GeziyoruZ

BİZİMLE GEZMEYE VAR MISINIZ??

Hawaii***

 

Hawaii, ABD’nin eyaletlerinden birisidir. Kuzey Büyük Okyanus’da, anakaradan 3.700 kilometre uzaklıkta, bir adalar grubudur.
M.Ö. 1000 sıralarında diğer polonezya adaları tarafından işgal edilmiştir. Yaklaşık 800 yıl boyunca çeşitli kabileler buraya yerleşmiş, huzur içinde kültürlerini ve dinlerini devam ettirmişlerdir. 1778 yılında İngiliz Deniz Kaptanı James Cook, Hawaii takımadasına yelken açmış ve ilk Avrupa-Hawaii ilişkisini yaratmıştır. Yine de tarihçiler bu adaya Avrupa’dan ilk gidenin bir İspanyol olduğunu tartışırlar. Avrupa ile ilişkiler sonucu bazı krallar tüm Hawaii adalarının kontrolünü almaya çalışmışlardır. Örneğin, ünlü Kamehameha Avrupalılarla ticaret yaparak onlardan barutlu silahlar elde etmiştir. Hawaii’de bilinmeyen barut teknolojisi sayesinde Kamehameha yavaş yavaş tüm adaları işgal edebilmiştir. Ona karşı çıkan bazı kabileler, oklarla ve mıraklarla kendi ülkelerini koruyamadıklarından, çareyi yüksek uçurumlardan atlamakta bulmuşlardır. İntihar, onlar için teslim olmaktan çok daha iyi idi.

Kamehameha’nın kazandığı topraklar ancak 1893′e kadar dayanabilmiştir. Son kral olan Liliuokalani, Hawaii Reform Partisi (Reform Party of the Hawaiian Kingdom) tarafından yıkılmıştır. Son diktatörlükten sonra bir cumhuriyet kurulmuş, ve dış ülkelere kapalı olan Hawaii ticareti, dünya ekonomisine katılarak üretimini ve ticaretini büyük ölçüde geliştirmiştir. Son olarak 1898′de Amerika himayesi altına girip, 1959′da bir referandumla Amerika Birleşik Devletleri’nin 50. ve sonuncu eyaleti olmuştur.

Tüm Amerikan eyaletlerinden en güneydeki olan Hawaii, birçok açıdan diğer eyaletlere göre çok farklıdır. Tek ada eyaletidir. Volkanlardan çıkan lavdan dolayı alan olarak hep büyümektedir. Bugün bildiğimiz Hawaii, su altı volkanlarından çıkan lavların katılaşıp kayalara dönüşmesiyle oluşmuştur.

Bu takımada yaklaşık 18 küçük adacıklardan ibarettir. Fakat bunların sekizi ana adalar olarak tanımlanır. Bunlar Ni’ihau, Kaua’i, O’ahu, Moloka’i, Lāna’i, Kaho’olawe, Maui, ve Hawai’i adalarıdır. Hawai’i adası en büyüğü olduğu için ona daha çok Büyük Ada (Big Island) diye hitap ederler. Bu ismi takmalarının bir diğer nedeni ise bu adanın ismi takımadanın ismiyle aynı olmasıdır.

Bu adalar yüksek ve volkanik dağlarıyla ünlüdürler. İklimi ve volkanik toprağı bitki yetişimine çok elverişlidir. Lavların içindeki minerallerle oluşan toprak, dünyanın başka yerlerinde görülmemiş bitkilerin ve hayvanların oluşmasıni sağlamıştır.

İklim

Hawaii iklimi tipik bir tropikal iklimine benzemez. Okyanusla kaplı ve kıtalardan uzak olduğundan dolayı, sıcaklık yıl genelinde fazla değişiklik göstermez. Sıcaklık genellikle 27°C ve 16°C arasıdır. Kar fazla bulunmaz, fakat Büyük Ada’nın (Big Island’ın) Mauna Loa ve Mauna Kea dağlarının tepelerinde zaman zaman kar görülür. Hawaii’de yağışlar bol ve tahmin edilemezdir. Aynı günde bol yağışlı ve sonra güneşli bir hava görülebilir. Kaua’i adasındaki Waialeale dağı, dünyadaki en fazla yağış alan ikinci yerdir.

Her adada iki iklim bulunur. Yüksek dağlardan dolayı bulutlar adanın bir tarafında kalırken, öbür taraf fazla bulut almaz. Bu nedenle her adanın bulutlu yanı bol yağışlı ve yeşildir. Diğer taraf ise güneşli ve kuraktır. Örneğin Büyük Ada’nın (Big İsland’ın), Mauna Loa ve Mauna Kea dağları doğudan gelen bulutları bloke eder. Bundan dolayı doğudaki Hilo şehri bol yağış alırken, batıdaki Kona şehri bol güneş alır. Tüm oteller ve yüzme tesisleri güneşli Kona’dadır.

Önemli Şehirler

O’hau adasındaki Honolulu şehri Hawaii’nin başkenti ve en büyük şehiridir. Burada uzun binalar, apartmanlar, ve büyük otoyolları görülür. Bazıları bu sanayileşmeyi ve kentleşmeyi adanın doğallığını ve güzelliği suistimal ettiğini düşünür. Fakat diğer şehirlere bakıldığında doğa korunmuş ve ona özen gösterilmiştir. Bu şehirlerden en önemlilerinden bazıları Hilo, Kāne’ohe, Kailua, Pearl City, Waipahu, Kahului, Kailua-Kona, Kīhei, ve Līhu’e'dir.

Alaska**

 

Alaska, ABD’nin yüz ölçümü en büyük, nüfus yoğunluğu en az olan eyaletidir. Rusya’dan satın alınarak ABD’ye katılmıştır. Oldukça soğuk bir iklime sahiptir.

Alaska’da yaşayan Yerlilerin, günümüzden 15-40 bin yıl önce Bering Kara Köprüsü’nün geçerek Amerika kıtasına yerleşen ilk göçmenlerin soyundan geldiği sanılır.Eskimolar ve Aleutlar ise, bir olasılıkla, Alaska’ya 3-8 bin yıl önce gelen, daha yerleşik Kuzey Kutbu halklarının torunlarıdır.

Alaska’daki ilk Avrupalılar, Kodiak Adasında bulunan Three Saints (Üç Azizler) Koyuna 1784′te yerleşen Rus kürk tacirleriydi.Bölge, 1799′dan 1867′ye değin bir Rus-Amerikan şirketi tarafından yönetildi.ABD dışişleri bakanı William H. Seward, bölgenin ABD’ye satılmasını onaylayan belgeyi 1867′de imzaladı.Önemli altın kaynaklarının keşfi 1880′lerde ve 1890′larda çok sayıda Amerikalının Alaska’ya yerleşmesine neden oldu ve ABD Kongresi 1912′de Alaska Toprakları’nı kurdu.II. Dünya Savaşı sırasında Japonların bölgedeki etkinliği Alaska’da savunma tesisleri kurulmasını zorunlu kıldı.Alaska 3 Ocak 1959′da 49. eyalet olarak ABD’ye katıldı.

Washington***

 

Washington, D.C., Amerika Birleşik Devletleri’nin başkentidir. DC kısaltmasının açılımı “District of Columbia” (Kolumbiya Bölgesi)’dir. Maryland ve Virginia eyaletlerinin arasında yer alır. Kendi başına bir eyalet değildir ve hiçbir eyaletin sınırları içinde yer almaz.

Beyaz Saray, ABD Kongresi, ABD Yüksek mahkemesi, dünya ülkelerinin elçilikleri, kabine sekreterlikleri (bakanlıklar) gibi bütün federal kurumlar bu kentte yer alır.

Amerika Birleşik Devletleri’nin başkentinin her hangi bir eyaletin sınırları içinde yer almasının o eyalete çok büyük bir ayrıcalık sağlayacağı düşüncesiyle bu kent District of Columbia denilen özel statüde bir bölge olarak yaratılmıştır. Kentin belediye başkanı vardır ama valisi yoktur. Kenti kongrede temsil eden hiçbir kongre üyesi bulunmaz. Bu açıdan Washington, D.C. kenti dünyada başka örneği bulunmayan bir statüye sahiptir.

Washington, D.C. kenti bir başkent olması nedeniyle diplomatik ve siyasi açıdan büyük bir önem taşır. Dünyaca ünlü Smithsonian Institution’a bağlı 10 müze ve bir hayvanat bahçesi burada bulunur. Smithsonian’ın dışında kalan dünyaca ünlü birçok müze daha vardır. Ücretsiz olan bu müzeleri her yıl çok sayıda ziyaretçi gezer. Amerika Birleşik Devletleri’nin en saygın gazetelerinden biri olan Washington Post bu kentte yer alır. Washington, D.C. kenti siyah Amerikalıların çoğunlukta olduğu bir kenttir (nufüsun % 60′ı). Kentin nüfusu 550.000 civarındadır.

Washington, D.C. konumu itibari ile kendi başına çok dar bir alanı kapladığı için, şehir merkezinde çalışanların büyük bir çoğunluğu sırasıyla Virginia, Maryland ve Batı Virginia eyaletlerinde yaşar. Günlük araba trafiği olarak New York City’den sonra ABD’nin en yoğun olan bölgesi olan Capital Area’nın merkezi konumunda bulunmaktadır. Şehre ulaşımı kolaylaştırmak için I-495 ve I-395 yolları şehrin büyük bir kısmını dışardan dolaşırlar.

Amerika Birleşik Devletleri

Amerika Birleşik Devletleri, kısaca ABD, Kuzey Amerika kıtasında yer alan, 50 eyaletten oluşan federal bir devlettir. ABD Anayurdunun komşuları, kuzeyde Kanada ve güneyde Meksika’dır. Resmi kuruluş tarihi 4 Temmuz 1776′dır.

Amerika Birleşik Devletleri; doğuda Atlas Okyanusu’ndan batıda Büyük Okyanus’a kadar 4.500 km genişliğindedir. Kuzey sınırını Kanada, güneyini ise Meksika körfezi çevirmektedir.

Alaska ve Hawai’yi de içine alan ABD’nin 9 milyon kilometrekareden fazla yüzölçümü vardır. Alaska, Kanada’nın kuzeybatısındadır. Hawai ise, Büyük Okyanus’ta olup, kıta üzerindeki ABD’den 3.200 kilometre uzaklıktadır. Alaska 50 eyaletin içinde yüzölçümü en fazla olanıdır. Ülkenin güney tarafında bulunan Teksas ikinci gelmektedir.

Konu başlıkları

  • 1 Kuruluşu
  • 2 Fiziki Yapı
  • 3 İklim
  • 4 Siyasi yapı
  • 5 Nüfus ve etnik yapı
  • 6 Amerika’nın yönetimindeki topraklar
  • 7 Türkiye’deki Amerikan okulları  

Kuruluşu

Amerika’nın 1492′de keşfinden sonra İspanyollar, Portekizliler, Fransızlar ve İngilizler, bu kıtada toprak sahibi oldular. İngilizler, Amerika’daki topraklarını genişlettikten sonra İngiltere başta olmak üzere çeşitli ülkelerden göçmenler alıp buralara yerleştirerek koloniler kurdular. 18. yüzyıl ortalarında, bu kolonilerin sayısı 13′e yükseldi ve bu Onüç Koloni, ABD’nin temelini oluşturdu.

Amerika kıtası insanlar için yeni olanaklar ve yeni bir hayat sağladı. Daha sonra bu koloni sistemi emperyalizm politikasına dönüştü. İngiliz kolonileri Birleşik Krallık’a endüstri konusunda hizmet ediyordu, İngilizler kolonilerden vergi alıyordu.Koloniler zaman içinde İngiliz devletinden farklı bir kimlik geliştirmeye başladı. Nüfus hızla büyüyor, tarıma dayalı ekonomi gelişiyor, iş adamları ticari ataklarda bulunuyordu.Dinsel yapıda da farklılık vardı. Avrupadan gelenler tutucu bir protestanlık geliştirmişti.

Yönetimleri de İngilizlerden farklıydı.Kolonilerin her birinde (Pensilvanya dışında),iki yasama meclisi bulunuyordu. Kolonileri temsil eden alt meclisin üyeleri mal sahipleri tarafından seçiliyor, Krallığı temsil eden üst meclis üyeleri ise İngiliz Kralı’nın tarafından tayin ediliyordu. Kolonilerde yaşayanlar aynı zamanda mahkemeler kurmuştu ve İngiltere hukuk sistemini uyguluyordu.

1756-1763 yılları arasında İngiltere’nin Avusturya, Fransa ve Rusya ittifakıyla yaptığı savaşlar (Yedi Yıl Savaşları), İngiliz maliyesi üzerinde ciddi bir yük oluşturmuştu.İngiltere mali yükünü gidermek amacıyla yeni vergiler koyması, Amerika’daki kolonilerin tepkisiyle karşılaştı. Koloniler yüksek gelirler ödeyip, karşılığında hiç bir şey almamaktan rahatsızdı. Tütün ihracatına gelen ek vergiyle koloniler, 18. yüzyıl ortalarından beri kazanmaya hazır oldukları bağımsızlık mücadelesini hayatta geçirdiler.Savaşın başlarında George Washington, Thomas Jefferson tarafından kaleme alınan ve özgürlük isteklerini dile getiren Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi’ni yayınladı.

Altı yıl süren savaş sonunda, George Washington komutasındaki koloni güçleri tarafından yenilgiye uğratılan İngiltere geri çekilmiş ve 1783 yılında 13 koloninin bağımsızlığını kabul etmiştir. Bağımsızlıklarını ilan eden koloniler, içişlerinde serbest eyaletlerden oluşan ABD’yi (Amerika Birleşik Devletleri) kurmuşlardır (1787). 1789′da Anayasanın tamamlanıp onaylanmasıyla artık yeni bir ulus doğmuştu. http://www.webatesi.com

Fiziki Yapı

Amerika Birleşik Devletlerinin toprakları birbirinden farklı beş bölgeye ayrılır: Atlas Okyanusu kıyısındaki ovalar, Appalachian Dağları, içteki geniş düzlükler, batıdaki düzlükler, Büyük Okyanus kıyı sıradağları ve bunlarla deniz arasında kalan dar şerit.

Atlas Okyanusu kıyısındaki ovaların denizden yüksekliği oldukça fazladır. Güneye doğru gidildikçe genişleyen bu ovalar nüfus bakımından çok kalabalıktır.

Ovalar: İç ova, bölgenin tarıma elverişli ve tarımın yapıldığı en büyük bölgedir. Appalachian Yaylasından kayalık dağlara kadar uzanan bu bölgede dünyanın en büyük çiftlikleri bulunur. Yanlız eskiden buzlarla kaplı olan ovanın kuzeyi tarıma elverişli olmadığından pek tarım yapılmaz. Ovada Superior Gölü kıyısındaki Ozok yaylası, Güney Missouri deki ova, Hito yaylaları gibi yaylalara da rastlanır. Burada bütün suları kolları ile toplayan Mississippi Nehri bölgenin en büyük hayat kaynağıdır.

Yaylalar: Batıdaki düzlükler,yaylalar çok dağlıktır. Yükseklikler yer yer 4000 metreyi geçer. Bu dağlar Appalachian Dağlarından kopmuşlardır. Batı Okyanus kıyılarındaki kıyı dağlarına kadar uzanırlar. Dağların kuzeyinde kalan bölge ise, Amerika nın en kurak yeridir. Yer yer tam bir çöl görünümündedirler.

Dağlar: Büyük Okyanus sıra dağları Amerika nın batı kıyısı boyunca güneye doğru uzanır. Dağlar kıyıya sarp olarak inerler. Bu sebepten ovalar çok dardır. Nüfus buralarda fazladır. Doğudaki kıyı ovasından sonra en fazla nüfus bu bölgededir. Bölgedeki Sacramento ve San-Jook ın ırmaklarının akdığı vadiler, hem yerleşim hem de verim bakımından çok önemli yerlerdir.

Appalachian Dağları, zamanla pekçok değişikliğe uğramıştır. Yer yer yayla görünümündedirler. Büyük bir kısmı tarıma elverişli değildir. Şehirler daha ziyade kömür ve petrol olan bölgelerde toplanmıştır. Güneyde, Florida dan Meksika ya kadar uzanan, tarım bakımından çok zengin bir ova vardır.

İklim

ABD’de çok değişik iklimler görülür. Doğu ve batı kıyılarındaki sıradağlar, okyanusların iç kısımların iklimine tesir etmesini önlediklerinden, bu kıyı şeritleri hariç bütün ülkede kara iklimi hakimdir.

Orta kısımlar çok yüksek olduğundan, mevsimler arasında pek fazla sıcaklık farkı yoktur. Appalachian Dağları mühim bir engel meydana getirmezler. Yaz mevsiminde orta bölgelere alçak basınç hakim olmasına rağmen, okyanustan gelen nemli hava Appalachianlar tarafından engellenmediği için orta bölgeler yaz mevsiminde bol bol yağış alırlar. Batı taraflarında ise yağış daha azdır.

Atlantik Okyanusu’na kıyı olan şeridin güney kısmı nisbeten yağışlı ve ılıman olmasına rağmen, kuzeyi daha serin olup kışları pek şiddetli geçer.

Meksika körfezine bakan güney kısım açık ve düz olduğundan bu kısımlarda tropikal iklim hakimdir. Burada yazlar sıcak, kışlar ise ılımandır. Her mevsimde bol yağış görülür. Alaska kıyı şeridi, denizden etkilenen bir iklime sahip olmasına rağmen, iç kısımlarında çok şiddetli soğuklar görülür.

Siyasi yapı

Yönetim biçimi: Amerika Birleşik Devletleri 50 eyaletten meydana gelen bir federal birliktir. Ulusal hükümetin merkezi, District of Colombia’dır. Anayasa, ulusal hükümetin bünyesinin ana hatlarını tesbit eder. Yetkileri ile faaliyetlerini belirtir. Kendine has anayasa ve yetkilere sahip olan her eyalet de öteki işlerden sorumludur. Her eyalet; yönetim bakımından şehir, kasaba, nahiye ve köylere ayrılmıştır. Her eyaletin seçimle gelmiş kendi hükümetleri vardır.

Hükümet: Amerika’da hükümet, halk hükümetidir; halk tarafından kurulur. Kongre üyleri, başkan, eyalet yetkilileri, kasaba ve şehirleri yönetenler halk tarafından seçilir. Hakimler de, doğrudan doğruya halk tarafından seçilir veya seçilmiş yetkililer tarafından tayin edilir. Kamu görevlileri, görevlerini iyi yapmadıkları veya kanunları ciddi bir şekilde ihlal ettiklerinde görevden uzaklaştırılabilirler.

Anayasa, kişilerin hak ve hürriyetlerini teminat altına almaktadır. Bu hak ve hürriyetler, 1791 de anayasaya eklenen ve İnsan Hakları Beyannamesi adı verilen ilk on değişiklikte belirtilmektedir.

Anayasa, hükümetin yetkilerini üçe ayırmıştır: Başında başkan olan yürütme, Senato ve Temsilciler Meclisi olmak üzere kongrenin her iki kanadını ihtiva eden yasama ve başta yüksek mahkeme olmak üzere yargı. Anayasa, her birinin yetkisini sınırlamakta ve birinin gereğinden fazla yetki sahibi olmasını engellemektedir.

Eyalet hükümetlerinde de, sistem, federal hükümet sisteminin hemen hemen aynıdır.

Her eyalette yürütme kuvvetinin başında bir vali vardır. Eyalet hükümetleri düzeni koruma, çocuk ve gençlerin eğitimi, yol inşaatı gibi işlere bakar. Federal hükümet, milli ve milletlerarası ve birden fazla eyaleti ilgilendiren meselelerle uğraşır. Vatandaşların günlük hayatını etkileyen kanunlar, şehir ve kasabalardaki polis teşkilatı tarafından uygulanır. FBI diye bilinen Federal Soruşturma Bürosu; eyalet sınırlarını geçen suçluları, federal kanunlara aykırı hareket edenleri araştırır ve takib eder.

Federal hükümet: ABD Başkanı, genel seçimle dört yıllık bir süre için seçilir. Seçilen Başkan, sürenin sonunda bir devre daha seçilebilir. Başkanın Amerika da doğmuş ve yaşının en az otuz beş olması gerekir. Yılda 200.000 dolar üzerinde maaş ve ilaveten masrafları için de 50.000 dolar alır; fakat bunların toplamı üzerinden gelir vergisi öder. Ayrıca seyahat ve misafir ağırlama masrafı olarak vergiye tabi olmayan 100.000 dolar alır.

Başkan, Kongre tarafından onaylanmış bir kanun tasarısını veto eder veya bunu imzalamayı reddederse; Kongre nin her iki kanadı tarafından üçte iki oyla alınan bir karar bu vetoyu hükümsüz kılar ve tasarı kanunlaşır. Başkan; federal hakimleri, büyükelçileri, yüzlerce hükümet yetkilisini tayin eder. Başkanın ölümü, istifa etmesi veya kalıcı olarak sakatlanması halinde görevi seçime kadar başkan yardımcısı yürütür.

Birleşik Amerika Anayasası uyarınca, görev süresi tamamlanmamış bir Başkan, ancak görevi kötüye kullandığı iddiasının, yeterli delile dayanılarak, Temsilciler Meclisinde üyelerin üçte iki çoğunluğunun tasdik etmesi ile görevden alınabilir. Bugüne kadar yalnız bir Amerikan Başkanı görevi kötüye kullanmakla suçlanmıştır. O da 1868 de muhakeme edilerek beraat eden Andrew Jackson dır. Ancak 1974 te Başkan Richard Nixon dahil, yüksek makamda birçok yetkilinin karıştığı seçim kampanyasında kanundışı para toplama olayı mahkemeye intikal etti. Watergate olarak adlandırılan bu olayda Nixon, mahkemeye çıkmadan istifa etti ve yerine Gerard Ford geçti.

Yasama kolu olan Kongre; Senato ve Temsilciler Meclisi’nden meydana gelir. Senatörler 6 yıl, Temsilciler Meclisi üyeleri ise iki yıl için seçilirler. Senatör ve Temsilciler aday olmak istedikleri sürece tekrar seçilebilirler.

Elli eyaletin her biri, Kongre ye iki senatör gönderir. Senatonun üçte biri, her iki yılda bir seçilir. Senatör seçilmek için adayın otuz yaşını doldurması ve seçilmesinden en az dokuz yıl önce Amerikan vatandaşı olmuş bulunması şarttır.

Temsilciler Meclisinin 435 üyesi vardır. Her eyalet, kendi nüfus oranına göre belli sayıda üyeye sahiptir. Eyaletler aşağı-yukarı eşit nüfuslu seçim bölgelerine ayrılır ve her bölgenin seçmenleri Kongre ye bir temsilci üye seçerler. Bir üyenin en az yirmi beş yaşında ve en az yedi yıllık Amerikan vatandaşı olması gerekir.

Bir tasarının kanun olabilmesi için hem Senato hem de Temsilciler Meclisi tarafından tasdik edilmesi gerekir.

Dış siyaset: Ülkenin kuruluşundan beri dış siyasetin yönetiminde başlıca söz sahibi Başkan olmuştur. Bununla birlikte, yetkileri sınırsız değildir. Giriştiği taahhütlerin Kongre tarafından tasdik edilmesi gerekir.

Amerika, Birleşmiş Milletlerin Anayasası uyarınca kurulan Kuzey Atlantik Anlaşması Teşkilatı ( NATO), Amerika Devletleri Teşkilatı (OAS) gibi bölge savunma gruplarına ve barış ile gelişmeyi destekleyen diğer kuruluşlara da katılmıştır.

Nüfus ve etnik yapı

ABD’nin nufusu çok sayıda değişik unsurdan oluşmaktadır. 2006 sayımına göre nufusu 1 milyon ya da üzerinde olan 32 tane grup vardır. Nufusun çoğunluğu (%81) beyaz ve Avrupa kökenlidir. Bunu %13 ile Latin Amerika kökenliler izlemektedir. Nufusun %13′ü siyahidir. Bunlari çoğunluğu sömürgeler zamanında Afrika’da zorla getirilen insanlardan gelmektedir, ama büyük bir bölümü son yıllarda Afrika ve Karayipler’den göç etmiştir. Nufusun %4′ü Asya kökenli, %1′i ise Amerikan Yerlisi’dir.

Amerika’nın yönetimindeki topraklar

  • Karayipler denizinde 9000 kilometrekarelik bir ada olan Porto Riko, Amerika Birleşik Devletleri’ne bağlıdır. 3.410.000 nüfusu ABD vatandaşıdır. Valilerini ve yasama meclislerini kendileri seçerler.
  • Yine Karaipler denizindeki Virgin Adaları 1917 yılında Danimarka’dan satın alınmıştır. Adanın yüz bin nüfusu ABD vatandaşı olup, valilerini ve tek yasama organı olan senatoyu kendileri seçerler. Virgin Adaları’nda 346 kilometrekare yer tutan elli küçük ada vardır.
  • Panama ; kanalın iki tarafında sekiz kilometre uzunluğunda bir kara şeridi olan Panama Kanalı Bölgesi, iki ülke arasındaki antlaşmalar uyarınca, 1904′ten 1978′e kadar Amerika’nın kontrolü altındaydı. 1978′de iki ülkenin liderleri bölgenin %65′ini 31 Aralık 1989′da ve geri kalan kısmını da 2000 yılında Panama’nın kontrolüne veren yeni bir antlaşma imzaladılar.

Birleşik Devletlerin kanalın savunması ve işletilmesindeki sorumluluğu tarihte Panama’ya devredilmiştir.

Türkiye’deki Amerikan okulları

  • Özel Amerikan Robert Lisesi, İstanbul
  • Özel İzmir Amerikan Lisesi, İzmir
  • Özel Tarsus Amerikan Lisesi, Mersin
  • Özel Üsküdar Amerikan Lisesi, İstanbul

Türkiye ve ABD NATO’dan dolayı onlarca yıldır askeri alanda müttefik olarak lanse edilmekle birlikte Türkiye, pek çok alanda ABD’nin etkisi kalmıştır. Ayrıca iki ülke birçok ikili anlaşmaya da imza atmıştır.

ABD, Türkiye’nin AB sürecine açıktan destek vermiş ve AB nezdinde baskılarda bulunmuştur. Ancak ilişkiler ABD’nin Kürt politikası, PKK’ya gizlice destek verdiği iddiaları ve nihayet Irak’ı işgali nedeniyle önemli yaralar almıştır.