu plan tipi, Selçuklulardan sonra Beylikler döneminde de uygulanmıştır. Orta nef kubbeli bir mekanla son bulmaktadır. Dıştan düz toprak damlı olan cami pek çok onarım görmüşse de ana planını koruyabilmiştir.

Pulur (Ferahşad Bey) Camii ve Medresesi
Demirözü ilçesi sınırları içinde yer alan Gökçedere beldesi merkezindedir. 16. yüzyılda inşa edilmiş Ferahşad Bey yapılar topluluğunun cami, medrese, han, hamam, imaret ve konuk evinden oluştuğu bilinmektedir. Bunlardan han, imaret ve konuk evinden hiçbir iz kalmamıştır.
Medresede 18. yüzyıl sonlarında Akkoyunlu Süleyman Bey tarafından yenilenme çalışmalarının yaptırıldığı sanılmaktadır. “L” biçimindeki yapı, beş bölümlüdür. Tüm bölümlerin kapıları avluya açılmaktadır. Avluya açılan kapı ve pencere kemerleri Farsça yazılıdır. Odalarda nişlerle süslenmiş ocaklar ilginç bir görünüm sergilemektedir.

Kutluğ Bey Camii
Merkez ilçeye bağlı, Bayburt-Köse yolu üzerinde ve il merkezine yaklaşık 30 km. mesafede bulunan Çayıryolu köyündedir. 14. yüzyılın ikinci yarısında Fahreddin Kutluğ Bey tarafından yaptırılmıştır. Kapı üzerindeki yazıttan 1550’de onarım gördüğü anlaşılmaktadır. Yapı açık bir avludan geçilen toprak damlı, son cemaat yeri ve dört kalın ağaç direkle mihrap yönüne koşut üç nefe ayrılan ana mekandan oluşmaktadır. Yalın bir görünüşe karşılık, içte ahşap gerecin değişik biçimlerde değerlendirildiği gözlemlenmektedir.

Y. Hınzevrek Camii
Demirözü ilçe merkezinin hemen kuzeyinde bulunan Çatalçeşme köyündedir. Yapım tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte Akkoyunlular döneminde yapıldığı tahmin edilmektedir. Son cemaat yeri eğimli bir çatıyla örtülü olan caminin minare kaidesi kesme taştan, silindirik gövdesi ise tuğladan yapılmıştır. Kare planlı ana mekanı örten kubbe yıkılmış,ü yerine dört ahşap ayağa oturan, ortası kırlangıç kubbeli bir ahşap örtü yapılmıştır. Nişleri mukarnas süslemeli olan mihrabın kemeri bitkisel ve geometrik motiflerle bezenmiştir.

Zahid Efendi Camii
İl merkezinde bulunan cami, Osmanlı döneminde (1514-1515) Zahid Efendi tarafından yaptırılmıştır. Klasik Osmanlı mimarisi tarzında inşa edilen yapı birkaç kez onarım görmüş, ancak aslına uygun olarak yapılmayan bu onarımlar sonrasında özgünlüğünü yitirmiştir. Çatısı saç kaplama malzemesiyle kaplanmış olan cami günümüzde ibadete açıktır.

Şehit Osman Türbeleri
Bu türbelerin, Saltukoğulları komutanlarından Mengücük Gazi’nin erkek kardeşi Osman Gazi ve kız kardeşine ait olduğu bilinmektedir. Bayburt merkezinin batı yanını kapayan 1682 m. rakımlı tepe üzerinde yapılmışlardır. Türbelerin yanında bulunan mezar taşlarının 600-700 senelik oldukları sanılmaktadır.

Kutluğ Bey (Sünür) Türbesi
Merkez ilçeye bağlı, Bayburt-Köse yolu üzerinde ve il merkezine yaklaşık 30 km. mesafede yer alan Çayıryolu köyünde bulunan türbe Kutluğ Bey Camii’nin 30 m. doğusunda, mezarlığın içinde bulunmaktadır. Yazıtında, Tur Ali Bey oğlu Kutluğ Bey’in adı okunmaktadır. Kutluğ Bey’in 1389’da öldüğü düşünülerek türbenin 14. yüzyılın sonlarında inşa edildiği tahmin edilmektedir. Kesme taştan, sekiz köşeli olarak inşa edilen yapının kubbesi yıkılmıştır. Duvarlarda, içten kemerli nişlerle devinim sağlanmıştır. Yarım daire biçimli mihrap, yuvarlak kemerlidir. Kubbenin çinilerle süslü olduğu camiyle türbe arasında revaklı medrese odalarının bulunduğu bilinmekle birlikte, bunlardan günümüze bir iz kalmamıştır. Türbenin büyük kısmı yıkılmış, sadece duvarları ayakta kalabilmiştir. Halk arasında Tur Ali Bey Türbesi olarak da bilinmektedir.

Abdulvahab Gazi Türbesi
Merkez ilçeye bağlı ve Bayburt-Gümüşhane yolunun yaklaşık 35. kmsinde yeralan Erenli köyünün hemen altındadır. 7. yüzyılda yaşayan ve kahraman olarak tarih kitaplarına geçen, halk arasında saygın kişiliği olan Abdulvahab Gazi’ye aittir. Günümüzde ayakta olup, ziyarete açıktır.
Hanlar ve Hamamlar
Bent Hamamı
Çoruh Nehri kıyısında, Bayburt Kalesi’nin güneydoğu eteğinde bulunan hamam, 16. yüzyılda Akkoyunlu Hacı Ferahşad Bey tarafından yaptırılmıştır. Dış kısmı çeşitli kereler onarım gören yapının iç kısmı halen özgünlüğünü korumaktadır. Klasik dört eyvanlı hamam planı ile yapılmış olan hamamın soyunmalık bölümü dört sütuna oturan ortası aydınlık fenerli kubbeyle örtülüdür. Ilıklık bölümü ise uzun bir beşik tonozdan oluşmaktadır. Halvet bölümündeyse, ortada bir kubbe, dört yönde sivri beşik tonozlu eyvanlar, köşelerde kubbeli halvet odaları yer almaktadır. Merkezi kubbeye pandantiflerle, köşe kubbelerine Türk üçgenleriyle geçiş sağlanmıştır. Yapı günümüzde de hamam olarak kullanılmaktadır.
Paşaoğulları (Kondolotlar) Hamamı
Bayburt kent merkezinde bulunan ve birkaç kez onarılan hamamın yapım tarihi ile ilgili bilgiler kesin değildir. Sıcaklık bölümü, klasik haç biçimli dört eyvanlı hamamlar planındadır. Kubbeye geçiş pandantiflerle sağlanmıştır. Köşe odaları kubbeli tonozla, ılıklık beşik tonozla örtülüdür.
Meydan (Çarşı) Hamamı
Bayburt kent merkezinde bulunmaktadır. Kadı Mahmud Çelebi Vakfı olarak bilinmektedir. Merkez planlı, yıldız biçimli 6 eyvanlı sıcaklık bölümü dışında özgünlüğünü yitirmiştir. Hamam günümüzde de kullanılmaktadır.
NE YENİR
Bayburt yöresel yemeklerinde görülen genel özellik, un ve una bağlı yemeklerle, etli yemeklerin sebze ve zeytinyağlı yemeklerden çeşit olarak daha fazla oluşudur. Yörenin yemeklerinin bazıları; tel helvası, tatlı çorba, galaçoş, ekşi lahana, lor dolması, yalancı dolmadır
NE ALINIR
Bayburt’ta bakır işlemeciliği, kilim ve ehram dokumacılığı önemlidir. Özellikle üretilen kilim motifleri Bayburt’a ait ve orijinaldir. Ayrıca, ehram dokumaclığı da yöreye özgü bir dokumadır. Ehramdan yapılan yelek, masa örtüsü, yatak örtüsü, seccade, perde ve kravat gibi eşyalar ilgi çekicidir
YAPMADAN DÖNME
20 Mayıs-5 Haziran tarihlerinde Bayburt’u ziyaret etmiş iseniz Kırkpınar Köyünde doktor yılanları görmeden,
Temmuz ayının üçüncü haftasında ile gelmiş iseniz “Dede Korkut Kültür-Sanat Şöleni’ne” katılmadan,
Vilayet Ormanını gezmeden,
Kefenli Kebap, Gındırlama Köftesi yemeden,
….Dönmeyin.

Çalınan Eserlerimiz Turizme Gelen Zararlar 3

DENİZLİ İLİ, MERKEZ İLÇESİNE BAĞLI ,LEODİKYA ANTİK KENTİ İÇİNDE BULUNAN KAZI DEPOSUNDAN 9 ADET ETÜTLÜK ESER ÇALINMIŞTIR

Sıra No 1
Envanter No L.04.SC.20
Cinsi Mermer
Adı Rahip Başı Parçası
Ölçüleri Yük: 30 cm. Gen: 12 cm. Der: 17 cm.
Dönem Roma
Tanımı Erkek heykeline ait baş parçasıdır. Boyundan itibaren kırık ve eksiktir. İki parça halinde bulunan eser restore edilerek birleştirilmiştir. Yüz detaylarında yer yer deformasyonlar görülmektedir.

Sıra No 2
Envanter No L 04 T.A.53 15 A-B
Cinsi Mermer
Adı Zeus Başı Parçası
Ölçüleri Yük: 29.5 cm. Gen: 28.8 cm.
Dönem Roma
Tanımı İki parça halinde bulunmuş olan eserin restorasyonu yapılmıştır. Muhtemelen Zeus’a ait olan yüksek kabartma tekniğinde yapılmış baş, boyundan itibaren kırık ve eksiktir. Saçlar iki yandan çene hizasına kadar dalgalı bukleler halinde inmektedir. Sakallar gür, kalın ve dalgalı bukleler halinde işlenmiştir. Başında bir diadem yer almaktadır.

Sıra No 3
Envanter No L.04.SC.23
Cinsi Mermer
Adı Aslan Başlı Çörten Parçası
Ölçüleri Yük:18.5 cm. Gen: 22.5 Der: 10 cm

Dönem Roma
Tanımı Roma Aslan Başı şeklinde işlenmiş çörten parçasıdır. Aslan kabartmasının ağzı açık ve göz bebekleri üzerinde kurşun izleri yer almaktadır. Yeleleri gür ve kalın biçimde betimlenmiştir.

Sıra No 4
Envanter No L.04.SC.41
Cinsi Mermer
Adı Kaideli Sol Ayak Parçası
Ölçüleri Yük: 8 cm. Gen: 17 cm. Der: 14 cm.
Dönem Roma
Tanımı Roma Yarım yuvarlak formda bir kaide üzerinde betimlenen heykele ait sol ayak parçasıdır. Ayak bileğinin üst kısmından itibaren kırıktır. Ayak parmakları üzerinde de aşınmalar mevcuttur

Sıra No 5
Envanter No L.04.ANC.07
Cinsi Mermer
Adı Tef tutan El Parçası
Ölçüleri Yük: 12cm.Gen: 37 cm .Der: 18 cm.
Dönem Roma
Tanımı Heykele ait sol el parçasıdır. Avuç içinde sıkıca kavradığı bir tef tutmaktadır. Sol el bileğinde elbise kıvrımlarının bir bölümü görülmektedir. İşaret ve serçe parmağı üzerinde yer yer aşınmalar mevcuttur.

Sıra No 6
Envanter No L.04.ANC.45
Cinsi Mermer
Adı Erkek Başı Parçası
Ölçüleri Yük: 20 cm. Gen: 22 cm. Der: 10 cm.
Dönem Roma
Tanımı Erkek başına ait parça alın hizasından itibaren kırıktır. Oval yüzlü, tok çeneli betimlenen figürün, gözlerinde ve burnu üzerinde yer yer aşınmalar mevcuttur.

Sıra No 7
Envanter No L.04.TA.46
Cinsi Mermer
Adı Kadın Başı Parçası
Ölçüleri Yük:11.8 cm. Gen:10.8 cm.

Dönem Roma
Tanımı Kadın başına ait parça, boyun hizasından itibaren kırıktır. Özellikle yüzün sağ tarafında görülebilen saç bukleleri kabarık işlenmiş olup, bukleler üzerinde matkap delikleri mevcuttur.


Sıra No 8
Envanter No L.04.TA.S3.03
Cinsi Mermer
Adı Erkek Başı Parçası
Ölçüleri Yük:12.1cm. Gen:16.2 cm.
Dönem Roma
Tanımı Erkek başına ait parça burun altından itibaren kırıktır. Saçlar ortadan dalgalı bukleler halinde ikiye ayrılıp yanlar doğru taranmıştır. Alın dar, göz bebekleri belirgin olarak işlenmiştir. Burun üzerinde aşınma mevcuttur.

Sıra No 9
Envanter No L.04.TA.171B
Cinsi Bronz
Adı Sağ El Parçası
Ölçüleri Uzunluk: 10.5 cm. Gen: 6.5 cm.
Dönem Roma
Tanımı Bilek kısmından itibaren kırıktır. Baş parmak açık vaziyette, işaret parmağı dışa doğru hafifçe kıvrılmıştır. Diğer parmaklar ise avuç içine doğru bükülmüştür.

bu gibi eserlere zor bir ihtimalde olsa herhangi bir yerde rastlarsanız ilgili merkezlere haber veriniz…

Çalınan Eserlerimiz Turizme Gelen Zararlar 2

Türk Turizminde önemli yeri olan müzeler çoğu zaman eserlerinin çalınmasıyla ve bunların genelde yurtdışına çıkarılmasıyla zarar görmektedir…
geniş bir arşivle , bu eserleri resimlerini ,çalındıkları yerleri ve tarihi özellikleriyle göstermeye çalışacağım….

Balıkpazarı Açık Hava Müzesi’nden Çalınan Eser

Muğla ili, Milas ilçesi, İasos antik kentinde yer Alan Balıkpazarı Açık Hava Müzesi’nde Helenistik Çağ’a ait bir eser çalınmıştır.

Eserin Bilgileri

Envanter No : 2264
Kazı No : 1091
Bulunduğu Yer : İasos
Çağı : Helenisti
Ölçüsü : 30(Yükseklik) x 18(Genişlik) x 10.5 (Derinlik)
Müzeye Geliş Şekli : Kazı Buluntusu
Müzedeki Yeri : İasos Balık Pazarı Depo 2
Eserin Tanımı : Beyaz renkli mermerden yapılmıştır. Çok kırılmış küçük bir parçadır. Harf yüksekliği 1 cm, satır sayısı 12′dir.

Burdur Müzesi Ağlasun Belediye Deposu’ndan Çalınan Eserler

Eserlerin Bilgileri

Envanter No : A-B / 8
Eserin Adı : Aslan Fragmanı
Cinsi : Taş
Ölçüleri : Yükseklik: 44cm, Uzunluk: 41cm, Genişlik: 32cm
Eserin Tanımı : Orta grenli beyaz taştan küçük lahit kapağı üzerine akrater olarak yapılmış aslan fragmanıdır. Aslanın başı yana dönüktür. Arka kısmı kırıktır.

Envanter No : A-B / 28
Eserin Adı : Aslan Fragmanı
Cinsi : Taş
Ölçüleri : Yükseklik: 53cm, Uzunluk: 49cm
Eserin Tanımı : Orta grenli beyaz taştan lahit kapağı olarak yapılmış aslan heykeli fragmanı olup, aslanın ön ayakları kırılmıştır. Aslanın başı cepheden, vücut profilden yapılmış olup yeleleri bukleler, ağzı açık olarak belirtilmiştir. Oturur vaziyette durmaktadır.

Milas Müzesi Müdürlüğü Bizans Devrine ait Çalınan Sütun Başlığı

Muğla ili, Milas Müze Müdürlüğünde yeralan Bizans devrine ait sütun başlığı adlı eser çalınmıştır.

Eserin Bilgileri

Envanter No : 2587 (Arkeolojik)
Adı : Sütun Başlığı
Maddesi : Mermer
Bulunduğu Yer : Beçin
Müzeye Geliş Tarihi : 19.08.1997
Müzeye Geliş Şekli : Yüzey Buluntusu
Müzedeki Yeri : Bahçe-Müze Önü
Durumu : İyi durumda
Ölçüleri : 38(Genişlik) x 38 (Kalınlık)x21.5 (Çap)
Devri : Bizans
Eserin Tanımı : Köşelerde dışarıya kıvrılan soyut akantus yaprakları var. Bunlar kısmen ortada birleşmektedir. Bezemelerin fazla derinliği yoktur. Yüzeyseldir.

Milas Müzesi Müdürlüğü Roma Devrine ait Çalınan Korint Sütun Başlığı

Muğla ili, Milas Müze Müdürlüğünde yeralan Roma devrine ait sütun başlığı adlı eser çalınmıştır.

Eserin Bilgileri

Envanter No : 2097 (Arkeolojik)
Adı : Korint Sütun Başlığı
Maddesi : Mermer
Bulunduğu Yer : Milas-Hayıtlı Mahallesi
Müzeye Geliş Tarihi : 27.06.1994
Müzeye Geliş Şekli : Yüzey Buluntusu
Müzedeki Yeri : Bahçe-Müze Önü
Durumu : Kısmen kırıkları var
Ölçüleri : Yükseklik 31 cm.
Devri : Roma
Eserin Tanımı : Etrafı çift sıra akantus yaprakları ile sarmalanmış. Yumuşak plastik bir etki vermektedir. Damarları belirgindir. Köşeler ve akant yaprakları uçlarından kırıkları vardır.

Milas Müzesi Müdürlüğü Beylik Dönemine ait Çalınan Mezar Taşı

Muğla ili, Milas Müze Müdürlüğünde yeralan Beylik Dönemine ait Mezar taşı adlı eser çalınmıştır.

Eserin Bilgileri

Envanter No : B.97/13
65 (Etnografik)
Adı : Mezar Taşı
Maddesi : Mermer
Bulunduğu Yer : Beçin Kepez Mevkii
Müzeye Geliş Tarihi : 19.08.1997
Müzeye Geliş Şekli : Yüzey Buluntusu
Müzedeki Yeri : Bahçe (Binanın kuzey-batı köşesi duvar dibi)
Durumu : Küçük kırıkları var
Ölçüleri : Yükseklik 31 cm., Genişlik 30.5 cm., Kalınlık 8.5 cm.,
Devri : 824 (1421) Beylik Dönemi.
Eserin Tanımı : Dilimli bir tepeliğe sahip olan mermer taşın ön yüzünde, Ömer bin Hamza Paşa adı,; arka yüzünde, 824/1421 tarihi okunmaktadır.

İzmir Agora Örenyerinden Çalınan Heykel Başı


İzmir Agora Örenyerinden 06.02.2004 tarihinde Roma Dönemine ait Heykel Başı çalınmıştır.

Eserin Bilgileri

Kazı Envanter No : C2-A-1 118
Eserin Adı : Sakallı Erkek Başı
Eserin Yapıldığı Madde : Mermer
Eserin Devri : Roma Dönemi
Ölçüleri : 14.1×8.5×7.2 cm.
Kazıda bulunduğu Yer ve Tabakası : K-17 Açması
Tanımı : Sakallı Erkek başıdır. Başında bir çelenk vardı. Sakal ve bıyıkta Arkaizan etki görülür. Bir mimari elamandan kırılmıştır. Eserin sağlam olarak korunagelmiş olan üst gövde kısmının ön yüzü kısmen sağlamdır. Göğüsün sağlam olan sol yarışında, sol omuzdan aşan toganın kıvrımları görülür. Göğüs üzerinin sag yarısı ile sırt kısmı (mimariye aplike olan kısım) tamamen kırıktır.

Divan Edebiyatı Müzesi Müdürlüğünden Çalınan Kuran-ı Kerim

Divan Edebiyatı Müzesi Müdürlüğünden 21.01.2004 günü Kuran-ı Kerim çalınmıştır.

Eserin Bilgileri

Envanter No : 388
Eserin Adı ve Cinsi : Kuran-ı Kerim
Ölçüsü : 37x 27x 5.5
Müzedeki Yeri : Semahane Alt, 1. Bölüm
Eserin Tanımı : 37 x 27cm. ebadında 5.5 cm kalınlığında olup 514 sahifelidir. Beher sahife 15 satır olarak yazılmıştır. Bunun 12 si siyah mürekkep ve nesihle 3 üde yaldız ve mavi ile sülül ile yazılmış cetvel içinde dörder tane yaldızlı tezyinat vardır. Ketebe ve tarihi yoktur. Başta iki sahife levha arkası olup lacivert üzerine kırmızı yaldızla çiçeklidir. Ortada daire içinde yaldız üstüne beyazla birincide “Kal Allah Taala” ikincide “Layematün” ayetleri yazılıdır. Bundan sonra gelen iki sahifede haşiyeli levha olup lacivert üstüne yaldız, kırmızı, mavi, beyaz çiçeklidir. Ortada yeşil renk eflatun çizgilerle ayrılmış kısımların ortasında yaldız üzerine beyazla Fatiha ve Bakara sureleri yazılmıştır. Bundan sonra gelen iki sahifenin satır araları yaldızlıdır. Her iki sahifenin baş taraflarında muhtelif renklerle yapılmış çiçek dalları arasında siyah mürekkep ve nesinle Adile Sultan’ın Validesi Zernigen Kadın Efendi’nin türbesine 1269 da vakfedildiğine dair Türkçe yazılar vardır. Kabı vişne rengi adı meşinden olup ortası yaldızdan kafes tezyinat ve ön tarafı yaldız çizgilidir.

Sakıp Sabancı Müzesi Müdürlüğü Bahçesinden Süslü Tepelik Kısmı ve Ayakları Çalınan Çeşme

Sakıp Sabancı Müzesi Müdürlüğü Bahçesinden Süslü Tepelik Kısmı ve Ayakları Mermer Çeşme çalınmıştır.

Eserin Bilgileri

Envanter No : 110
Adı : Çeşme
Ölçü : En:134 cm x boy: 48 cm x yükseklik: 175 cm (tüm çeşmenin)

Samsun İli Alaçam İlçesi Çalınan Çeşmeye Ait Mimari Süsleme


Samsun İli Alaçam İlçesi 3. Çıkmaz Sokak No: 8 Adresinden 21.01.2004 günü çeşmeye ait mimari süsleme çalınmıştır.

Eserin Bilgileri

Envanter No : A-3
Eserin Adı ve Cinsi : Çeşme Parçası-Taş
Bulunduğu Yer : Samsun-Alaçam-Çeşme Mahallesi, 3. Çıkmaz Sokak No:8
Çağı : Osmanlı-1899
Ölçü : Çeşmenin Tamamı 150×250 cm.
Eserin Tanımı : Taş malzemeden yapılmış olup çeşmenin üst bölümünde yer alan mimari süslemedir. 19. yy. sanat akımlarının mimari özelliğini gösterip taş oyma ve kabartmalarından oluşan bitkisel bezemeye sahiptir. En üst kısımda kıvrık dallarla destekli lale biçimli taçlandırılmış bölüm bulunmaktadır.

Bolu Müzesi Müdürlüğüne Bağlı Koleksiyoner Mustafa Tunca’ya ait Çalınan Eser


Eserin Bilgileri

Numarası : 1
Adı : Yatağan
Cinsi : Çelik + Pirinç + Kemik
Çağı : Osmanlı
Ölçüleri : Boy: 60.5 cm, Namlı Uzunluğu: 48.5 cm
Eserin Alındığı Yer : Bolu
Temin Ediliş Şekli : Satınalma
Tanımı : Kulaklı koyu kahverengi kabzalı, iç bükey eğimli kısa namluludur. Kabza ile namlu arasındaki pirinç bilezik namlu üzerine doğru bitkisel formda devam eder. Namlu üzerinde yaldızlı bir kartuş içinde kitabesi vardır.

Orhangazi Türbesi Sanduka Örtüsü

Orhangazi Türbesi Sanduka Örtüsü
Bulunduğu Yer: Orhangazi Türbesi
Adı: Sanduka örtüsü
Cinsi: Kadife, deri, sim
Tarihi: 1863 de ki (Abdülaziz dön.) türbe tamiratından sonra yaptırılmış.

Tanımı: Kadife kumaş üzerindeki nakışlar, deri üzerine sarma gümüş sim ile işlenmiştir. Üzerinde Hz. Muhammed’ e ait Hadis-i Şerif yazılıdır.

Kumaş üzerindeki işlemeler den dolayı kumaş ağırlaşmış, aşağıya doğru sarktığı için yırtılmalar ve parça parça kopmalar olmuştur. Kadife olan kumaşın tüyleri tamamen dökülmüş, kumaş kurumuş, çatlamış, bir deri görünümü almıştır. Örtünün altına bir astar dikilerek kumaşın akması az da olsa engellenmiştir.

Isparta Müze Müdürlüğü Bahçesinden Çalınan Mermer Lahit Parçası

Eserin Adı ve Cinsi : Lahit Parçası-Mermer
Bulunduğu Yer : Sütçüler-Adada
Çağı : Roma Dönemi-MS II.YY
Ölçüsü : Yük: 68 cm, Gen:16 cm, Uz: 85 cm
Müzeye Geldiği Gün : 21.02.1982
Müzeye Geliş Şekli : Hüseyin Sarışahinden Satın Alınma. 5000TL
Müzedeki Yeri : Ön bahçe Teşhiri Kaide Üzeri

Tanımı: Lahit Parçası iki savaşçı tasvirlidir. Sağdaki figür sol eliyle kalkan, soldaki figür sol eliyle bereket boynuzu tutar. Her iki figürde khiton ve pelerin giyimli olup sola bakmaktadır. Saçlar kıvırcık, gözlerde matkap delikleri vardır. Figürler sütunlarla taşınan ve arşitrav önünde durmaktadır. Arşitrav üzerinde yumurta, diş ve yaprak dizisinden oluşan bir friz yer alır. Frizin üstünde hayvan ve çocuk figürü vardır. Figürler dizden itibaren kırık ve noksan, kalkan ve bereket boynuzunun altları kırıktır.

Antalya Ili, Side Müzesi Müdürlügü’nden Çalinan Roma Dönemine Ait Kireç Tasindan Kilit Tasi

Envanter No: 1965 (86.19.1)

Adi: Athena Büstü. Kilit Tasi

Maddesi: Kireç Tasi

Bulundugu Yer: Tiyatro Güneyinde

Müzeye Gelis Tarihi: 25.10.1986

Müzeye Gelis Sekli: Tiyatro Kazisindan

Müzedeki Yeri: Büronun Önü

Ölçüleri: h: 57 cm. Gen: 45 cm. Der: 26 cm

Devri: Roma Devri

Eserin Tanimi: Kireç tasindan yapilmis kilit tasidir. Bas asagiya egik, gözler bos, agiz aralik vaziyette, saçlar iri dalgalar halinde çikarak uzanmistir. Sol tarafta basi çevreleyen Lothus çelenginden parça görülür.

Mithars Portresi

MOZAIK PANONUN ENVANTER BILGISI

Bursa Ili, Osmangazi Ilçesi, Mollagürani Mahallesi, Muradiye Koruma Amaçli Imar Plani Kapsaminda ve 1. derece sit alaninda yer alan, özel mülkiyetteki 230 pafta, 846 ada, e.13 Y.2 parselde sondaj kazisi sonucu çikarilan “Burçlar Kusagi ” konulu mozaik panonun ortasi yerinden sökülerek çalinmistir.

M.S.3-4.y.y.’a tarihlenen “Burçlar Kusagi” konulu taban mozaiginde ortada yer alan Mithras (genç erkek) günes tanrisi Helios ile es tutulmakta, askerlerin ve ordularin tanrisi olarak anilmakta ve genellikle insan biçiminde tasvir edilmektedir. Buradaki Mithras’in basini lacivert taslarla yapilmis bir hale çevrelemekte, basinda sua taç bulunmakta ve saçlari ise bukleler halinde omuzlara inmektedir. Basi hafifçe sola dönüktür. Etrafinda da yesil, kirmizi ve beyaz renkli taslarla yapilmis su dalgasi motifi yer almaktadir. Bu bölümden sonra 12 adet burcun tasvirinin bulundugu burçlar kusagi, bu kusagin dört kösesinde mevsimlerle ilgili tasvirler bulunmaktadir. Bunlardan kis ve yazi simgeleyen figürler mevcut olup ilkbahar ve sonbahar ile ilgili figürler tahrip olmustur. Pano çevresinde bordur içinde meandr, yürekli sarmasik ve antrolak motifleri, dogu ve bati bölümde keklik, horoz, vb. hayvanlar ve nar ile zeytin dali motifleri görülmektedir.

Söz konusu portrenin içinde bulundugu daire 0.90 m. çapinda olup, bu bölümün 0.75 x 1.20 m. ölçülerinde, 0.45 m. derinliginde kazilarak, parçanin yerinden söküldügü anlasilmistir.

Antalya Akseki Yeğen Mehmed Paşa İlçe Halk Kütüphanesinden Çalınan El Yazması Eserler

Demirbaş no. :303/1
Eser Adı :Behçetü’l-Elbâb fi ilmi’l-usturlab
Müellifi :-
Müstensihi :-
Tarihi :1161 (1748)
Dili :Arapça
Yazı Çeşidi :Nesih
Ebadı :160×103-113×58 mm.
Satır sayısı :15
Yaprak sayısı :lb-32a
Kağıt Çeşidi :Marka filigranlı
Cilt özelliği :Bordo renkte meşin, şemseli, miklepli cilt içerisindedir.
Notlar :Söz başlan ve cedvelleri kırmızıdır. 6 b’de güneş kursu dereceleri açıklayan bir cedvel vardır.3 a’da Yeğen Mehmet Paşa mührü vardır.

Demirbaş no. :303/2
Eser Adı :Kifayetü’l-Kunû Fî’l-Ameli bi’r-Rub’il-Maktû
Müellifi :Sıbt el-Mardini Bedreddin Muhammed b. Muhammed (826-907/1423-1501)
Müstensihi :-
Tarihi :1152 (1739/40)
Dili :Arapça
Yazı Çeşidi :Nesih
Ebadı :160×103-113×58 mm.
Satır sayısı :15
Yaprak sayısı :35b-46b
Kağıt Çeşidi :Marka filigranlı
Cilt özelliği :Bordo renkte meşin, şemseli, miklepli cilt içerisindedir.
Notlar :Söz başları ve keşideler kırmızıdır

Demirbaş no. :303/3
Eser Adı :Risale fi’l-Amel bi’r-Rub’i'l-Müceyyeb
Müellifi :Kadizade-i Rumi Salaheddin Musa b. Muhammed (840/1437)
Müstensihi :-
Tarihi :1153 (1740/41)
Dili :Arapça
Yazı Çeşidi :Nesih
Ebadı :160×103-113×58 mm.
Satır sayısı :15
Yaprak sayısı :46b-54a
Kağıt Çeşidi :Marka filigranlı
Cilt özelliği :Borda renkte meşin, şemseli, miklepli cilt içerisindedir.
Notlar :Söz başları ve cetvelleri kırmızı mürekkeplidir.

Demirbaş no. :192
Eser Adı :Nakdü’d-dürer fi şerhi’l-gurer
Müellifi :Vankulu Mehmed Efendi b. Mustafa (1000/1591-2)
Müstensihi :-
Tarihi :-
Dili :Arapça
Yazı Çeşidi :Nesih Kırması
Ebadı :190×125-130×55 mm.
Satır sayısı :21
Yaprak sayısı :272
Kağıt Çeşidi :Terazi ve birleşik harf filigranlı
Cilt özelliği :Kahverengi meşin, şemseli ciltlidir.
Notlar :Söz başları kırmızıdır. Mustafa Behçet’in Marolya Kütüphanesine vakıf kaydı vardır.
Not: Eserin 61. sayfadan 192. sayfaya kadar ve de 261. sayfadan 272. sayfaya kadar olan kısmı bulunmamaktadır.)

Osmaniye İli, Kadirli İlçe Kaymakamlığı önünden çalınan Mezar Taşı

Eserin Adı
Taş Mezar Taşı

Yeri
Osmaniye İli Kadirli İlçesi Hükümet Konağı Bahçesi

Tanımı
Üzerinde niş içerisinde cepheden bir insan başı bulunmakta olup tepesi üçgen şeklindedir. Mezar taşının altı kırık ve noksandır.

Hacıselim Ağa Kütüphanesi’nden çalınan yazma eserler

28.05.2002 tarihinde süleymaniye yazma eser kütüphaesine bağlı hacıselim ağa kütüphanesi’nden çalınan yazma eserlere ait
bibliyografik bilgiler

Demirbaş no : 4
Adı : Kur’an-ı kerim
Dili : Arapça
Yazı çeşidi : Harekeli nesih
Ölçüsü : 411×283- 285×155 mm.
Satır sayısı : 12
Yaprak sayısı : 417
Cilt ve tezhip özelliği : Başta 2 sayfa, lacivert çerçeveli, adi tezhiplidir. Duracak ve sure başlıkları tezhipli; cilt nefistir.

Demirbaş no : 5
Adı : Kur’an-ı kerim
Dili : Arapça
Ölçüsü : 395×260- 243×135 mm.
Satır sayısı : 12
Yaprak sayısı : 321
Cilt ve tezhip özelliği : Zahriye ve serlevha laciverdî, müzehhep nakışlı, satır araları, sure başlıkları, hizip ve cüz işaretleri, duracaklar müzehheptir.
Not : Sonda hatim duası vardır.

Demirbaş No : 6
Adı : Kur’an-ı kerim
Dili : Arapça
Hattat : Habibullah Hüsnü Şirazî
Ölçüsü : 415×270- 245×140 mm.
Satır sayısı : 12
Yaprak sayısı : 348
Cilt ve tezhip özelliği : Zahriye ve Fatiha ile Bakara suresi başlangıç sayfaları (serlevha sayfaları) olmak üzere ilk 4 sayfa laciverdî müzehhep fevkalade nakışlı, satır araları, sure başlıkları, hizip ve cüz işaretleri, duracaklar müzehheptir. Son 6 sayfası da nakışlı, müzehhep İrankarî Farsça yazılıdır. Cildin her iki kapağı, nefis şemse ve köşebentli, tamamen müzehhep, kenarlarında ayete’l-kürsi; miklepte, “innallahe melaiketehu” yazılıdır.

Demirbaş no : 9
Adı : Kur’an-ı kerim
Dili : Arapça
Satır sayısı : 12
Tezhip özelliği : Bir satırı altın, bir satırı altın olmak üzere, 12 satırla yazılmış olan bu eser, Aziz Mahmud Hüdayî’nin vakfıdır.

Demirbaş no : 16
Adı : Kur’an-ı kerim
Dili : Arapça
Ölçüsü : 240×178- 205×120 mm.
Satır sayısı : 23
Yaprak sayısı : 165
Yazı çeşidi : Kûfî
Cilt özellikleri : Soğuk damgalı, miklepli kahverengi meşin, yıpranmış cilt.
Not : Kehf suresinden Kur’an’ın sonuna kadar olan kısmı kapsamaktadır. Sondan bir yaprak eksiktir.

Demirbaş no : 17
Adı : Kur’an-ı kerim
Dili : Arapça
Ölçüsü : 350×230 mm.
Yaprak sayısı : 216
Hattat : Hacı Gıyaseddin Muhammed Et-Tebrizî
Yazı çeşidi : Sülüs
Yazım tarihi : 992 Hicrî / 1584 Miladî
Cilt ve tezhip özelliği : Tezhipli ve nefis ciltlidir.

Demirbaş no : 18
Adı : Kur’an-ı kerim
Dili : Arapça
Ölçüsü : 350×240 mm.
Yaprak sayısı : 254
Hattat : Nurettin Muhammed b. Hüseyin
Yazı çeşidi : Sülüs ve nesih
Yazım tarihi : 976 H./ 1568 M.
Cilt ve tezhip özelliği : Cilt ve tezhip İran işidir.

Demirbaş no : 22
Adı : Kur’an-ı kerim (Cüz)
Dili : Arapça
Ölçüsü : 400×280- 350×230 mm.
Satır sayısı : 5
Yaprak sayısı : 55
Hattat : Ali b. Muhammed el-Hüseynî
Yazı çeşidi : Celî sülüs
Yazım tarihi : 710 H./ 1310 M.
Yazım yeri : Musul
Cilt ve tezhip özelliği : Her satırı altın, harekeleri siyah mürekkep; ketebe kaydı altın nesih hatla yazılmıştır. Ketebe kaydının sonunda “ketebe haze’l-cüz’u ve ma kablehu mine’l-ecza’i” ifadesi yazılıdır. İki ketebelidir. Cildi şemseli ve mikleplidir.

Demirbaş no : 23
Adı : Kur’an-ı kerim
Dili : Arapça
Ölçüsü : 395×270- 285×150 mm.
Satır sayısı : 11
Yaprak sayısı : 424
Hattat : Muhammed el-Defterî
Yazım tarihi : 1024 H./ 1615 M.
Yazım yeri : İstanbul
Yazı çeşidi : Nesih ve sülüs.
Cilt ve tezhip özelliği : İstanbul’da yazılan ve tezhibi de İstanbul’da yapılan bu Kur’an-ı Kerim Osmanlı sanatının şaheserlerindendir.
Zahriyede çiçekli bir daire içerisinde “el-cüz’ü’l-evveli min kelamillahi’l-kadim ve’l-Kur’ani’l-azim innehu le Kur’anün kerimün fi kitabi’l-meknun la yemessehu ille’l-mutahharun tenzilün min rabbi’l-alemin” sözleri altın yaldız üzerine, altınla sülüs yazı ile yazılıdır.

1 ve 2. sayafalar mihraplı çiçekli oklu, etrafları yarımşar sivri kubbeli, laciverdî üzerine altın yaldız tezhipli, serlevhalar yani Fatiha ve Bakara Suresi ayetleri ile beraber üstübeçle yazılmış, satır araları kalın yaldızla ayrılmıştır. Sure başları dört renk üzerine işlenmiş, ince tezhipli ve sureler altın yaldız üzerine üstübeçle yazılmış; cüz, aşr, hizib ve secde işaretleri altın yaldızlı, oklu desenli, yürek motifli, çiçekli daireler biçimindedir. Usta tezhipçiler tarafından yapıldığı anlaşılmaktadır. Cetveller tamamen yaldızlıdır.

Kur’an’ın sonunda secavend harflerini gösteren küçük bir fihrist vardır.
Çiçekli altın yaldızlı büyük daire içindeki ketebe kaydında, sülüs yazıyla ve altınla “elhamdülillahi ale’t-tamam ve’s-salli ala Muhammedin ve alihi ve sahbihi kiram. Kad vaka’a’l-ferağ min tahriri kelamillahi kadim fi evahiri şehri Muharremu’l-haram fi sene erbaa işrin ve elf min yedi’l- abdi zayıf el-muhtac ila rahmeti rabbihi’l-latif Muhammed el-Defterî timar ma’ kalemi harrare fi’l-medinetü’l-Kostantiniyye ufiye anhü’l-afeti ve’l-beliye” yazılıdır.
Cildi, yaldızlı ve yaldız çiçekli, şemseli, köşebentli ve zencirekli siyah meşin cilttir. Cildin içi kırmızı meşin üzerine oymalı yaldızlı oklu, çiçekli şemse ve köşebentlidir.

Çalınan eserler, Aziz Mahmud Hüdayi Efendi koleksiyonundandır.

bunların dışındada birçok müzemizden eserler çalınmıştır..TRUVA hazineleri gibi bir çok önemli eserde kazı çalışmalarında yurt dışına çıkarılmıştır…sizinde bulabildiğiniz böyle eserler varsa konuya ekleyin lütfen….bu gibi eserlere zor bir ihtimalde olsa herhangi bir yerde rastlarsanız ilgili merkezlere haber veriniz…

Çalınan Eserlerimiz Turizme Gelen Zararlar 1

Türk Turizminde önemli yeri olan müzeler çoğu zaman eserlerinin çalınmasıyla ve bunların genelde yurtdışına çıkarılmasıyla zarar görmektedir…
geniş bir arşivle , bu eserleri resimlerini ,çalındıkları yerleri ve tarihi özellikleriyle göstermeye çalışacağım….

Balıkpazarı Açık Hava Müzesi’nden Çalınan Eser

Muğla ili, Milas ilçesi, İasos antik kentinde yer Alan Balıkpazarı Açık Hava Müzesi’nde Helenistik Çağ’a ait bir eser çalınmıştır.

Eserin Bilgileri

Envanter No : 2264
Kazı No : 1091
Bulunduğu Yer : İasos
Çağı : Helenisti
Ölçüsü : 30(Yükseklik) x 18(Genişlik) x 10.5 (Derinlik)
Müzeye Geliş Şekli : Kazı Buluntusu
Müzedeki Yeri : İasos Balık Pazarı Depo 2
Eserin Tanımı : Beyaz renkli mermerden yapılmıştır. Çok kırılmış küçük bir parçadır. Harf yüksekliği 1 cm, satır sayısı 12′dir.

Burdur Müzesi Ağlasun Belediye Deposu’ndan Çalınan Eserler

Eserlerin Bilgileri

Envanter No : A-B / 8
Eserin Adı : Aslan Fragmanı
Cinsi : Taş
Ölçüleri : Yükseklik: 44cm, Uzunluk: 41cm, Genişlik: 32cm
Eserin Tanımı : Orta grenli beyaz taştan küçük lahit kapağı üzerine akrater olarak yapılmış aslan fragmanıdır. Aslanın başı yana dönüktür. Arka kısmı kırıktır.

Envanter No : A-B / 28
Eserin Adı : Aslan Fragmanı
Cinsi : Taş
Ölçüleri : Yükseklik: 53cm, Uzunluk: 49cm
Eserin Tanımı : Orta grenli beyaz taştan lahit kapağı olarak yapılmış aslan heykeli fragmanı olup, aslanın ön ayakları kırılmıştır. Aslanın başı cepheden, vücut profilden yapılmış olup yeleleri bukleler, ağzı açık olarak belirtilmiştir. Oturur vaziyette durmaktadır.

Milas Müzesi Müdürlüğü Bizans Devrine ait Çalınan Sütun Başlığı

Muğla ili, Milas Müze Müdürlüğünde yeralan Bizans devrine ait sütun başlığı adlı eser çalınmıştır.

Eserin Bilgileri

Envanter No : 2587 (Arkeolojik)
Adı : Sütun Başlığı
Maddesi : Mermer
Bulunduğu Yer : Beçin
Müzeye Geliş Tarihi : 19.08.1997
Müzeye Geliş Şekli : Yüzey Buluntusu
Müzedeki Yeri : Bahçe-Müze Önü
Durumu : İyi durumda
Ölçüleri : 38(Genişlik) x 38 (Kalınlık)x21.5 (Çap)
Devri : Bizans
Eserin Tanımı : Köşelerde dışarıya kıvrılan soyut akantus yaprakları var. Bunlar kısmen ortada birleşmektedir. Bezemelerin fazla derinliği yoktur. Yüzeyseldir.

Milas Müzesi Müdürlüğü Roma Devrine ait Çalınan Korint Sütun Başlığı

Muğla ili, Milas Müze Müdürlüğünde yeralan Roma devrine ait sütun başlığı adlı eser çalınmıştır.

Eserin Bilgileri

Envanter No : 2097 (Arkeolojik)
Adı : Korint Sütun Başlığı
Maddesi : Mermer
Bulunduğu Yer : Milas-Hayıtlı Mahallesi
Müzeye Geliş Tarihi : 27.06.1994
Müzeye Geliş Şekli : Yüzey Buluntusu
Müzedeki Yeri : Bahçe-Müze Önü
Durumu : Kısmen kırıkları var
Ölçüleri : Yükseklik 31 cm.
Devri : Roma
Eserin Tanımı : Etrafı çift sıra akantus yaprakları ile sarmalanmış. Yumuşak plastik bir etki vermektedir. Damarları belirgindir. Köşeler ve akant yaprakları uçlarından kırıkları vardır.

Milas Müzesi Müdürlüğü Beylik Dönemine ait Çalınan Mezar Taşı

Muğla ili, Milas Müze Müdürlüğünde yeralan Beylik Dönemine ait Mezar taşı adlı eser çalınmıştır.

Eserin Bilgileri

Envanter No : B.97/13
65 (Etnografik)
Adı : Mezar Taşı
Maddesi : Mermer
Bulunduğu Yer : Beçin Kepez Mevkii
Müzeye Geliş Tarihi : 19.08.1997
Müzeye Geliş Şekli : Yüzey Buluntusu
Müzedeki Yeri : Bahçe (Binanın kuzey-batı köşesi duvar dibi)
Durumu : Küçük kırıkları var
Ölçüleri : Yükseklik 31 cm., Genişlik 30.5 cm., Kalınlık 8.5 cm.,
Devri : 824 (1421) Beylik Dönemi.
Eserin Tanımı : Dilimli bir tepeliğe sahip olan mermer taşın ön yüzünde, Ömer bin Hamza Paşa adı,; arka yüzünde, 824/1421 tarihi okunmaktadır.

İzmir Agora Örenyerinden Çalınan Heykel Başı


İzmir Agora Örenyerinden 06.02.2004 tarihinde Roma Dönemine ait Heykel Başı çalınmıştır.

Eserin Bilgileri

Kazı Envanter No : C2-A-1 118
Eserin Adı : Sakallı Erkek Başı
Eserin Yapıldığı Madde : Mermer
Eserin Devri : Roma Dönemi
Ölçüleri : 14.1×8.5×7.2 cm.
Kazıda bulunduğu Yer ve Tabakası : K-17 Açması
Tanımı : Sakallı Erkek başıdır. Başında bir çelenk vardı. Sakal ve bıyıkta Arkaizan etki görülür. Bir mimari elamandan kırılmıştır. Eserin sağlam olarak korunagelmiş olan üst gövde kısmının ön yüzü kısmen sağlamdır. Göğüsün sağlam olan sol yarışında, sol omuzdan aşan toganın kıvrımları görülür. Göğüs üzerinin sag yarısı ile sırt kısmı (mimariye aplike olan kısım) tamamen kırıktır.

Divan Edebiyatı Müzesi Müdürlüğünden Çalınan Kuran-ı Kerim

Divan Edebiyatı Müzesi Müdürlüğünden 21.01.2004 günü Kuran-ı Kerim çalınmıştır.

Eserin Bilgileri

Envanter No : 388
Eserin Adı ve Cinsi : Kuran-ı Kerim
Ölçüsü : 37x 27x 5.5
Müzedeki Yeri : Semahane Alt, 1. Bölüm
Eserin Tanımı : 37 x 27cm. ebadında 5.5 cm kalınlığında olup 514 sahifelidir. Beher sahife 15 satır olarak yazılmıştır. Bunun 12 si siyah mürekkep ve nesihle 3 üde yaldız ve mavi ile sülül ile yazılmış cetvel içinde dörder tane yaldızlı tezyinat vardır. Ketebe ve tarihi yoktur. Başta iki sahife levha arkası olup lacivert üzerine kırmızı yaldızla çiçeklidir. Ortada daire içinde yaldız üstüne beyazla birincide “Kal Allah Taala” ikincide “Layematün” ayetleri yazılıdır. Bundan sonra gelen iki sahifede haşiyeli levha olup lacivert üstüne yaldız, kırmızı, mavi, beyaz çiçeklidir. Ortada yeşil renk eflatun çizgilerle ayrılmış kısımların ortasında yaldız üzerine beyazla Fatiha ve Bakara sureleri yazılmıştır. Bundan sonra gelen iki sahifenin satır araları yaldızlıdır. Her iki sahifenin baş taraflarında muhtelif renklerle yapılmış çiçek dalları arasında siyah mürekkep ve nesinle Adile Sultan’ın Validesi Zernigen Kadın Efendi’nin türbesine 1269 da vakfedildiğine dair Türkçe yazılar vardır. Kabı vişne rengi adı meşinden olup ortası yaldızdan kafes tezyinat ve ön tarafı yaldız çizgilidir.

Sakıp Sabancı Müzesi Müdürlüğü Bahçesinden Süslü Tepelik Kısmı ve Ayakları Çalınan Çeşme

Sakıp Sabancı Müzesi Müdürlüğü Bahçesinden Süslü Tepelik Kısmı ve Ayakları Mermer Çeşme çalınmıştır.

Eserin Bilgileri

Envanter No : 110
Adı : Çeşme
Ölçü : En:134 cm x boy: 48 cm x yükseklik: 175 cm (tüm çeşmenin)

Samsun İli Alaçam İlçesi Çalınan Çeşmeye Ait Mimari Süsleme


Samsun İli Alaçam İlçesi 3. Çıkmaz Sokak No: 8 Adresinden 21.01.2004 günü çeşmeye ait mimari süsleme çalınmıştır.

Eserin Bilgileri

Envanter No : A-3
Eserin Adı ve Cinsi : Çeşme Parçası-Taş
Bulunduğu Yer : Samsun-Alaçam-Çeşme Mahallesi, 3. Çıkmaz Sokak No:8
Çağı : Osmanlı-1899
Ölçü : Çeşmenin Tamamı 150×250 cm.
Eserin Tanımı : Taş malzemeden yapılmış olup çeşmenin üst bölümünde yer alan mimari süslemedir. 19. yy. sanat akımlarının mimari özelliğini gösterip taş oyma ve kabartmalarından oluşan bitkisel bezemeye sahiptir. En üst kısımda kıvrık dallarla destekli lale biçimli taçlandırılmış bölüm bulunmaktadır.

Bolu Müzesi Müdürlüğüne Bağlı Koleksiyoner Mustafa Tunca’ya ait Çalınan Eser


Eserin Bilgileri

Numarası : 1
Adı : Yatağan
Cinsi : Çelik + Pirinç + Kemik
Çağı : Osmanlı
Ölçüleri : Boy: 60.5 cm, Namlı Uzunluğu: 48.5 cm
Eserin Alındığı Yer : Bolu
Temin Ediliş Şekli : Satınalma
Tanımı : Kulaklı koyu kahverengi kabzalı, iç bükey eğimli kısa namluludur. Kabza ile namlu arasındaki pirinç bilezik namlu üzerine doğru bitkisel formda devam eder. Namlu üzerinde yaldızlı bir kartuş içinde kitabesi vardır.

Orhangazi Türbesi Sanduka Örtüsü

Orhangazi Türbesi Sanduka Örtüsü
Bulunduğu Yer: Orhangazi Türbesi
Adı: Sanduka örtüsü
Cinsi: Kadife, deri, sim
Tarihi: 1863 de ki (Abdülaziz dön.) türbe tamiratından sonra yaptırılmış.

Tanımı: Kadife kumaş üzerindeki nakışlar, deri üzerine sarma gümüş sim ile işlenmiştir. Üzerinde Hz. Muhammed’ e ait Hadis-i Şerif yazılıdır.

Kumaş üzerindeki işlemeler den dolayı kumaş ağırlaşmış, aşağıya doğru sarktığı için yırtılmalar ve parça parça kopmalar olmuştur. Kadife olan kumaşın tüyleri tamamen dökülmüş, kumaş kurumuş, çatlamış, bir deri görünümü almıştır. Örtünün altına bir astar dikilerek kumaşın akması az da olsa engellenmiştir.

Isparta Müze Müdürlüğü Bahçesinden Çalınan Mermer Lahit Parçası

Eserin Adı ve Cinsi : Lahit Parçası-Mermer
Bulunduğu Yer : Sütçüler-Adada
Çağı : Roma Dönemi-MS II.YY
Ölçüsü : Yük: 68 cm, Gen:16 cm, Uz: 85 cm
Müzeye Geldiği Gün : 21.02.1982
Müzeye Geliş Şekli : Hüseyin Sarışahinden Satın Alınma. 5000TL
Müzedeki Yeri : Ön bahçe Teşhiri Kaide Üzeri

Tanımı: Lahit Parçası iki savaşçı tasvirlidir. Sağdaki figür sol eliyle kalkan, soldaki figür sol eliyle bereket boynuzu tutar. Her iki figürde khiton ve pelerin giyimli olup sola bakmaktadır. Saçlar kıvırcık, gözlerde matkap delikleri vardır. Figürler sütunlarla taşınan ve arşitrav önünde durmaktadır. Arşitrav üzerinde yumurta, diş ve yaprak dizisinden oluşan bir friz yer alır. Frizin üstünde hayvan ve çocuk figürü vardır. Figürler dizden itibaren kırık ve noksan, kalkan ve bereket boynuzunun altları kırıktır.

Antalya Ili, Side Müzesi Müdürlügü’nden Çalinan Roma Dönemine Ait Kireç Tasindan Kilit Tasi

Envanter No: 1965 (86.19.1)

Adi: Athena Büstü. Kilit Tasi

Maddesi: Kireç Tasi

Bulundugu Yer: Tiyatro Güneyinde

Müzeye Gelis Tarihi: 25.10.1986

Müzeye Gelis Sekli: Tiyatro Kazisindan

Müzedeki Yeri: Büronun Önü

Ölçüleri: h: 57 cm. Gen: 45 cm. Der: 26 cm

Devri: Roma Devri

Eserin Tanimi: Kireç tasindan yapilmis kilit tasidir. Bas asagiya egik, gözler bos, agiz aralik vaziyette, saçlar iri dalgalar halinde çikarak uzanmistir. Sol tarafta basi çevreleyen Lothus çelenginden parça görülür.

Mithars Portresi

MOZAIK PANONUN ENVANTER BILGISI

Bursa Ili, Osmangazi Ilçesi, Mollagürani Mahallesi, Muradiye Koruma Amaçli Imar Plani Kapsaminda ve 1. derece sit alaninda yer alan, özel mülkiyetteki 230 pafta, 846 ada, e.13 Y.2 parselde sondaj kazisi sonucu çikarilan “Burçlar Kusagi ” konulu mozaik panonun ortasi yerinden sökülerek çalinmistir.

M.S.3-4.y.y.’a tarihlenen “Burçlar Kusagi” konulu taban mozaiginde ortada yer alan Mithras (genç erkek) günes tanrisi Helios ile es tutulmakta, askerlerin ve ordularin tanrisi olarak anilmakta ve genellikle insan biçiminde tasvir edilmektedir. Buradaki Mithras’in basini lacivert taslarla yapilmis bir hale çevrelemekte, basinda sua taç bulunmakta ve saçlari ise bukleler halinde omuzlara inmektedir. Basi hafifçe sola dönüktür. Etrafinda da yesil, kirmizi ve beyaz renkli taslarla yapilmis su dalgasi motifi yer almaktadir. Bu bölümden sonra 12 adet burcun tasvirinin bulundugu burçlar kusagi, bu kusagin dört kösesinde mevsimlerle ilgili tasvirler bulunmaktadir. Bunlardan kis ve yazi simgeleyen figürler mevcut olup ilkbahar ve sonbahar ile ilgili figürler tahrip olmustur. Pano çevresinde bordur içinde meandr, yürekli sarmasik ve antrolak motifleri, dogu ve bati bölümde keklik, horoz, vb. hayvanlar ve nar ile zeytin dali motifleri görülmektedir.

Söz konusu portrenin içinde bulundugu daire 0.90 m. çapinda olup, bu bölümün 0.75 x 1.20 m. ölçülerinde, 0.45 m. derinliginde kazilarak, parçanin yerinden söküldügü anlasilmistir.

Antalya Akseki Yeğen Mehmed Paşa İlçe Halk Kütüphanesinden Çalınan El Yazması Eserler

Demirbaş no. :303/1
Eser Adı :Behçetü’l-Elbâb fi ilmi’l-usturlab
Müellifi :-
Müstensihi :-
Tarihi :1161 (1748)
Dili :Arapça
Yazı Çeşidi :Nesih
Ebadı :160×103-113×58 mm.
Satır sayısı :15
Yaprak sayısı :lb-32a
Kağıt Çeşidi :Marka filigranlı
Cilt özelliği :Bordo renkte meşin, şemseli, miklepli cilt içerisindedir.
Notlar :Söz başlan ve cedvelleri kırmızıdır. 6 b’de güneş kursu dereceleri açıklayan bir cedvel vardır.3 a’da Yeğen Mehmet Paşa mührü vardır.

Demirbaş no. :303/2
Eser Adı :Kifayetü’l-Kunû Fî’l-Ameli bi’r-Rub’il-Maktû
Müellifi :Sıbt el-Mardini Bedreddin Muhammed b. Muhammed (826-907/1423-1501)
Müstensihi :-
Tarihi :1152 (1739/40)
Dili :Arapça
Yazı Çeşidi :Nesih
Ebadı :160×103-113×58 mm.
Satır sayısı :15
Yaprak sayısı :35b-46b
Kağıt Çeşidi :Marka filigranlı
Cilt özelliği :Bordo renkte meşin, şemseli, miklepli cilt içerisindedir.
Notlar :Söz başları ve keşideler kırmızıdır

Demirbaş no. :303/3
Eser Adı :Risale fi’l-Amel bi’r-Rub’i'l-Müceyyeb
Müellifi :Kadizade-i Rumi Salaheddin Musa b. Muhammed (840/1437)
Müstensihi :-
Tarihi :1153 (1740/41)
Dili :Arapça
Yazı Çeşidi :Nesih
Ebadı :160×103-113×58 mm.
Satır sayısı :15
Yaprak sayısı :46b-54a
Kağıt Çeşidi :Marka filigranlı
Cilt özelliği :Borda renkte meşin, şemseli, miklepli cilt içerisindedir.
Notlar :Söz başları ve cetvelleri kırmızı mürekkeplidir.

Demirbaş no. :192
Eser Adı :Nakdü’d-dürer fi şerhi’l-gurer
Müellifi :Vankulu Mehmed Efendi b. Mustafa (1000/1591-2)
Müstensihi :-
Tarihi :-
Dili :Arapça
Yazı Çeşidi :Nesih Kırması
Ebadı :190×125-130×55 mm.
Satır sayısı :21
Yaprak sayısı :272
Kağıt Çeşidi :Terazi ve birleşik harf filigranlı
Cilt özelliği :Kahverengi meşin, şemseli ciltlidir.
Notlar :Söz başları kırmızıdır. Mustafa Behçet’in Marolya Kütüphanesine vakıf kaydı vardır.
Not: Eserin 61. sayfadan 192. sayfaya kadar ve de 261. sayfadan 272. sayfaya kadar olan kısmı bulunmamaktadır.)

Osmaniye İli, Kadirli İlçe Kaymakamlığı önünden çalınan Mezar Taşı

Eserin Adı
Taş Mezar Taşı

Yeri
Osmaniye İli Kadirli İlçesi Hükümet Konağı Bahçesi

Tanımı
Üzerinde niş içerisinde cepheden bir insan başı bulunmakta olup tepesi üçgen şeklindedir. Mezar taşının altı kırık ve noksandır.

Hacıselim Ağa Kütüphanesi’nden çalınan yazma eserler

28.05.2002 tarihinde süleymaniye yazma eser kütüphaesine bağlı hacıselim ağa kütüphanesi’nden çalınan yazma eserlere ait
bibliyografik bilgiler

Demirbaş no : 4
Adı : Kur’an-ı kerim
Dili : Arapça
Yazı çeşidi : Harekeli nesih
Ölçüsü : 411×283- 285×155 mm.
Satır sayısı : 12
Yaprak sayısı : 417
Cilt ve tezhip özelliği : Başta 2 sayfa, lacivert çerçeveli, adi tezhiplidir. Duracak ve sure başlıkları tezhipli; cilt nefistir.

Demirbaş no : 5
Adı : Kur’an-ı kerim
Dili : Arapça
Ölçüsü : 395×260- 243×135 mm.
Satır sayısı : 12
Yaprak sayısı : 321
Cilt ve tezhip özelliği : Zahriye ve serlevha laciverdî, müzehhep nakışlı, satır araları, sure başlıkları, hizip ve cüz işaretleri, duracaklar müzehheptir.
Not : Sonda hatim duası vardır.

Demirbaş No : 6
Adı : Kur’an-ı kerim
Dili : Arapça
Hattat : Habibullah Hüsnü Şirazî
Ölçüsü : 415×270- 245×140 mm.
Satır sayısı : 12
Yaprak sayısı : 348
Cilt ve tezhip özelliği : Zahriye ve Fatiha ile Bakara suresi başlangıç sayfaları (serlevha sayfaları) olmak üzere ilk 4 sayfa laciverdî müzehhep fevkalade nakışlı, satır araları, sure başlıkları, hizip ve cüz işaretleri, duracaklar müzehheptir. Son 6 sayfası da nakışlı, müzehhep İrankarî Farsça yazılıdır. Cildin her iki kapağı, nefis şemse ve köşebentli, tamamen müzehhep, kenarlarında ayete’l-kürsi; miklepte, “innallahe melaiketehu” yazılıdır.

Demirbaş no : 9
Adı : Kur’an-ı kerim
Dili : Arapça
Satır sayısı : 12
Tezhip özelliği : Bir satırı altın, bir satırı altın olmak üzere, 12 satırla yazılmış olan bu eser, Aziz Mahmud Hüdayî’nin vakfıdır.

Demirbaş no : 16
Adı : Kur’an-ı kerim
Dili : Arapça
Ölçüsü : 240×178- 205×120 mm.
Satır sayısı : 23
Yaprak sayısı : 165
Yazı çeşidi : Kûfî
Cilt özellikleri : Soğuk damgalı, miklepli kahverengi meşin, yıpranmış cilt.
Not : Kehf suresinden Kur’an’ın sonuna kadar olan kısmı kapsamaktadır. Sondan bir yaprak eksiktir.

Demirbaş no : 17
Adı : Kur’an-ı kerim
Dili : Arapça
Ölçüsü : 350×230 mm.
Yaprak sayısı : 216
Hattat : Hacı Gıyaseddin Muhammed Et-Tebrizî
Yazı çeşidi : Sülüs
Yazım tarihi : 992 Hicrî / 1584 Miladî
Cilt ve tezhip özelliği : Tezhipli ve nefis ciltlidir.

Demirbaş no : 18
Adı : Kur’an-ı kerim
Dili : Arapça
Ölçüsü : 350×240 mm.
Yaprak sayısı : 254
Hattat : Nurettin Muhammed b. Hüseyin
Yazı çeşidi : Sülüs ve nesih
Yazım tarihi : 976 H./ 1568 M.
Cilt ve tezhip özelliği : Cilt ve tezhip İran işidir.

Demirbaş no : 22
Adı : Kur’an-ı kerim (Cüz)
Dili : Arapça
Ölçüsü : 400×280- 350×230 mm.
Satır sayısı : 5
Yaprak sayısı : 55
Hattat : Ali b. Muhammed el-Hüseynî
Yazı çeşidi : Celî sülüs
Yazım tarihi : 710 H./ 1310 M.
Yazım yeri : Musul
Cilt ve tezhip özelliği : Her satırı altın, harekeleri siyah mürekkep; ketebe kaydı altın nesih hatla yazılmıştır. Ketebe kaydının sonunda “ketebe haze’l-cüz’u ve ma kablehu mine’l-ecza’i” ifadesi yazılıdır. İki ketebelidir. Cildi şemseli ve mikleplidir.

Demirbaş no : 23
Adı : Kur’an-ı kerim
Dili : Arapça
Ölçüsü : 395×270- 285×150 mm.
Satır sayısı : 11
Yaprak sayısı : 424
Hattat : Muhammed el-Defterî
Yazım tarihi : 1024 H./ 1615 M.
Yazım yeri : İstanbul
Yazı çeşidi : Nesih ve sülüs.
Cilt ve tezhip özelliği : İstanbul’da yazılan ve tezhibi de İstanbul’da yapılan bu Kur’an-ı Kerim Osmanlı sanatının şaheserlerindendir.
Zahriyede çiçekli bir daire içerisinde “el-cüz’ü’l-evveli min kelamillahi’l-kadim ve’l-Kur’ani’l-azim innehu le Kur’anün kerimün fi kitabi’l-meknun la yemessehu ille’l-mutahharun tenzilün min rabbi’l-alemin” sözleri altın yaldız üzerine, altınla sülüs yazı ile yazılıdır.

1 ve 2. sayafalar mihraplı çiçekli oklu, etrafları yarımşar sivri kubbeli, laciverdî üzerine altın yaldız tezhipli, serlevhalar yani Fatiha ve Bakara Suresi ayetleri ile beraber üstübeçle yazılmış, satır araları kalın yaldızla ayrılmıştır. Sure başları dört renk üzerine işlenmiş, ince tezhipli ve sureler altın yaldız üzerine üstübeçle yazılmış; cüz, aşr, hizib ve secde işaretleri altın yaldızlı, oklu desenli, yürek motifli, çiçekli daireler biçimindedir. Usta tezhipçiler tarafından yapıldığı anlaşılmaktadır. Cetveller tamamen yaldızlıdır.

Kur’an’ın sonunda secavend harflerini gösteren küçük bir fihrist vardır.
Çiçekli altın yaldızlı büyük daire içindeki ketebe kaydında, sülüs yazıyla ve altınla “elhamdülillahi ale’t-tamam ve’s-salli ala Muhammedin ve alihi ve sahbihi kiram. Kad vaka’a’l-ferağ min tahriri kelamillahi kadim fi evahiri şehri Muharremu’l-haram fi sene erbaa işrin ve elf min yedi’l- abdi zayıf el-muhtac ila rahmeti rabbihi’l-latif Muhammed el-Defterî timar ma’ kalemi harrare fi’l-medinetü’l-Kostantiniyye ufiye anhü’l-afeti ve’l-beliye” yazılıdır.
Cildi, yaldızlı ve yaldız çiçekli, şemseli, köşebentli ve zencirekli siyah meşin cilttir. Cildin içi kırmızı meşin üzerine oymalı yaldızlı oklu, çiçekli şemse ve köşebentlidir.

Çalınan eserler, Aziz Mahmud Hüdayi Efendi koleksiyonundandır.

bunların dışındada birçok müzemizden eserler çalınmıştır..TRUVA hazineleri gibi bir çok önemli eserde kazı çalışmalarında yurt dışına çıkarılmıştır…sizinde bulabildiğiniz böyle eserler varsa konuya ekleyin lütfen….bu gibi eserlere zor bir ihtimalde olsa herhangi bir yerde rastlarsanız ilgili merkezlere haber veriniz…

Çanakkaleyi Gezelim Resimli

ÇANAKKALE

GENEL BİLGİLER

Yüzölçümü: 9.737 km²

Nüfus: 432.263 (1990)

İl Trafik No: 17

Kıyılarıyla Avrupa ve Asya’yı birleştiren Marmara ve Ege Denizini birbirini bağlayan Çanakkale savaşlarının en kanlı muharebelerinin cereyan ettiği, çok sayıda şehitlik, anıt ve mezarlıkların bulunduğu Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı, Troya, Assos gibi eski uygarlık merkezlerinin beşiği olan il iç ve dış turizmde önemli bir yer almaktadır.

İLÇELER

Çanakkale ilinin ilçeleri; Ayvacık, Biga, Bozcaada, Çan, Eceabat, Ezine, Gelibolu, Gökçeada, Lapseki ve Yenice’dir.

Gelibolu: Gelibolu, Marmara Bölgesi’nin batısında, Çanakkale Boğazı’nın kuzeyinde, Avrupa yakasında, Gelibolu Yarımadası üzerinde kurulmuştur. Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı, Gallipoli olarak da bilinen Gelibolu’da hayatlarını kaybeden 500,000 asker anısına kurulmuştur. Parkta abideler, eserler ve mezarlıklara ilaveten Tuz Gölü ve doğal güzelliği ile Arıburnu Kayalıkları yer alır. Yeşil tepelerdeki güzellikler, kumsallar ve mavi sular bu tarihi savaşta cesurca çarpışan askerlere şeref dolu bir dinlenme ortamı sağlamaktadır.

Bayramiç:
Bayramiç ve yöresinin geçmiş çağlarda Troya krallığının sınırları içerisinde olduğu bilinmektedir. İlçe merkezinin bu dönemlerine ilişkin bilgiler, bugün ilçe sınırları içinde kalan bazı eski yerleşim merkezlerinden elde edilmektedir. 1356 &nbsp;yılında &nbsp;Osmanlılar, bugün Kültür Bakanlığı tarafından koruma altına alınan ve resterasyonu yapılan halk arasında “Hadımoğulları konağı” olarak tanınan binayı yaptırmışlardır.

Eceabat
: Bugünkü Eceabat ilçesinin sınırları içinde, Maydos (Madytos), Sestos (Akbaş), Kynossema (Kilitbahir), Idaion (Bigalı kalesi) Traklarca kurulan önemli yerleşim merkezleridir. Anıtsal Osmanlı kaleleriyle ünlüdür. Antik dönemde Maydos (Madikuz) adlarıyla bilinmektedir.

Ezine:
Antik Çağ’da Neandria olarak bilinen Ezine, Hamaksitosun kuzeyinde bir Aiolya yerleşim merkezidir. Orhan Gazi döneminde, Türk boylarının bölgeye gelişlerinden sonra Ezine Osmanlı topraklarına katıldı.

Bugün Neandria, sankrea ve Alexandreia-Troas gibi Antik Dönemin yerleşme merkezlerinden bir kısmını da hudutları içerisinde barındıran Ezine’de Orhan Gazi döneminden, ahi Yunus Zaviye ve Türbesi, Murad-ı Hüdavendigar döneminden Asılhan Bey Cami ve Kabri,Yıldırım Bayezid Han döneminden Seferşah Hamamı önemli tarihi varlıkları olarak dimdik ayakta durmaktadır.

ÇANAKKALE

Müzeler ve Örenyerleri

Assos (Behramkale)

Ayvacık ilçesinde yeralan Assos dört mevsim yerli ve yabancı turistleri konuk etmektedir. Akropol denizden 238 m. yüksekliğindedir. Athena Tapınağı M.Ö. 6ncı yüzyılda burada aynı yerde yapılmıştır. Biga yarımadası ve Edremit Körfezi’ni koruması özelliği yanında, eski ihtişamı nedeniyle bu Dorik tapınak restore edilmiştir. Tapınağın kalıntılarına vuran ay ışığını seyretmek için bir süre kalıp beklenebilir ya da sabah erkenden kalkıp güneş yavaş yavaş yükselirken şehrin yukarısından Edremit Körfezi’nin şahane görüntüsü izlenebilir ve böylece bu cennet köşesinin neden seçildiği anlaşılır. Tepelerden denize doğru agoralar, bir tiyatro ve bir de Jimnasyum yer almaktadır. Akropol’un kuzey köşesinden, hepsi de 14 üncü yüzyılda Osmanlı Sultanı I. Murat zamanında yapılan bir cami, bir köprü ve bir de kale görülür. Aşağısında ufak ve sevimli bir liman bulunmaktadır.

Behramkale’nin 25 km. batısında, Gülpınar köyünde M.Ö. 2nci yüzyılda Apollon Smintheus Tapınağı’nın yapıldığı tarihi şehir Chryse yer almaktadır. Gülpınar’ın 15 km. batısında, işaretleri bulunmayan sivri kayalıklı bir sahil boyunca uzanan yolda, denize inen dik yamaçtaki hoş köy evleriyle, Babakale bulunmaktadır.

Bozcaada

Çevresi 14 mil tutan Bozcaada, önemli bir turistik merkezdir. Etrafındaki irili ufaklı adacıklarla çevrili olan ada, Çanakkale Boğazı’na 15 mil, Limni’ye 30 mil, Midilli’ye 33 mil mesafededir. Ulaşımın sağlandığı Ezine ilçesi Geyikli beldesi Yükyeri Feribot İskelesine ise 3,4 mil uzaklıktadır.

Adada Liman Koyu, Değirmenler Koyu, Poyraz Limanı, Çanak Limanı, Çapraz Limanı, Çanak Limanı, Kocatarla Limanı, Lagor Limanı, Ayana Limanı, Ayazma Koyu, Sulubahçe Koyu, Habbeli Koyu olmak üzere on iki adet cennet benzeri koyu vardır. Bu koylara Adadaki dalış merkezi tarafından koylarında dalış turları düzenlenmektedir.

Bozcaada’ya yaklaşıldığında bir Venedik kalesi dikkat çeker. Venedik, Ceneviz ve Bizanslılar döneminde kullanılan kale, Çanakkale Boğazı’nın önemi nedeniyle Fatih Sultan Mehmet döneminde esaslı bir şekilde onarılmıştır.Adanın şarabı suyu kadar boldur; bir tur atıldığında birçok bağ ve şaraphaneler görülür. Adanın batısındaki yeldeğirmenleri adanın olduğu kadan çevrenin de önemli ölçüde elektrik enerjisini sağlamaktadır.

Adada konaklamak için her talebe uygun otel ve pansiyon bulunmaktadır.

Gökçeada

Türk adalarının en büyüklerinden biri olan Gökçeada körfezlerle çevrilidir. Farklı tonlardaki çam ve zeytin ağaçları ile kaplı tepelerinde yer yer kutsal pınarlar ve manastırlar bulunmaktadır. Buraya, Çanakkale ve Kabatepe’den tarifeli, muntazam araba vapuru seferleri yapılmaktadır. Gökçeada (Kuzu limanı), Çanakkale’den izlenen rotaya göre 32 mil, Gelibolu yarımadasındaki Kabatepe limanına 14 mil, Bozcaada’ya 33 mil, Ege denizinde bulunan Yunan adalarından Limni’ye 16 mil, Semadirek adasına 14 mil uzaklıktadır. Tatlı su kaynakları bakımından dünyanın en zengin adalarından biridir. Adanın koylarına dalış turları düzenlenmektedir.

Truva

İntepe Bucağı, Tevfikiye Köyü yakınında, Çanakkale’ye 30 km. uzaklıkta, Hisarlıktadır. Arkeolojik kazılar farklı zamanlardaki yerleşim mekanlarını, şehir surlarını, ev temellerini, bir tapınak ve tiyatroyu ortaya çıkarmıştır. Tahtadan sembolik bir at eski savaşı hatırlatmaktadır. Tarihi limanı Alexandria – Troas M.Ö. 3. yüzyılda yaptırılmıştı. St. Paul burayı iki kere ziyaret etmiş, ve üçüncü misyonerlik yolculuğuna, Assos’a yine buradan başlamıştır.

Dardanos

Çanakkale’ye 11 km. uzaklıkta Kalabaklı Çayı kıyısında, Maltepe’dedir. Bu mezar anıtı, bir koridor, ön oda ve ana mezar odasında oluşmaktadır. İçinde bir çok iskeletle, altın takılar, bronz ve pişmiş topraktan gereçler, kandiller, gözyaşı şişleri, müzik araçları bulunmuştur. Mezarda Arkaik İyonik ve Roma dönemlerinden yapılar vardı.

Gülpınar

Ayvacık çevresinde kalıntıları bulunan antik eserlerden İlyada Destanı’nın birinci bölümünün geçtiği Apollon Smintheus Tapınağı, Gülpınar’da bulunmaktadır. Tapınak kalıntıları ve tapınaktan çıkan eserler buradaki müzede sergilenmektedir. Bölgede bulunan müzede Tapınağa ait rölyeflerde bu sahneleri görülebilmektedir.

Zeus Altarı

Küçükkuyu beldesine bağlı Adatepe Köyünün üst tarafında bulunan,ön tarafı diklemesine uçurum olan mağara, Zeus’un mağarası olarak bilinmektedir.

Alexandreia

Dalyan Köyündedir. M.Ö 310′da ‘Sgia’ adlı küçük bir köyün yerine kurulmuştur. Güçlü ve zengin bir ticaret merkezi olarak gelişen kent Romalılar döneminde de önemini korumuştur.

Neandria

Kayacı Köyü yakınında Çığrı Dağı’ndadır. Kenti çevreleyen surlar 3 m. Kalınlıkta ve 3200 m uzunluktadır.

Sestos

Eceabat’a 4 km. uzaklıkta,Yalova köyündedir. Akbaş Limanı’nın güneyinde kurulmuştur. Fatih Sultan Mehmet Kilitbahir Kalesi’ni yaptırırken, Sestos kalesinin taşları kullanılmıştır.

bikaç resim:

CONKBAYIRI

Sakarya ve Adapazarını Tanıyalım

Sakarya İli,Merkez İlçesi, Semerciler Mahallesi, Milli Egemenlik Caddesi, İstasyon karşısında yer alan Müze binası, bahçesi ile birlikte 1290 M2lik bir alan üzerine kurulmuştur.

1910-1915 yılları arasında dönemin Askerlik Şubesi Başkanı Binbaşı Baha Bey tarafından zemin katla birlikte üç katlı olarak yaptırılan konut, daha sonra Atatürk’ün yakın arkadaşı ve Milletvekili Hasan Cavit Bey tarafından satın alınmıştır.17 Haziran 1922 yılında Mustafa Kemal Atatürk’ün annesi ile buluştuğu ve 3 gün kaldıkları ev, 1967 yılında meydana gelen depremde büyük ölçüde hasar görmüştür. 1983 yılında sivil mimarlık örneği olarak tescil edilen konut, Kültür Bakanlığınca kamulaştırılıp,dış görünümü aslına uygun bir şekilde, içte ise tamamen değişikliğe uğratılarak betonarme olarak yeniden inşa edilmiştir. Zemin katta büro odaları ve kalorifer dairesi, 1. katta müdür odası ve 85 m2 genişliğinde bir adet sergi salonu, 2.katta da 50 kişilik bir konferans salonu bulunmaktadır.

Sakarya Müzesi ilk defa 12.01.1989 tarihinde, İl Kültür Müdürlüğü bünyesinde hizmet vermeye başlamış 07.03.1989 tarihinde şimdiki yerine taşınmıştır. Müze faaliyetlerinin yanı sıra ilimiz sınırları içerisinde bulunan arkeolojik ve etnografik eserleri toplayarak, yapılan teşhir düzenlemesi sonrasında, 21.06.1993 tarihinde halkın ziyaretine açılmıştır. 17 Ağustos 1999 tarihindeki depremde vitrinlerde ve eserlerde meydana gelen hasar nedeniyle ziyarete kapatılmıştır.Deprem sonrasında yapılan çalışmalar sonucu, 28.06.2003 tarihinde yeniden ziyarete açılmıştır.

Müzenin bahçesinde, Sakarya İli sınırları içinde bulunan Roma ve Bizans dönemlerine ait mimari parçalar, mezar taşları, sunaklar, yazıtlı taşlar, ostotek, pişmiş toprak erzak küpü ve sütün kaideleri sergilenmektedir. Müzenin sergi salonunda tarih öncesi çağlar ile Roma ve Bizans Dönemine ait bir grup arkeolojik eser ile Osmanlı ve Cumhuriyet Dönemine ait etnografik eserler sergilenmektedir.Arkeolojik eserler arasında yassı el baltaları, pişmiş toprak kaplar,koku ve gözyaşı şişeleri, madeni ve cam eserler yer almaktadır.Etnografik eserler arasında Ulu önder Atatürk’ün kullandığı eşyalar ile Osmanlı ve Cumhuriyet dönemine ait ateşli ve kesici silahlar, bakır kaplar , mühürler ve el işlemeleri teşhir edilmektedir.Sikke vitrininde, Klasik, Hellenistik, Roma,Bizans ve Osmanlı Dönemlerine ait sikkeler bulunmaktadır.

TARAKLI EVLERİ

Sakarya İli`nin en güney ucunda yer alan Taraklı, 19. YY. kalma Osmanlı Dönemi evleri ve tarihi yapılarıyla ünlü bir ilçedir. Sokak dokusu bozulmayan görünümü Taraklı Evleri`nin bulunduğu alan SİT alanı ilan edilmiş ve korumaya alınmıştır. Bu alanda 120 adet tarihi ev bulunmaktadır. Yük taşıyanların dinlenmeleri için dinlenme taşları bulunan Arnavut Kaldırımlı sokakları ve bu sokakların buram buram tarih kokan süsleri Osmanlı Evleri ile Taraklı bir kültür müzesi görünümündedir. Bu özellikleri sebebiyle son yıllarda iç turizm açısından belirgin bir canlanma görülmektedir.

Yusufbey Mahallesinde bulunan yaklaşık beş asırlık Çınar ağacı Kültür Bakanlığınca Doğal anıt olarak tescillenmiştir. 100 ila 300 yıllık evlerin süslediği Taraklı`nın Osmangazi tarafından alınışından bu yana, halk tahtadan tarak ve kaşık yapımıyla uğraşmıştır. İlçeye ismini veren tarak yapımına çoktan son verilse de, ağaç oyma el işlerine devam edilmektedir. Cumbalı, renkli evleri, doğası, tertemiz sokak ve parkları ile önemli bir iç turizm talebine sahne olan ilçe denizden 800 metre yüksekliktedir. Bu konumu Taraklı`yı, rutubetsiz, temiz havası, betona yenik düşmemiş, odun kokulu daracık sokakları ile önemli bir turistik çekim merkezi yapmaktadır. Taraklı, Adapazarı`na 70 km uzaklıktadır. Ankara`dan ise Göynük istikametinden 3 saatlik mesafededir. Ankara ve İstanbul`a ilçeden günlük otobüs seferleri vardır. Adapazarı`na ise saat başı otobüs bulunmaktadır.

Tarihi eserler

Sakarya’da arkeolojik buluntular ve tarihi eser varlığı

Sakarya İl sınırları içerisinde, bu güne kadar yapılan, birkaç yüzey araştırması ve kurtarma kazıları dışında önemli bir arkeolojik kazı çalışması gerçekleştirilememiştir. Yapılan araştırma ve incelemelerden de anlaşılacağı gibi, tespit edilebilen en eski yerleşimin Helenistik Döneme (M.Ö.330-30) kadar gittiği bilinmektedir. Eski Çağda Bitinya Krallığı (M.Ö 435-279) toprakları içerisinde kalan İlimizde, o dönemden günümüze ulaşan hiçbir buluntu ve kalıntıya rastlanmamıştır.Gerek daha önce yapılan kazılar ve gerekse, Sakarya Müzesinin kurulmasından (1989) sonra gerçekleştirilen araştırma, inceleme ve kazı çalışmaları sonucu bölgemiz arkeolojisine ışık tutabilecek nitelikte bulgular elde edilmeye başlanmıştır.

Karapürçek İlçesi Teketaban Köyü Köyiçi mevkiindeki tümülüste Sakarya Müzesi tarafından gerçekleştirilen kurtarma kazısında ahşap mezar yapısı olduğu tespit edilmiştir. Bu özellik Frig dönemi tümülüslerinin bir özelliğidir. Ancak, bu tespitin kesinlik kazanabilmesi için, bölgede bulunan diğer tümülüslerde de bilimsel kazı çalışmalarının yapılması gerekmektedir.

Adapazarı Merkez, Küçük Esence (Küçük Tersiyer) Köyünün Tepecik mevkiinde, tonozla örtülü, Dramoslu tülüsünten; Altın diadem parçaları, Gümüş eserler ve pişmiş toprak kaplar bulunmuştur. Ak Ova’nın hemen ortasında münferit bir tepe olan Şıra Tepenin (Antik Tersia şehri) kuzey doğu eteğinde bulunan bu tümülüs M.Ö. I.asra tarihlendirilmektedir. 1958 yılında açığa çıkartılan tümülüsten ele geçirilen eserler İstanbul Arkeoloji Müzesindedir. Bu tümülüsün bağlı olması gereken iskan yeri, yakınındaki Tersia şehri olmalıdır. Bitinyanın en güzel ve verimli ovası olan bu mıntıka geç antik çağda Regio Tersia ismi ile anılıyordu. Bitinya Krallığı zamanında Nikomedia’dan ( İzmit ) Doğuya Bithynion ( Bolu) ve Karadeniz kıyısındaki Hareklea’ya ( Karadeniz Ereylisi ) giden yollar buradan geçmekte idi .((1) D.Magle, Roman Rule in Asia Minor,Princeten 1950,II,s.1185.)

Tersiye tümülüsünde bulunan altın diadem parçaları ve testiler, benzer plan gösteren Akyazı’nın Küçücek Köyünde açılmış olan tümülüste bulunanların benzeridir.(2) Nezih Fıratlı “Bitinya Araştırmalarına Birkaç İlave” Belleten, XVII, 65, 1953, s.20 vd.)

Roma Döneminde, bölgemizde bir çok yerde köy yerleşimlerinin olduğu tespit edilmiştir. Merkez ,Beşevler Köyünde yapılan kazıda, Roma dönemi Lahit Mezarı içerisinden bir adet cam şişe ve sitrigilis (Sporcuların vücutlarına sürülen yağı temizlemekte kullanılan metal alet) ve pişmiş toprak şişeler elde edilmiştir. Merkez, Akarca Köyü Roma dönemi Nekropolünde (Mezarlık) İzmit müzesi tarafından gerçekleştirilen kazı çalışmalarında elde edilen buluntular İzmit Müzesindedir. Meşeli Köyü Mezarlığı kenarında yapılan kaçak kazıda açığa çıkartılan Lahit mezar Sakarya Müzesi bahçesinde teşhir edilmektedir. İkizce Osmaniye köyünde Roma dönemi mezarlığı vardır. Adliye Köyü kum ocakları mevkiinden çıkarılan ve Yücel Öner’e ait özel koleksiyonda bulunan üzeri yüksek kabartmalı mermerden yapılmış Mezar Steli Roma Dönemine aittir.Adapazarı. Merkez Maltepe Mahallesinde Roma Dönemi sandık mezarları ile daha geç döneme ait kiremit mezarlara rastlanmıştır. (Müze Arşivi)

İlimiz sınırları içerisinde bir çok tümülüs mezar bulunmaktadır. Karapürçek –Teketaban, Hendek-Sivritepe, Yağbasan, Karaçökek, Kaynarca-Topçu köyü, Kırktepeler Köyü tümülüsleri bunlardan birkaçıdır.

Pamukova İlçesi, Hayrettin Köyü, Menete mevkiinde ve Akçakaya Köyünde anıtmezar kalıntıları, Akçakaya Köyünün güney taraf eteklerinde mimari temel kalıntıları, kayaya oyularak yapılmış mezarlar, yazıtlı mezar taşarı, sunaklar ve mozaik kalıntısı tespit edilmiştir.Yine bu bölgeden bulunan ve müzemiz koleksiyonlarına katılan Roma dönemi sikkeleri vardır.
Pamukova İlçesinin değişik bölgelerinden toplanan Mezar siteleri ile Taraklı İlçesi,Hark,Hacıyakup ve Duman köyünden getirilen steller ve sunaklar Müzemiz bahçesinde teşhir edilmektedir.

Geyve İlçesi Saray Köyü, köyiçi mevkiinde, ev ve samanlıklar altında kalan, düzgün yontma taşlarla yapılmış temel kalıntıları mevcuttur. Sarayköy Camiinin avlusunda yer alan musalla taşı Roma mezar anıtının bir parçasıdır. Bozören köyünde bazı evlerin duvarlarında, yazıtlı yazıtsız mezar taşları ve sunaklara ait taşlar kullanılmıştır.

Adapazarı, Merkez, Beşköprü mevkiinde bulunan ve Bizans İmparatoru Justinianus (527-565) tarafından yaptırılan Köprü, Erken Bizans Döneminden günümüzü sağlam olarak gelebilmiş en önemli sanat yapılarından biridir. Alifuatpaşa Beldesi, II****yazıt Köprüsünün kuzey tarafındaki adacık içerisinde yıkılmış durumdaki köprü kalıntıları Bizans Dönemi özelliği göstermektedir.

Bizans döneminde bölgemizdeki en eski kale kalıntısı Paşalar Kalesidir.Bu kalenin yapımında çevreden toplanan, Roma dönemine ait bir çok mezar siteli devşirme malzeme olarak kullanılmıştır.Mekeceden başlayarak, Paşalar, Çobankale, Adliye Kalesi, Harmantepe Kalesi, Akçukur ve Seyifler Kalesi, Sakarya nehri boyunca uzanan ileri Karakol niteliğinde haberleşme ve savunma amaçlı Bizans dönemi yapılarıdır.

Bizans İmparatorluk kuvvetlerinin, doğu seferleri sırasında, toplanma ve hazırlık merkezi konumunda, stratejik öneme haiz bir yer olan Malagina’nın, Bizans ve Osmanlı kaynaklarına dayanılarak, Pamukova İlçesi Mekece veya Paşalar Köyü (Paşalar Kalesi) olduğu ifade edilmektedir.(Fahri Yıldırım, Malagina,Yüksek lisans Tezi,Eskişehir 2001)

İlimizin Osmanlı hakimiyetine geçmesinden sonra , il sınırları içerisinde yepılan ve özelliklerini kaybetmeden günümüze ulaşan önemli mimari yapılar; Geyve Elvanbey İmareti (1450), II****yazıt Köprüsü (1495) Taraklı-Yunus Paşa Camii (1517), Sapanca-Mahmudiye Köyü Hasan Fehmi Paşa Camii (1885) ve Uzunkum’daki Rahime Sultan Camii’dir (1892). Sapanca İlçesi merkezinde yer alan ve Mimar Sinan tarafından yapıldığı bilinen Rüstempaşa Camii birçok onarım geçirmiş ve orijinal özelliklerini kaybetmiştir,Hamam ise tamamen tahrip olmuştur.

TEKETABAN TÜMÜLÜSÜ


Sakarya-Karapürçek karayolunun 18. kilometresinde bulunan Teketaban Köyü, Karadağ eteklerinin ova ile birleştiği kısımda yer almaktadır. Verimli topraklara ve hafif dalgalı bir arazi yapısına sahiptir. Teketaban Köyü içerisinden geçen asfalt yol Adapazarı, Karapürçek ve Akyazı bağlantısını sağlamaktadır.

Teketaban Köyü, köy içi mevki, Hilmi Toprakçı’ya ait tarlanın tepecik kısmından toprak alınması sonucu mezar odasına rastlandığının Sakarya Müzesine haber verilmesi üzerine, Sakarya Müzesi Müdürlüğü tarafından kurtarma kazısı yapılmıştır.

Yaklaşık 40 metre çapında ve 8 metre yüksekliğinde tümülüs olduğu anlaşılan tepecikten zaman zaman köylüler tarafından toprak alınması sonucu 3/4′lük kısmının kaldırıldığı ve yine toprak alınırken mezar boşluğuna rastlandığı anlaşılmıştır. Düz bir arazi üzerinde yükselen tümülüsün orta yerinde tepe noktasından 8 metre derinlikte ve büyük bir bölümü açığa çıkmış vaziyetteki mezar boşluğunun olduğu yerde 3×3 metre ebatlarında bir alan temizlenerek mezar tabanı ve ahşap kalas izleri ortaya çıkartılmıştır.

Çürümüş ve kömürleşmiş durumdaki ahşap parçacıkları dışında herhangi bir buluntuya rastlanmamıştır. Kesitte ve tabanda görülen ahşap izdüşümlerden hareketle Mezarın ahşaptan yapıldığı, etrafına doldurulan toprağın ince ve baskılı olduğu ve bu durumda içte kalan ahşabın çürümesi sonucu yanlarda ve tabanda bıraktığı izlerin ahşabın şeklini aynen muhafaza ettiği belirlenmiştir.

Dıştan dışa ölçüleri kısmen tespit edilebilen ahşap mezar odasının doğu-batı istikametinde olduğu, 300 santimetre boyunda, 114 santimetre genişliğinde ve yaklaşık 200 santimetre yüksekliğinde ebatlara sahip bulunduğu belirlenmiştir. Semerdam çatılı mezar odasının yalnızca çatı yüksekliği 83 santimetredir. Her iki uçta mezar tabanının altına yerleştirildiği belirlenen kalasların toprakta bıraktığı izdüşümlerinin derinliği 38 santimetredir, uzunluğu ise 184 santimetredir.

Ahşap mezar odasının bulunduğu yerde herhangi bir buluntuya rastlanmamış ve Jandarma tarafından ilk müdahale esnasında yüzeyde bulunduğu ifade edilen gümüş koku kabının mezar odası dışında olması, tümülüsün tepe kısmında ve kesitte kaçak kazı izinin görülmesi mezarın daha önceden soyulduğunu göstermektedir. Ele geçirilen Gümüş koku kabı 9×7,5 santimetre ebatlarında olup, kısa silindirik boyunlu, armudi gövdeli ve düz diplidir. Omuzuna yapışık olan bileziğin üzeri boğumlu olup yer yer altın kaplama izleri mevcuttur.

Anadolu”da Trakya bölgesi ile Phrygia ve Lydia devletlerinin egemen olduğu bölgelerde pek çok tümülüse rastlanmıştır. Bu gelenek Romalılar zamanında da devam etmiştir. Teketaban tümülüsünden elde edilen bilgiler ışığında, hangi döneme ait olduğunu kesin olarak söylemek mümkün değildir. Ancak Mezar yapısında Ahşap kullanılması Phrygia tümülüslerini çağrıştırmaktadır.

TERSİYE (ESENCE) KÖYÜ TÜMÜLÜSÜ


Adapazarı’nın 14 Km. doğusunda, Küçük Tersiye (Esence) Köyünün Tepecik mevkiinde, 1958 yılında tarla sürülürken tümülüse ait mezar odasına rastlanmıştır.Ak Ova’nın (Regio Tersia) hemen hemen ortasında münferit bir tepe olan Şıra tepenin (antik Tersia şehri) kuzey tarafındadır. Tepecik mevkii ise Şıra tepenin kuzey doğu eteğinden 600m. kadar uzakta olup, Sakaryanın kolu olan Mudurnu suyuna yakındır. Ovadan 3-4 metre kadar yüksekliktedir. Mezar binası kuzey-güney istikametinde bir oda ve bunun güneyindeki bir dramostan meydana gelmektedir. Mahalli kalkerden yapılmıştır, üzeri tonoz örtülüdür. Dramosun dışa açılan ağzı taş bir levha ile kapatılmıştır. Mezar odasının şekli dikdötgendir. Odanın batı tarafında taş bir kline vardır. Ölü hediyeleri, diğer tümülüslerde de rastlandığı gibi klinenin üzerine konulmuş olarak ele geçirilmiştir. Dramosun odaya ve dışa açılan kapılarının etrafı mermer çerçevelidir.

Bu tümülüsten;bir gümüş urna,iki gümüş kupa, Mersin yapraklarından meydana gelen altın bir diademe ait parçalar, iki kulpsuz kandil, altı tane pişmiş toprak koku şişesi ve beş adet laginus tipi testi ele geçirilmiştir. Gümüş eserlerin süs ihtiva eden kısımları altın yaldızlıdır. Ele geçen eserler, kullanılan malzeme ve mimari yapısına göre; bu tümülüs M.Ö.I.asra tarihlendirilmektedir. (Nezih FIRATLI, İstanbul Arkeoloji Müzeleri Yayınları XXII,s. 22-29, İstanbul 1960)

AKYAZI KÜÇÜCEK KÖYÜ TÜMÜLÜSÜ


Tersiye Tümülüsü ile benzer özellikte olup, tonozlu mezar odası ve dramostan (geçit) oluşmaktadır.1953 yılında açılan bu tümülüste üç iskeletle birlikte, Altın diadem parçaları, pişmiş toprak kandiller, koku şişeleri ve sikke ele geçirilmiştir.Bu sikkeye göre M.S.2. asra tarihlendirilen Küçücek tümülüsünün, mezar yapısı bakımından daha erken döneme ait olabileceği anlaşılmaktadır.Tümülüslerin uzun zaman kullanılan örneklerine Anadolu’nun bazı bölgelerinde rastlanmıştır. Sikkenin, mezara sonradan yapılan gömmelerde konulmuş olabileceği, bu nedenle Tersiye Tümülüsü ile aynı döneme ait olmalıdır. (Nezih FIRATLI, “Bitinya Araştırmalarına birkaç ilave”, Belleten,XVII, 65, 1953, s.20 vd.)

BEŞEVLER KÖYÜ LAHİT MEZARI


Sakarya il merkezinin batısında, merkeze bağlı Beşevler Köyü yerleşim alanı içerisinde kalan Mustafa Yılmaz’a ait evin kuzeydoğu yanında yer alan arsa da aynı şahıs tarafından traktörle yapılan düzeltme çalışmaları esnasında tarihi bir kalıntıya rastlaması üzerine, bu alanda Lahit Mezar bulunduğu anlaşılmış ve Sakarya Müzesi uzmanları tarafından kurtarma kazısı yapılmıştır.
Kuzeybatı/güneydoğu istikametnde olan lahitin, kapakla teknenin birleştiği seviyede, kuzeybatı dar yüzünün dış tarafında iki adet pişmiş toprak şişe ele geçmiştir.Tek gömünün bulunduğu lahitte, Kafatası güneydoğu tarafta olup, ölü güneydoğu-kuzeybatı doğrultusunda boylu boyunca uzatılmıştır. Ayak ucunda bir adet cam şişe ve bunun hemen yanına da demir strigilis (hamam kaşağısı) bulunmuştur.

Açığa çıkartılan lahit yöresel kum taşından yapılmış, kolay işlenebilen bir yapıya sahiptir. Dış yüzey düzgünce yontulmuştur.Herhangi bir süsleme unsuru veya kabartma yoktur, murç izleri belirgindir. Kapak ve tekne olmak üzere iki kısımdan oluşmaktadır.

Lahit Kapağı: Uzunluğu 227cm. genişliği 76cm. yüksekliği 34cm.dir. Tekneden daha geniş olup her yönden 4-7 cm. arasında değişen dışa taşkınlık mevcuttur. Köşe akroterleri kabaca işlenmiştir.

Lahit Teknesi: Uzunluğu 217cm. genişliği 65cm. yüksekliği 58cm. iç derinliği 50 cm. cidar kalınlığı 9 cm.dir. Teknenin üst kenarlarında, kapağı oturması ve kaymaması için yiv açılmıştır.

Ele Geçen Buluntular:


Cam şişe; Yüksekliği 10cm. Genişlği 9cm.dir.Hafif yeşilimsi renkli, yuvarlak ağızlı, dışa dönük geniş ağız kenarlı, silindirik kısa boyunlu, geniş omuzlu, şişkin karınlı, içe basık dipli, omuzu ağız kenarı altına bağlayan karşılıklı çift kulpludur.

Pişmiş toprak şişe; Yüksekliği 13,8cm. Genişliği 5,7cm.dir. Açık kiremit renkli, dışa dönük yuvarlak ağız kenarlı, uzun silindirik boyunlu, yumurta gövdeli, düz diplidir. Pişmiş toprak şişe; Yüksekliği 7 cm. genişliği 6 cm.dir. Kiremit renkli, yumurta gövdeli, düz diplidir. Gövdesi çatlak, omuz kısmından yukarısı kırık ve eksiktir.

Demir Strigilis; Uzunluğu 17 cm. Genişliği 6cm.dır. Tek parça demir plakanın dövülüp bükülmesi ile orak biçiminde şekillendirilmiştir. Şerit kesitli tutamaklı içbükey gövdeli, küt uçludur. Nem ve rutubetli ortamdan dolayı oksitlenerek bir hayli tahrip olduğundan etütlük niteliktedir.(resim 4) Strigilis; Eski Roma’ da buhar banyosundan yada atletik alıştırmalardan sonra atlet ve güreşçilerin yağ ve terlerinin alınmasında, vücutlarının temizlenmesinde kullanılan, demir, tunç, gümüş, boynuz vb. gibi maddelerden yapılan orak biçiminde kıvrık hamam kaşağısıdır.

Atlet ve güreşçilerin yağ ve terlerinin alınmasında kullanılan strigilis ve cam şişenin bir arada mezar içerisinde bulunması, bu mezarın, yağlanmak suretiyle sportif faaliyet yapan bir kişiye ait olabileceğini göstermektedir. Cam şişenin benzer fromdaki örneklerini Roma dönemi I. ve II. yüzyıllarda rastlanmaktadır. Strigilis ve pişmiş toprak şişelerin Hellenstik ve Roma döneminde devamlılık arz ettiği bilinmektedir. Açığa çıkarılan lahit, yapım özellikleri ve ele geçen mezar buluntuları ışığında, bu mezar Roma dönemine ( MS.II.yy) tarihlendirilmiştir.

BEŞKÖPRÜ (Justinianus Köprüsü)

Erken Bizans Döneminin Anadolu’daki en görkemli anıtsal yapılarındandır. İmparator Justinianus tarafından İ.S.558-560 yıllarında yaptırılmıştır.Sapanca Gölü’nün Sularını Sakarya Nehrine boşaltan çark deresi ( Melas ) üzerindeki bu taş köprü, 430 metre uzunluğunda, 9.85 metre genişliğinde olup, 12 kemer gözlüdür. Batı ucunda tak izi, doğu ucunda apsisli yapı ve köprü ile ilgili tonozlu yapı kalıntıları bulunmaktadır.

Karayolları Genel Müdürlüğünce 1995 yılında onarılan köprünün taşıt trafiğine kapatılması amacıyla her iki ucuna üçer basamak yapılmıştır.

PAŞALAR KALESİ

Sakarya İli Pamukova İlçesi Paşalar Köyünün kuzey tarafında bulunan sarp bir tepe üzerine kurulmuştur.Önündeki ovaya hakim konumda olan bu kaleye Paşalar Köyünden yokuş yukarı tırmanarak,bir saatlik yaya yolculuğu sonucu çıkılabileceği gibi, Karapınar-Kadıköy-Bakacak Köyleri istikametinde giden yoldan sola ayrılarak ormanlık ve taşlık bayırdan yaya yürüyüşle de ulaşılabilir.

Kaletepe diye bilinen bu mevkinin coğrafi yapısına uygun olarak ana kaya üzerine oturtulan sur duvarları tepenin etrafını dairesel olarak çevrelemektedir.Surun 2/3’lük kısmı tamamen tahrip olmuştur.Kuzey ve kuzeybatı tarafta bulunan sur duvarları iri kesme taşlarla yapılmış,taş sıraları arasında tuğla sıraları mevcuttur.Bu duvar üzerinde bulunan Geç Roma dönemi mezar stelleri,sunak parçaları, sütun ve sütun kaideleri ile mimari parçalar devşirme malzeme olarak kullanılmıştır. Sağlam olarak günümüze ulaşabilen kısmın sur duvarı boyunca yaklaşık 9-10 metre aralıklarla yer alan üç adet üçgenimsi çıkıntı vardır.Bu çıkıntıların en kuzeyde bulunanı üzerinde içerisi beşgen şekilli odacık kalıntısı yer almakta olup,yan duvarlarının mimari yapısından üstünün tonoz veya kubbe ile kapatılmış olduğu anlaşılmaktadır.

Güney taraftaki sur duvarları ise farklı yapıdadır. Dış yüzeyleri kabaca düzeltilmiş küçük boyutlu 7-8 sıra taş duvar üzerine tuğla sıraları ile örülmüş bir sur yapısına sahiptir. Güneybatı tarafta taş duvar üzerine tuğla ile inşa edilmiş yuvarlak kemerli giriş bulunmaktadır.Güney tarafa doğru doğal eğimi bulunan kale içerisinde yer yer mimari kalıntılar, kısmen tahrip olmuş tuğla ile yapılmış kemer ve tonozlar bulunmaktadır.Bu yapıların mahiyetini tespit edebilmek için kazı yapılması gerekmektedir.Kale içerisinde defineciler tarafından yapılan çok sayıda kaçak kazı çukuru mevcuttur.Gerek sur duvarlarında ve gerekse mimari kalıntılarda kaçak define avcılarının yapmış olduğu tahribat bir haylı büyüktür.

Geyve’den Mekece’ye kadar uzanan Pomukova ve Geyve ovalarını adeta kuşbakışı gören Paşalar Kalesinin yapım tekniği ve sur duvarlarında kullanılan geç Roma dönemi mezar stelleri ile mimari parçaların devşirme malzeme olarak kullanılmış olması Bizans dönemi yapısı olduğunu göstermektedir.Kuzey ve Güney taraf sur duvarlarının farklı teknikte yapılmış olması Erken Bizans döneminde yapılan kalenin daha sonra tahrip olması sonucu Geç Bizans döneminde, yıkılan kısımların yeniden inşa edildiğini göstermektedir.

HARMANTEPE KALESİ

Sakarya İli Merkez Harmantepe Köyünün kuzeyinde kalan Harmantepe Kalesi küçük doğal bir tepecik üzerine kurulmuştur. Etrafı sulak ve bataklık alan iken her iki yanından daha sonra geçirilen kanallar sayesinde verimli tarım alanlarına dönüştürülmüştür. Kaleye ulaşabilmek için Küçük Söğütlü’den Akçakamış köyüne giden yoldan sol tarafa ayrılan tarla yoluna sapmak gerekir. Yağmurlu havalarda ulaşım biraz güç olmaktadır.

Adapazarı, Harmantepe Köyü, 2 pafta, 564 parsel üzerinde yer alan kale, Aşağı Sakarya havzasında bulunan kaleler arasında günümüze en sağlam şekliyle ulaşabilmiş kalelerden biridir. Elips şeklinde yuvarlık planlı olan kale yöresel taşlarla yapılmıştır. Sur duvarlarının kalınlığı 2 m. Yüksekliği 8-10 m. arasında değişmektedir. Ortalama 5×5 m. ebatlarında 6 adet burç bulunmaktadır. Burçların alt taraf iç kısmında, moloz taş ve kireç harçla yapılan dolgu malzemesi içerisinde bağlantıyı sağlayan ahşap kalaslar ızgara biçiminde yerleştirilmiştir. Zamanla bu kalasların çürümesi sonucu kalas yerleri yuvarlak delikler şeklinde görülmektedir. Burçların üst kısmında değişik yönlere bakan mazgal delikleri bulunmaktadır. Kalenin ana giriş kapısı güneyde olmak üzere farklı yönlerde ve değişik ebatlarda 5 adet yuvarlak kemerli girişi vardır. Kapıları içten kapatmaya yarayan ahşap sürgülerin sur duvarı içerisine doğru sürüldüğü delikler mevcuttur.Kapıların kemer kısımları burç ve sur duvarlarının bazı kısımları doğal tahribat sonucu yıkılmış olmakla beraber önemli bir bölümü korunmuş olan kale plan verebilecek durumdadır. Kale içerisi bitki ve ağaçlarla kaplıdır. Gerek mimarı gerekse taş işçiliği yönünden, bölgemizdeki diğer kalelerle benzer özellikler taşımaktadır. Bu nitelikleri ile Bizans dönemi yapısıdır.

SAKARYA MÜZESİ BİNASI

Sakarya İli,Merkez İlçesi, Semerciler Mahallesi, Milli Egemenlik Caddesi, İstasyon karşısında yer alan Müze binası, bahçesi ile birlikte 1290 M2lik bir alan üzerine kurulmuştur.

1910-1915 yılları arasında dönemin Askerlik Şubesi Başkanı Binbaşı Baha Bey tarafından zemin katla birlikte üç katlı olarak yaptırılan konut, daha sonra Atatürk’ün yakın arkadaşı ve Milletvekili Hasan Cavit Bey tarafından satın alınmıştır.17 Haziran 1922 yılında Mustafa Kemal Atatürk’ün annesi ile buluştuğu ve 3 gün kaldıkları ev, 1967 yılında meydana gelen depremde büyük ölçüde hasar görmüştür. 1983 yılında sivil mimarlık örneği olarak tescil edilen konut, Kültür Bakanlığınca kamulaştırılıp,dış görünümü aslına uygun bir şekilde, içte ise tamamen değişikliğe uğratılarak betonarme olarak yeniden inşa edilmiştir. Zemin katta büro odaları ve kalorifer dairesi, 1. katta müdür odası ve 85 m2 genişliğinde bir adet sergi salonu, 2.katta da 50 kişilik bir konferans salonu bulunmaktadır.

Sakarya Müzesi ilk defa 12.01.1989 tarihinde, İl Kültür Müdürlüğü bünyesinde hizmet vermeye başlamış 07.03.1989 tarihinde şimdiki yerine taşınmıştır. Müze faaliyetlerinin yanı sıra ilimiz sınırları içerisinde bulunan arkeolojik ve etnografik eserleri toplayarak, yapılan teşhir düzenlemesi sonrasında, 21.06.1993 tarihinde halkın ziyaretine açılmıştır. 17 Ağustos 1999 tarihindeki depremde vitrinlerde ve eserlerde meydana gelen hasar nedeniyle ziyarete kapatılmıştır.Deprem sonrasında yapılan çalışmalar sonucu, 28.06.2003 tarihinde yeniden ziyarete açılmıştır.

Müzenin bahçesinde, Sakarya İli sınırları içinde bulunan Roma ve Bizans dönemlerine ait mimari parçalar, mezar taşları, sunaklar, yazıtlı taşlar, ostotek, pişmiş toprak erzak küpü ve sütün kaideleri sergilenmektedir. Müzenin sergi salonunda tarih öncesi çağlar ile Roma ve Bizans Dönemine ait bir grup arkeolojik eser ile Osmanlı ve Cumhuriyet Dönemine ait etnografik eserler sergilenmektedir.Arkeolojik eserler arasında yassı el baltaları, pişmiş toprak kaplar,koku ve gözyaşı şişeleri, madeni ve cam eserler yer almaktadır.Etnografik eserler arasında Ulu önder Atatürk’ün kullandığı eşyalar ile Osmanlı ve Cumhuriyet dönemine ait ateşli ve kesici silahlar, bakır kaplar , mühürler ve el işlemeleri teşhir edilmektedir.Sikke vitrininde, Klasik, Hellenistik, Roma,Bizans ve Osmanlı Dönemlerine ait sikkeler bulunmaktadır.

Yayla Turizmi


Sakarya yaylaları, Marmara Bölgesi’nde yaşayan ve özellikle günlük yaşam koşullarının ağırlığından bunalanlar için alternatif bir dinlenme imkanıdır. Ulaşımın yakın ve kolay olması, günlük turları da mümkün kılmaktadır. Sakarya yaylalarının şöyle sıralamak mümkündür:

Soğucak Yaylası

900 dönüm kadar bir araziye sahip olan Soğucak Yaylası, 1100 m yüksekliğinde ve Sapanca’ya 17 km mesafededir. Sapanca – Muradiye Köyü istikametinden, Erdemli Köyü’ne gelmeden önce sağa ayrılan yolu takip ederek, 35 dakika kadar süren bir yolculukla yaylaya ulaşmak mümkündür.

En yoğun dönemi, temmuz ayının ikinci haftasına denk gelen yayla şenlikleri zamanıdır. Yöre halkı ve çevre illerden gelen vatandaşların katılımıyla tam bir panayır havasında geçen “Soğucak Yayla Şenlikleri”, bir gün sürmekte, ancak yayla daha şenliklere bir hafta kala dolmaya başlamaktadır. Şenlik süresince Sapanca Belediyesi tarafından hizmet maksatlı çadırlar, sağlık çadırı, portatif tuvalet ve lavabolar kurulmaktadır. Yaylanın ve vatandaşın güvenliği için jandarma tarafından gerekli tedbirler alınmaktadır.Yayla şenlikleri kapsamında, bisiklet ve at yarışları, karakucak güreş müsabakaları, folklor gösterileri ve sanatçıların katılımıyla halk konserleri düzenlenmektedir.

Sapanca İlçesi’nin ve Soğucak Yaylası’nın tanıtımı ve isminin duyurulması amacıyla, yaylada Türkiye Off-Road Şampiyonası’nın 4. ayağının yapılması kararlaştırılmıştır.

Bu sportif etkinliğin Soğucak Yaylası’nda yapılabilmesi için gerekli protokol TOMSFED (Türkiye Otomobil ve Motor Sporları Federasyonu), ANDOFF (Ankara Doğa ve Off-Road Klubü), Sapanca Kaymakamlığı ve Sapanca Belediyesi tarafından imza altına alınmıştır. Off-Road yarışları için çok müsait parkura sahip olan Soğucak Yaylası bu organizasyon ile adını tüm Türkiye’ye ve hatta dünyaya duyurma fırsatına kavuşacaktır.

Kırca Yaylası

Pamukova’yı 2 km geçtikten sonra, sağ taraftan Karapınar yoluna sapılmaktadır. Yayla Karapınar Köyünden 13 km uzaklıkta olup, 30 dakika mesafededir. Alifuatpaşa’ya 30-35 dakika uzaklıkta olan yayla civarında Menekşe oruç ve Menekşeolak köyleri bulunmaktadır. Her yılın Temmuz ayında yaylada şenlikler düzenlenmektedir.

Katırözü Yaylası


Yayla, Pamukova’ya bağlı Eskiyayla köyü sınırları içerisindedir. Eskiyayla köyü (1125 m yükseklikte) üzerinden Katırözü Yaylası’na varılmaktadır. Soğuk kaynak suları ve geniş piknik alanları ile eşsiz bir doğal güzelliğe sahip olan yaylanın üst yanında bulunan mağarada hava sirkülasyonu olmakta ve sarkıt dikitler bulunmaktadır.

Kirpiyan Yaylası


Geyve’den 28 km (1.5 saat) mesafede olan Kirpiyan Yaylası, Karapürçek-Güçücek’ten ise 20-22 km (1 saat) mesafededir. Taraklı istikametinde Doğantepe yol ayrımından sola dönülerek Kamışlı Köyü yolu boyunca devam edilir. Kamışlı’ya gelmeden sağa ayrılan yola sapılarak Kirpiyan yaylasının yoluna ulaşılır. Kürklü Köyü bu yol üzerindeki son köy olup buradan Kirpiyan Yaylası ve daha da ilerleyerek Karagöl Yaylası’na ulaşılabilir.

Keremali Yaylası


Akyazı’ya 17 km ve 30-35 dakika uzaklıkta olan Keremali Yaylası’nda yerleşim olup yayla evleri mevcuttur. Değişik yüksekliklerde birbirine yakın dört yayladan oluşmaktadır.

Sultanpınar Yaylası

Dokurcun yolu üzerinde olup Akyazı’ya 45 km mesafededir. Akyazı-Dokurcun istikametinde Beldibi Köyü karşısından sağa dönerek Boztepe Köyü yoluna ulaşılır. Boztepe üzerinden Güzlek Yaylası, Sultanpınarı Yaylası, Yörükyeri Yaylası, Çiçekli Yaylası ve Acelle Yaylası’na, Acelle üzerinden de Yanık Yaylası’na gidilir. Şerefiye ve Beldibi köyleri arası 1 km mesafededir. Beldibi-Sultanpınar Yaylası arası ise 16 km’dir.
Sultanpınar Yaylası orman ile çevrili geniş ve düzlük bir alana kurulmuş olup oldukça yeşil, huzur verici bir ortam sunmaktadır. Yaylada Olukbaşı Et-Mangal Tesisleri ve Sultanpınar Yayla Pansiyon faaliyet göstermekte olup, yayla evleri mevcuttur.

Acelle Yaylası

Akyazı İlçesi’nin 35-40 km güneyinde yer alır. Acelle yaylasına ulaşım stabilize yoldan her tür kara taşıtı ile yapılabilmektedir. Yaylaya üç değişik güzergahtan ulaşılabilmektedir. Birinci yol Beldibi-Boztepe-Çatalkaya üzerinden gider. İkinci yol Taşburun-Ballıkaya-Taşyatak-Hasyatak köyleri üzerinden çalışır. Üçüncü yol ise Taşburun-Ballıkaya-Taşyatak-Yanık yaylası güzergahıdır. Bu yolların üçünün de az bir kısmı asfalttır. İlçe merkezinden yaylaya ulaşma süresi yaklaşık olarak 60 dakika’dır.

Geniş yapraklı ve iğne yapraklı ağaçlardan oluşan bir bitki örtüsüne sahiptir. Ayrıca orman içlerinde orman gülü ve şimşirden oluşan bodur ağaçlarda mevcuttur. Kanlıca, kuzugöbeği gibi yer mantarları ve ağaç mantarları bulunur.

Yaylanın tam ortasından Enişte Deresi geçmektedir. Bu dere üzerinde halk tabiriyle “Büyük Deniz” denilen 60-70 m uzunluğunda 3-4 m genişliğinde, derinliği tam olarak bilinemeyen doğal yollarla kaya kütleleri arasında oluşmuş bir su birikintisi mevcuttur. Enişte Deresi’nin yatak genişliği düz alanlarda 8-10 m’yi , kayalık arazilerde ise yer yer 2 m yi bulur. Derede sazan türü pullu balıklar, kurbağa ve su kertenkeleleri mevcuttur.

Yaylada her yıl temmuz ayının son haftası, genellikle 25-26-27 Temmuz tarihlerinde şenlikler düzenlenir.Dışardan gelenlerin kalabilecekleri otel-motel, kamp türü konaklama yeri olmayan yaylada, sürekli ikamet edenlerin ahşap evleri mevcuttur. Bunun dışında şenlik boyunca 200-250 civarında çadır kurulmaktadır.

Yanık Yaylası


Acelle Yaylası’ndan 15-20 dakika mesafede olup, yayla evleri mevcuttur.

Sulucaova Yaylası


Beldibi’nden 22 km mesafede olup, ulaşım 50 dakika sürer. Halen elektriğin olmadığı yaylaya en yakın elektrik direği 2.5 km uzaklıkta olduğundan ileride bu sorunun giderilmesi yolunda küçük bir çaba yeterli olacaktır. Yaylada yerli halkın yaz-kış oturduğu yayla evleri mevcuttur.

Yörükyeri Yaylası


Dokurcun yolu üzerinde olup, Azizağa-Yörükyeri arası 20 km’dir. Yörükyeri Yaylası’na Sultanpınarı Yaylası üzerinden de ulaşılabilmektedir.

Çiçekli Yaylası


Dokurcun yolu üzerinde bulunan Çiçekli Yaylası, Denderiz’den 30 dakika mesafededir. Sultanpınarı Yaylası’ndan doğu istikametine ilerleyip, Yörükyeri Yaylası üzerinden de ulaşılabilir. Yaylada yayla evleri mevcuttur.

Akar Yaylası


Çiçekli yayla’sından yaklaşık 15-20 dakika mesafededir.

Haydarlar-Kuloğlu Yaylası


Akar yaylasına 10 dakika mesafededir.

Davlumbaz Yaylası


Haydarlar’a 10 dakika, Dokurcun’a 30 dakikalık mesafede olan yaylaya Dokurcun’dan güney istikametinde gidilerek Haydarlar Köyü üzerinden de ulaşılabilir.

Turnalı Yaylası


Dokurcun’a 40 dakikalık mesafededir.

Çiğdem Yaylası

Hendek ilçe sınırları içinde yer almaktadır. Dokurcun ve Çiğdem Yaylası arası 18 km dir. Bununla birlikte Hendek-Karadere üzerinden Dikmen ve Çiğdem Köyleri’ne, buradan da 1500 metredeki Çiğdem Yaylası’na ulaşılabilmektedir.

Yapısıyla ilgi çeken evlerin de bulunduğu yaylanın; “topukotu” olarak adlandırılan çimle kaplı geniş alanı, küçük ve hafif eğimli tepeleri ile planlı bir çevrede oldukça hoş bir manzarası vardır. Yaylada her yıl temmuz ayının ikinci haftasında yayla şenlikleri düzenlenmektedir. Şenlikte yaylada yetişen sebze, meyveler ve hayvancılık tanıtılmakta, çeşitli eğlenceler yer almaktadır. Turizmci , gezgin ve yazarlardan oluşan büyük bir jüri tarafından Türkiye’nin en güzel on yaylasından biri olarak seçilmiştir.

Dikmen Yaylası


Hendek İlçe sınırları içerisinde yer almaktadır. Hendek ve Dikmen Yaylası arası 1.5 saattir. Hendek-Karadere üzerinden Dikmen ve Çiğdem Köyleri’ne, buradan da yaylaya ulaşılabilir. Orman gülleri ile ünlü olan yaylada elektrik mevcuttur.

Karagöl Yaylası


Taraklı’nın 21 km kuzeydoğusunda Samanlı Dağları’nın uzantısı olan dağlar üzerinde yer alıp deniz seviyesinden yüksekliği 1200 metre dir. Etrafı tamamen çam, kayın, köknar ve meşe ağaçları ile kaplı olan Karagöl Yaylası, 567 hektar genişliğindeki alanıyla, bol oksijenli havası ve soğuk içme sularıyla doğal bir tedavi merkezidir.
İlkbaharda karların erimesiyle sularla kaplanan yayla, nisan ayının ikinci yarısında, sular tamamen çekildikten sonra doğa harikası bir görünüme bürünmektedir. Yaylada her hafta cuma günleri pazar kurulur ve o gün akşama kadar çeşitli şenlikler yapılır.
Tamamen ahşaptan yapılmış yayla evleri ilgi çekmekle birlikte, son zamanlarda betonarme evler de yapılmaktadır. Her yıl yurt içinden binlerce insanımız burada kamp kurup konaklamaktadır.

Hamzapınar Yaylası

Taraklı Yaylası’nın 1 km aşağısındadır. Belengerme Tepesi’nin arka yüzünde kalan Hamzapınarı içimine doyum olmayan nefis bir soğuk suya sahiptir. Taraklı İlçesi’ne gelen konukların çoğunluğu Orman İşletmesi tarafından düzenlenen halka açık piknik alanına götürülür.

Belengerme Yaylası


Taraklı İlçesi sınırları içerisinde yer alan yayla, Karagöl Yaylası sınırında Hamzapınar Yaylası bitişiğinde, Tuzla Köyü’ne 1 km mesafededir. Belengerme Tepesi’nden bakıldığında tabiat harikası Karagöl Yaylası’nın tamamı görülebilmektedir.

İnönü Yaylası


Pamukova İlçesi sınırları içerisinde yer alan yayla, özellikle hafta sonları İzmit ve İstanbul’dan gelen ziyaretçilerin kamp yapmaları için gereken ortamı sağlamaktadır. İnönü Yaylası’ndan 20 dakikalık bir yürüyüşle, orman içindeki bir patika takip edilerek daha yukarıdaki Erikli Yaylası’na varılabilir. İnönü Yaylası’ndan doğrudan Hüseyinli Köyü üzerinden Pamukova-Çilekli-Mekece yoluna da çıkılabilmektedir.

Güzlek Yaylası


Dokurcun yolu üzerinde ve Akyazı’ya 45 km mesafededir. Akyazı-Dokurcun istikametinde Beldibi Köyü karşısından sağa dönerek Boztepe Köyü yoluna ulaşılır. Boztepe üzerinden Güzlek Yaylası, Sultanpınarı Yaylası, Yörükyeri Yaylası, Çiçekli Yaylası ve Acelle Yaylası’na, Acelle üzerinden de Yanık Yaylasına gidilir. Şerefiye ve Beldibi köyleri arası 1 km mesafededir. Beldibi-Güzlek Yaylası arası ise 12 km’dir.

Her yıl mayıs ayında çevre köylerden yaylaya gelen yaylaklar burada bulunan yayla evlerinde kasım ayına kadar kalmakta, bu süre içinde yaban çileği toplayıp satmakta ve hayvancılık yapmaktadırlar.

Kayseri Hakkında Genel Bilgiler

GENEL BİLGİLERYüzölçümü: 16.917 km²

Nüfus: 1.060.432 (2000)

İl Trafik No: 38

Kayseri tarih boyunca Anadolu’nun önemli ticaret merkezlerinden biri olmuştur. Ticaretin yanı sıra, görkemli Erciyes Dağı ve gelişen kış turizmi potansiyeli ve lezzetli yemekleriyle görülmeye değer bir orta Anadolu şehridir.

İLÇELER:

Kayseri (merkez), Akkışla, Bünyan, Develi, Felahiye, Hacılar, İncesu, Kocasinan, Melikgazi, Özvatan, Pınarbaşı, Sarıoğlan, Sarız, Talas, Tomarza, Yahyalı, Yeşilhisar’dır.

Kocasinan: Büyükşehir statüsündeki ilin iki merkez ilçesinden birisidir, ilçe merkezinde; Hacı Kılıç Cami, Mimarsinan (Kurşunlu) Cami, Gıyasiye ve Şifahiye (Tıp Tarihi Müzesi) Medresesi., Sahabiye Medresesi, İlçe çevresinde ise; Kültepe-Kaniş-Karum ve Hıdırilyaz Köşkü gezilebilecek yerlerdir.

Melikgazi: Kayseri’de iki merkez ilçeden biriside Melikgazi ilçesidir. İlçe merkezinde; Kayseri Kalesi ve Surları, Ulu Cami (Cami Kebir), Gülük Cami, Hunat Hatun Külliyesi, Han Cami, Köşk ve Hatuniye Medreseleri, Döner Kümbet, Çifte Kümbet, Sırçalı Kümbet, Seyyid Burhaneddin Türbesi, Hunat, Kadı ve Seladdin Hamamları, Arkoloji, EtnoğrafZya, Atatürk Evi ve Esnaf ve Sanatkarlar Müzeleri, ilçe çevresinde ise; Gesi ve çevresinde Anadolu sivil mimarisinin en güzel örneklerini teşkil eden Kayseri Evleri ve yöreye has Kuş Evleri, Mimar Sinan’ın doğum yeri olan Ağırnas kasabasında bulunan Mimar Sinan’ın doğduğu ev, yer altı şehri ve kiliseler gezilmeye ve görülmeye değer önemli yerlerdir.

Bünyan: İl merkezine 45 km. uzaklıkta bulunan ilçe el dokuma halıları ile ünlüdür. İlçeye bağlı Karadayı köyünde bulunan Karatay ve Kayseri-Sivas karayolu üzerindeki Sultanhanı önemli eserlerdir.

Develi: İl merkezine Erciyes Dağ yolundan 45 km. uzaklıkta bulunan ilçe merkezinde; Sivas Hatun (Ulu) Cami, Dev Ali Türbesi, Seyyid Şerif Türbesi, Hızır İlyas Türbesi ve ilçeye bağlı Gümüşören köyü yakınlarında bulunan Hitit dönemine ait Fraktin Kabartması ile İmamkulu kaya kabartması gezilebilecek yerlerdir.

Talaş: İl merkezine 6 km. uzaklıkta bulunan ilçe özellikle 19. Yüzyılda Türk, Rum ve Ermenilerin birlikte yaşadığı önemli bir merkezdir.

Yeşilhisar: Kayseri’ye 69 km. uzaklıkta ve ilçemize bağlı Erdemli köyünde bulunan, Erdemli Vadi’sinde göz kamaştırıcı bir tabiat içerisinde manastır, kilise ve kaya mekanlar bulunmaktadır. İlçe sınırları içerisinde bulunan ve Kapadokya’nın bağlantısı olan Soğanlı vadisi ilçenin önemli turizm merkezleridir.

Yapmadan Sakın Dönme…

Ihlara Vadisi, Güzelyurt’u gezmeden, Eğri Minareyi görmeden,Helvadere de Alabalık – Ihlara Vadisinde Saç tavayı tatmadan,

Taşpınar Halısı almadan,

Ihlara Festivali ve Güzelyurt’ta 15 – 30 Ağustos ta düzenlenen Eski ve Yeni Gelveri Festivalini (Yörede yaşayan Yunanlıların Yöreyi ziyaretleri nedeniyle düzenlenmektedir.) izlemeden,

….Dönmeyin.