GeziyoruZ

BİZİMLE GEZMEYE VAR MISINIZ??

Aksaray Güzelyurt Turizm












TANITIM:

Güzelyurt, ülkemizin binlerce güzelliklerinden, bilinmeyen ya da az bilinenlerinden. Kapadokya Bölgesinin en önemli merkezlerinden Ihlara Vadisi’nin hemen üzerinde Derinkuyu’ya 40, Nevşehir’e 60 ve Aksaray’a 40 km uzaklıkta. Aksaray’dan sonra olağanüstü ilginç ve güzel doğanın içerisinde ilerleyip yanınıza tüm görkemiyle Hasan Dağı’nı alınca, 40 km’lik Güzelyurt yolu birkaç saniyede son bulur sanki. Olağanüstü duruşuyla her yere hükmeden bir kral gibi yükselen Hasandağı binlerce yıl önceki kızgınlığını püskürttüğü lavlarla atıp rahatlamış sanki, bugün artık Melendiz çayı ile sesiz bir uyum içerisinde.Doğayla insana eşsssiz bir uyuma ulaşmış. Yumuşak kayalarıyla barındırmış, toprağıyla suyuyla doyurmuş Güzelyurtluları. Binlerce yıldır değişik uygarlıkları ağırlamış Güzelyurt. Yörede bulunan çanak çömlek parçaları yaşamın paleolitik çağlarda başladığını kanıtlıyor. Daha sonra Asur ticaret Kolonileri, Hititler, Metler, Persler, Kapadokya Krallığı, Roma imparatorluğu, Bizanslılar, Selçuklular ve Osmanlılar konuk olmuş Güzelyurt’a.

Eski adı Karballa, daha sonra Gelveri olan Güzel yurt, paleolitik çağdan beri insanlara yurt olmuştur. Şu andaki ilçe önemli bir neolitik (M.Ö 6500 – 5000) yerleşim merkezi üzerine kurulmuştur. Bu bölge Eti, Hitit, Pers, Kapadokya krallığı, Eski yunan, Roma, Bizans, Selçuk ve Osmanlı medeniyetlerine beşiklik yapmıştır. Gelveri ilçesi; Yumuşak kayalı peri bacaları ile dolu bir yere kurulmuştur. Kayaların içerisinde çok eskilerden kalma bir çok kavimlerin eserlerini taşıyan oyma yapılar, mağralar, kaleler mabedler, medfenler, yer altı çarşıları, sayılayamayacak kadar çok olan küçük şirin tarihi görünümlü bir ilçedir.

Güzel yurt tarihi gelişmesini özellikle, Nenezili (bugün bekarlar) din bilgini Aziz Gregoryos Teologos’a (4 Y.Y) borçludur. Kendisine gelveri’ yi merkez olarak seçen bu aziz hristiyanlığın Anadolu’ da yayılmasını sağlamıştır. O dönemde manastır yaşantısının temelini atmıştır. İleri sürdüğü fikirler daha sonra Ortodoks mezhebini ortaya çıkarmıştır. İlçe de ve Manastır vadisin de Bizans ve Osmanlı döneminden kalma, kayalara oyulmuş elliye yakın kilise vardır. Ayrıca üç yer altı şehri ve bir kaya camii bulunmaktadır. Yarı kayadan oyma, cepheleri işlemeli Rum evleri, Kapadokya mimarisinin en güzel örneklerini teşkil etmektedir. İlçede ve yakın çevresinde bulunan tarihi eserler, Kapadokya’nın genelindeki bütün özellikleri içerirler.
1924 yılına kadar, ilçe de Rum ve Türk nüfus bir arada yaşamışlardır. Büyük Mübadele de Rumlar, Yunanistan’ nın Kastorya ve Kozan köylerinden gelen Türklere evlerini terk etmişlerdir. Günümüzde ilçe halkı geçimini genellikle tarımcılık, hayvancılık, büyük şehirlerde veya yurtdışında inşaatçılık yaparak kazanmaktadır.

Karballa Dini Okulu’nun ilk binası 1856’da köyün Rum ahalisi tarafından inşa edilmiştir. 1913’te ikinci bina eklenmiştir. Rumların gitmesinden sonra bina , ilkokul, nahiye müdürlüğü, karakol ve sinema olarak kullanılmıştır. Güzel yurt Belediyesi ve Özel idare’ye ait olan bu tarihi binalar 1985 yılında İstanbul Yıldız Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Profesörü sayın İsmet Ağar yılmaz yönetiminde otel olarak restore edilmiştir.

Karballa Oteli, şu anda Kirkit Turizm tarafından binicilik, dağ bisikleti, doğa yürüyüşü ve kültür turizmi merkezi olarak işletilmektedir.

Kilise camii: Bizans imparatoru Theodosius tarafından M.S 385 yılında GREGORİOS NAZİANZOS adına yaptırılmıştır. Başlangıçta kapalı Yunan haç şeklinde inşa edilen kiliseye çeşitli dönemlerde ilave ve restorasyonlar yapılmış; giriş kapısındaki 1896 tarihi, Narteks’in kapatılması sırasında yazılmıştır. 1924 yılından sonra çan kulesi minareye çevrilmiş, ayrıca duvarlardaki freskolar badana ile kapatılarak Cami haline getirilmiştir.

Manastır Vadisi: İlçenin aşağı kısmından başlayan vadi 4.5 km uzunluğundadır. Elli kadar kayadan oyma kilise ve manastıra sahiptir. İki buçuk saatlik hoş bir yürüyüşle vadiyi gezebilirsiniz. Kayadan oyma evleri, camiye çevrilmiş kilisesi ve kalesiyle ünlü Sivrihisar köyüne ulaşırsınız. 15 dakika sonra Kızıl kiliseye varırsınız.

Cafalar Kilisesi: 10. Y.Y’ dan kalma hala iyi durumdaki fresklerle bezenmiş bir Bizans kilisesidir. O dönemden kalma değişikliğe uğramamış en iyi örneklerden birisidir.

Yüksek kilise (Analepsis Manastırı): İçinde Bizans döneminden kalma bir şapelin bulunduğu yüksek kayanın tepesinde 19.Y.Y’da inşa edilmiştir. Çok sayıda obsidyenden yapılmış malzemenin bulunduğu kilise çevresi şüphesiz önemli bir neolitik yerleşim merkezidir. Yüksek Kilise’den Güzelyurt ve hasan dağı’nın (3268m) görünüşü nefes kesecek güzelliktedir.

Kaya Camii : Osmanlı döneminden kalma, Gelveri’de ki Müslüman Türk halkın ibadet yeridir. Kayadan oyma mihrap ve minbere sahiptir. Kaya camii’nin yanındaki eski gelveri çok güzel bir panoramik manzarayla yaklarınızın altındadır.

Kaya Camii : Mihrabı ve minberi kayadan oyma, son cemaat yeri ise tomoz örtü sistemiyle
inşa edilen bu caminin yapımına hiristiyanlarında maddi yardımda bulunduğu söylenmektedir.

Hotel Karballa : 1856 yılında Hıristiyanlar tarafından okul olarak inşa edilmiş, 1924 yılından sonra ilkokul ve jandarma Karakolu olarak kullanılmış, daha sonra Yıldız Üniversitesi tarafından restore edilmiştir
Restaurant : 1946 da ekmek fırını olarak inşa edilmiştir. 1988 yılında restore edilen fırında aşçı Yaşar Ekin, Türk mutfağının en leziz örneklerini sunmaktadır.

alıntıdır.

Aksaray Turizm Gezi Tatil


AKSARAY
GENEL BİLGİLER
Aksaray, M.Ö. 8. bin yıla kadar uzanan tarihi, günümüze kadar hüküm süren çeşitli medeniyetlere ait kültürel varlıkları, tabii güzellikleri ve ticari bir merkez olması dolayısıyla hiçbir dönemde önemini yitirmemiştir. Kapadokya’nın kapısı konumundaki Aksaray, kültürel varlıkları yanında doğal zenginlikleri ile de ziyaretçilerine değişik ve ilginç tatil olanakları sunmaktadır. Orta Anadolu Bölgesi’nde, tarihi İpek Yolu’nun önemli merkezlerinden birisi olan Aksaray, günümüzde de doğu-batı ve kuzey-güney yönleri arasında uzanan ana bağlantı yollarının kavşağında yer almaktadır. Güzelyurt’u, Ihlara Vadisi, Sultan Hanı, Eğri Minare’si, kış sporları turizm merkezi ilan edilen Hasan Dağı ve Ziga Kaplıcaları ile Anadolu’nun ortasında çekici bir merkez konumuna gelmiştir.

ÖREN YERLERİ

Aşıklı Höyük
Aksaray İli’nin 25 km. güneydoğusundaki Kızılkaya köyünde bir tarafı Melendiz Nehri’ne, diğer tarafı ise tarıma açık tarlalara bakan höyük tarıma elverişli, su kenarına yakın bir yere kurulmuştur. 1989 yılından beri arkeolojik kazılar yapılmaktadır. Aşıklı Höyük Anadolu’da Akeramik Neolitik Dönem’e (günümüzden on bin yıl önce) ait en eski “ilk köy yerleşimlerini” sergileyen önemli ören yerlerinden biridir.
Acemhöyük
Aksaray İli’nin 13 km. kuzeybatısındadır. Yeşilova Kasabası içinde yer alır. 700 x 600 m. ölçülerinde oval biçimli bir höyüktür. Aşağı şehir ile birlikte Anadolu’nun en büyük höyüklerindendir. Yapılan arkeolojik kazılardan elde edilen veriler höyüğün M.Ö. 3000 yıllarından itibaren iskân edildiğini, en parlak döneminin ise Asur Ticaret Kolonileri Çağı’nda yani M.Ö. 1800 yıllarında yaşandığını göstermektedir. Şehrin o zamanki ismi kesin olarak bilinmemekle beraber, yerli ve yabancı bilim adamları tarafından Puruşhanda olduğu sanılmaktadır. Koloni Çağı’nda höyük dışında Aşağı Şehir de yoğun bir yerleşime sahne olmuştur. Bu dönemde Anadolu’nun önemli krallıklarından birinin merkezidir. Bu dönem sonunda hem höyük hem de Aşağı Şehir terkedilmiştir. Ancak höyüğün bir bölümüne Erken Hellenistik ve Roma Dönemlerinde yeniden yerleşilmiştir. Höyüğün bütünüyle terkedilmesi ise M.S. 3. yüzyılın başlarına rastlamaktadır. 1517 yılında İran Azerbaycan’ındaki Hoy Kenti’nden gelen 3 oba, höyük eteklerine yerleşerek bugünkü Yeşilova’yı oluşturmuştur.
Kentin en parlak döneminin yaşandığı Koloni Çağına ait III. katta açığa çıkarılmış olan iki saray yapısı yalnız Acemhöyük için değil, Anadolu mimarlık tarihi açısından da önemlidir. Höyüğün güneyinde yer alan Sarıkaya sarayı; kuzeybatısındaki ise Hatipler sarayı olarak isimlendirilmiştir.
Antik Nora Şehri
Aksaray ili, merkez ilçe, Helvadere Kasabası sınırları içindedir. Hasan Dağı’nın (Argaios) eteğinde ve kral yolu üzerinde, Roma ve Bizans Döneminden kalma antik şehir kalıntıları yer almaktadır.
Manastır Vadisi
Aksaray’ın doğusunda 50 km. mesafede, tabii güzellikler beldesi Güzelyurt İlçesi sınırları içinde yer alan 4-5 km. uzunluğunda bir vadidir; döneminin özelliklerini en iyi yansıtan 28 adet kaya oyma kilisesi ve yeraltı şehirleri ile “Küçük Bir Ihlara ” görünümündedir.
Vadi boyunca yer alan Sivişli Kilise, Büyük Kilise Camii, Papaz Evi, Kalburlu Kilise, Kömürlü Kilise gibi çok sayıda kilise ve yeraltı şehri önemli kültür ve tabiat varlıklarımızdandır.

Ihlara Vadisi
Aksaray İli, Ihlara Kasabası’nda ve Hasan Dağı’nın kuzeydoğusundadır. Eski adı “Peristremma” olan 14 km. uzunluğundaki Ihlara Vadisi’ni baştan başa kat edip, 100-200 m. derinlikte bir kanyon oluşturmuş olan Melendiz Çayı önce kuzeybatıya Selimiye Kasabası’na, daha sonra ise Yaprakhisar ve Belisırma köylerinin, Ziga kaplıcasının bulunduğu geniş vadiye ve Tuz Gölü’ne yönelmektedir.
Ihlara Vadisi bir yerleşim yeri olmaktan çok bir dini merkez olarak ön plana çıkmıştır.
Dönemin din anlayışını tasvirleriyle ve mimarisiyle canlandıran, freskli veya fresksiz tek ve çift nefli kapalı veya açık Yunan haç planlı ve de şapel biçimli kayaya oyulmuş çok sayıda kilise, vadinin dik yamaçlarında sağlı sollu yer alarak ortadan akan Melendiz Çayı’nın sularıyla bütünleşmektedir.
Vadi, doğal yapısı itibarıyla IX. yy. dan itibaren keşişler ve rahipler tarafından çok uygun bir inziva ve ibadet yeri olarak, savaş döneminde ise gizlenme, korunma yeri olarak kullanılmıştır.
Bugün görülebilir durumda 14 kilise mevcuttur. Bunlardan 10 kadarı canlılığını ve renk uyumunu korumaktadır ve halen gezilebilmektedir.
Vadide yer alan kiliselerde “Hz. İsa’nın Doğumu”, “Müjde”, “Ziyaret”, “Mısır’a Kaçış”, “Son Yemek” gibi konuların işlendiği freskler bulunmaktadır.
Musular
Höyük Aksaray’ın yerleşim tarihinin Aşıklı Höyük’ten sonraki en eski örneklerinden birini oluşturan Musular Höyük, Gülağaç ilçesi Kızılkaya köyünde, Melendiz Irmağı’nın batısında yer almaktadır.
Musular’a ilk kez günümüzden 8000 yıl önce yerleşildiği saptanmıştır. Şimdiye kadar iki ana dönem tespit edilmiştir. Bunlardan ilki prehistorik terminolojide “çanak çömleksiz neolitik” olarak adlandırılan akeramik dönemdir.
Sonraki yerleşme evresi “çanak çömlekli” evreye aittir. Bu dönemde yerleşenler önceki yapı kalıntılarını düzlemiş, bunun üzerine kalınca sarımsı renkte bir toprak tabakası sermiş ve bu düzlem üzerine kendi yapılarını inşa etmişlerdir.
Yer Altı Şehirleri : İldeki yer altı şehirleri genellikle Güzelyurt ve Gülağaç ilçelerinde yoğunluk kazanmakla birlikte, gerek merkez ilçe ve gerekse Ortaköy’de de yer altı şehrine rastlamak mümkündür. Güzelyurt ilçe merkezi ve Manastır Vadisi’nde 3 adet açık yer altı şehri vardır. Gülağaç ilçesinde Saratlı Yer Altı Şehri ziyarete açılarak, aydınlatılmıştır.

Camiler, Türbeler, Kiliseler
Ulu Camii, Eğri Minare (Kızıl Minare), Tapduk Emre Türbesi (Tapduk Emre Köyü), Şeyh Hamid-i Veli (Somuncu Baba) Türbesi (Merkez), Kılıçarslan Türbesi (Merkez) : Şeyh Cemaleddin-i Aksarayi İtifakhanesi, Çilehanesi ve Mescidi Aksaray’ın en önemli cami ve türbeleridir.
Aksaray Cami, Türbe ve Kiliseleri
Ulu Cami (Karamanoğlu Cami-Merkez)
Yığma bir tepe üzerinde bulunan caminin kitabesinde, 1408-1409 yıllarında Karamanoğlu Mehmet Bey tarafından Mimar Mehmet Firuz Bey’e yaptırıldığı yazılıdır.
Tipik bir Karamanoğlu eseri olan caminin en önemli özelliği; abanozdan yapılmış, Selçuklu devri ahşap işçiliğinin şaheser bir örneği olan minberidir.
Eğri Minare (Kızıl Minare-Merkez)
Selçuklu dönemine ait olup, 1221-1236 yılları arasında yapıldığı sanılmaktadır. Kırmızı tuğladan yapıldığı için Kızıl Minare olarak anılmaktadır.
Taptuk Emre Köyü ve Türbesi (Taptuk Emre Köyü)

Aksaray ilinin kuzeyinde 20 kilometre mesafede bulunan köy, küçük Ekecik Dağı’nın eteğinde kurulmuş olup Taptuk Emre’ye ait olduğu söylenmektedir.
Dağ eteğinin en üst kısmında ise son yıllarda yeniden çevre düzenlemesi yapılan cami ve türbe bulunmaktadır. Taptuk Emre’ye ait olduğu söylenen mezar bozulmadan üst kısmına taş sanduka yapılmıştır.

Yunus Emre Türbesi (Reşadiye Köyü-Ortaköy)

Aksaray ilinin Ortaköy ilçe merkezine 20 km mesafede Reşadiye köyündedir. Türbenin bulunduğu tepe, halk tarafından ziyaret tepesi olarak bilinmektedir.

Kaya Cami (Güzelyurt)

Güzelyurt ilçe merkezindedir. XIV. yüzyıldan kalmış olduğu sanılmaktadır.

Selime Sultan Türbesi (Selime Köyü)

Selime köyünde bulunan türbe, gerek mimari, gerekse dekoratif yönden erken devir özelliklerini göstermektedir. Türbede taş ve tuğla işçiliği iç içedir. Mimari stili ve malzemeleri yönünden XIII. yüzyılın başlarına tarihlenmektedir.

Kilise Cami (Aziz Gregorius Kilisesi) (Güzelyurt)

Güzelyurt ilçe merkezindeki Hıristiyanlık dönemi eserlerinden olup, Ortodoks alemi için büyük önem taşımaktadır. M.S. 385 yılında kapalı haç planında inşa edilmiştir. Daha sonra çeşitli ilave ve tamiratlarla değişikliğe uğrayan kilisenin, çan kulesi minare haline getirilerek camiye çevrilmiştir.

Aziz Anargiros Kilisesi (Güzelyurt)

Güzelyurt ilçe merkezindedir. Kapalı haç planında olan kilise, kubbeleri ve kolonlorı dahil olmak üzere tümü kayaya oyularak yapılmıştır.
Kilise, son olarak 1884 yılında tamir görmüştür. Kubbesindeki 1887 tarihinden, fresklerinin onarımından üç yıl sonra yapıldığı anlaşılır. Günümüzde Vatikan’dan buraya gelip hacı olanlar vardır.
Aziz Anargiros’un yortu günü olan 1 Kasım günleri kilisede hastalar büyük bir tören düzenleyerek sabahlara kadar dua etmektedir.

Sivişli Kilise (Güzelyurt)

Kasaba içinde kayadan oyma bir kilisedir. Kubbede, ortada Hz. İsa ile Hz. Meryem’in, kenarlarda havarilerin portreleri yer almaktadır.

Selime Katedrali (Selime)

Kayalara oyulmuş yüksek bir yerde olan katedral içinde iki sıra halinde sütunlar mevcuttur. Bu sütunlar katedrali üç sahana ayırmıştır.

Kale Manastırı Kilisesi (Selime)

Kapadokya’daki dini kuruluşların en büyüklerindendir. Manastır VIII. ile XIV. yüzyıl veya X. yüzyıl, kilisedeki figürlü freskolar ise X. yüzyıl sonu ile XI. yüzyıl başları arasına tarihlenmektedir. İsa’nın göğe çıkışı, müjde, Meryem gibi tasvirleri vardır.

Yüksek Kilise (Merkez)

Kızlar manastırı olarak bilinen kilise, dik kayalar üstüne taş oymadır. İl merkezine yaklaşık 3 km mesafededir.
Kızıl Kilise (Sivrihisar)
Kırmızı kesme taştan yapıldığı için Kızıl Kilise adını almıştır. Kilise V.-VI. yüzyıla tarihlenmektedir.

Antik Nora Viranşehir (Helvandere Kasabası)

Aksaray’ın 30 km güneyinde Hasan Dağı’nın eteğinde kurulan kasaba, Roma ve Bizans döneminin önemli yerleşimlerindendir. Kasabada bugün bir çok kilise kalıntısı bulunmaktadır. Ayakta kalan yapılar Bizans devrine aittir. Bu kiliseler kısmen tahrip olmuşsa da çeşitli freskler halen göze çarpmaktadır.

Ağaçaltı Kilisesi (Daniel, Pantanossa-Ihlara)

Ihlara Vadisi içerisinde, vadiye giriş merdivenlerinin güney kısmındadır. Freskolarda, vahiy, ziyaret ve doğum, Mısır’a kaçış, Hz. İsa’nın vaftizi ve Hz. Meryem’in ölümü işlenmiştir. Kubbede ise, göğe çekiliş sahnesi yer alır.

Pürenli Seki Kilisesi (Ihlara)

Kayaya oyulmuş dört bölümden oluşmaktadır. Narteks zemininde mezarlar mevcuttur. Freskolar X. yüzyıl başı ile XII. yüzyıl arasına tarihlenmektedir. Peygamberlerin kehaneti, Meryem ve piskoposlar, müjde, ziyaret, çobanların tapınması gibi, İsa’nın çocukluğu ve İncil’den çeşitli sahneleri konu alan tasvirleri önemlidir.

Kokar Kilise (Ihlara)

IX. yüzyılın sonuna veya XI. yüzyılın ikinci yarısına tarihlenen freskolarındaki konular oldukça zengindir. Son yemek, çarmıha gerilme, Mesih’in defnedilişi, göğe çekilme, havarilerin görevleri gibi zaman zaman konu bütünlüğü gösteren tasvirleri ilginçtir. Kilisenin iki mezar odasındaki süslemeler, kırmızı boya ile yapılmış ilk örneklerdir.

Eğritas Kilisesi (Ihlara)

Çok büyük bir tapınak ve vadinin en eski yapılarından olduğu anlaşılan kilisenin Meryem’e ithaf edildiği, doğu duvarındaki bir kitabede belirtilmiştir. İki melek arasında oturan İsa, iki melek ve altı piskopos arasındaki Meryem, Hz. Yusuf’un rüyası, Mısır’a kaçış, vaftiz, Kudüs’e giriş gibi tasvirlerin yer aldığı fresklerin oldukça yıpranmış olmalarına karşın, boyalarının çok renkli ve canlı oluşu dikkat çekmektedir.

Sümbüllü Kilise (Ihlara)

Manastır mekanları iki kat halinde kaya kütlesine oyulmuştur. Mikail ile Cebrail arasında Meryem, İsa ve fırında üç İbrani genci ile azizlerin tasvirleri vardır.

Yılanlı Kilise (Ihlara)

Kuzeyindeki ve güneyindeki dar haç kolları, tavanı kabartma bir haçla bezeli merkez mekanı çevreler. Çarmıhta İsa, Kudüs’e giriş, Mısırlı Meryem’in gömülmesi, ziyaret gibi tasvirler vardır.

Saint Georges Kilisesi (Kırkdamaltı Kilisesi-Belisırma)

Bölgedeki en yüksek kilise olup, 1283-1295 yılları arasında yapıldığı sanılmaktadır. Kilisenin kitabesi kilisenin tüm çevresini dolanmaktadır. Kilisedeki fresklerde incilin hikaye ettiği tüm konular ile Selçuklu Sultanı II. Mesud’un resmi tasvir edilmiştir.
Bahattin Samanlığı Kilisesi (Belisırma)

Tek koridorlu bir kilisedir. Kuzey ve batı yan duvarlara oyulmuş birer hücre ile güney duvara oyulmuş üç hücre kubbesi de beşik çatı şeklindedir.

Direkli Kilise (Belisırma)

Kilisenin içindeki kapıdan keşişlerin türbelerine ve kilisedeki görevlilerin ikametgahlarına gidilmektedir. Kilise üstündeki sütunlarda ikişer sıra halinde resimler vardır. Azizlerin ve Havarilerin iki taraflarında kitabeler görülür. Bir manastır kilisesi olup XI. ve XIII. yüzyıl lara tarihlenmektedir.
Ala Kilise (Belisırma)

Köyün kuzeyinde ve vadinin doğu yamacında kayaya oyulmuş bir kilisedir. Hıristiyanlığın serbest bir hale gelmesinden sonra yapılmıştır. Cephesinin üst kısmında Havarilerin ve azizlerin resimleri yer almaktadır. Doğum, Anastasis, Kudüs’e Giriş, Mısır, Meryem’in Takdis Edilmesi gibi tasvirler yer almaktadır.

Karagedik Kilisesi (Belisırma)

Dik kayaya yaslanmış otlarla örtülü bir tepe üzerinde kurulmuştur. XI. yüzyıl Bizans üslubunda yapılmış büyük bir kilise olup, Çanlı Kiliseyi andırmaktadır
Hanlar
Alayhanı
Aksaray-Nevşehir karayolu üzerinde Alayhan köyü sınırları içerisindedir. Hanın ön ve avlu kısmı yıkılmıştır. II. Kılıçarslan döneminde Uçbeyi olan Pervane Bey tarafından yaptırıldığı tahmin edilmektedir.

Öresin Han
Aksaray-Nevşehir karayolunun 22 km.sinde, Selçuklulardan kalma bir handır. Orta kubbesi ve kapısı yıkılmıştır. Pencereleri mazgal şeklindedir. Altışar kemerli gözleri vardır.

Sultan Hanı
1228-1229 Yıllarında Alaaddin Keykubat tarafından yaptırılmıştır. Selçuklu devrinin mimari taş işçiliği ve süsleme sanatları bakımından şaheser bir örnektir. Ticari ve askeri açıdan önemli olan Konya-Aksaray yolunun emniyetini sağlamak için kurulmuştur. Yazlık, kışlık, mescid ve ahır bölümlerinden oluşan klasik Selçuklu hanları tipindedir.

Ağzıkara Han
Aksaray-Nevşehir karayolunun 15.km’sinde bulunan han, Osmanlı kaynaklarında Hoca Mesud Hanı olarak geçmektedir. Yapımı 1231 tarihinde Alaaddin Keykubat döneminde başlanmış, 1239 ‘da Gıyaseddin Keyhüsrev devrinde tamamlanmıştır. Hamamı, imareti, yazlık ve kışlık bölümleri ile tam teşekküllüdür. Hanın kapısı Selçuklu taş süsleme sanatının tüm özelliklerini gösterir.
Kaplıcalar
Ziga Kaplıcaları
Aksaray’da termal turizm denilince Ziga Kaplıcaları akla gelir. Aksaray’a 35 km. mesafede Ihlara yolu üzerindedir. Başta romatizma hastalıkları olmak üzere metabolizma bozuklukları, sindirim sistemi hastalıkları, deri hastalıkları, göz hastalıkları ve kadın hastalıkları ile nevralji, nefrit ve kırık çıkık vakalarına iyi gelmektedir.

Paşa Hamamı
Osmanlı devri eserlerindendir ve şehir merkezinde Zinciriye Medresesi yanındadır. II. Abdülhamit Seraskeri Hacı Ali Paşa tarafından yaptırılmıştır. Kadın ve erkek kısımları vardır. Dört kubbelidir. Hamam ildeki taştan yapılmış tipik ve tek Osmanlı eseridir.
NE YENİR?
Aksaray’da hububat üretiminin geniş bir alana yayılmış olması ile bundan yapılan yiyecekler, hayvancılığın gelişmiş olması dolayısı ile yemek kültürüne yansımış, bamya çorbası, çörek, şepe, erişte, kuskus, mayalı, dolma mantı, soğanlama, çiğleme,sarığıburma, höşmerim bilinen yöresel yemeklerdir. Helvadere kasabasının da alabalıkları lezzetleriyle ünlüdür.
NE ALINIR?
Türk halı dokumacılığının bugün Anadolu’da devam ettirildiği yerlerden birisi de Aksaray Taşpınar’dır. Taşpınar halılarının günümüze değin koruduğu özelliklerden bir tanesi atkı, çözgü ve düğüm iplerinin tamamen yün olmasıdır. İplerin renklendirilmesinde ise genelde doğal boya kullanılmaktadır.
Taşpınar halıları taban, kelle, çift somya, minder, namazlık, yastık, heybe ve eğerlik örtüsü adı verilen çeşitlerde dokunmuştur. Son yıllarda en çok yastık ve yen halısı denilen çift halı dokunmaktadır.
YAPMADAN DÖNME
Ihlara Vadisi, Güzelyurt’u gezmeden, Eğri Minareyi görmeden,
Helvadere de Alabalık – Ihlara Vadisinde Saç tavayı tatmadan,
Taşpınar Halısı almadan,
Ihlara Festivali ve Güzelyurt’ta 15 – 30 Ağustos ta düzenlenen Eski ve Yeni Gelveri Festivalini (Yörede yaşayan Yunanlıların Yöreyi ziyaretleri nedeniyle düzenlenmektedir.) izlemeden,
….Dönmeyin.

Yapmadan Sakın Dönme…


Ihlara Vadisi, Güzelyurt’u gezmeden, Eğri Minareyi görmeden,Helvadere de Alabalık – Ihlara Vadisinde Saç tavayı tatmadan,

Taşpınar Halısı almadan,

Ihlara Festivali ve Güzelyurt’ta 15 – 30 Ağustos ta düzenlenen Eski ve Yeni Gelveri Festivalini (Yörede yaşayan Yunanlıların Yöreyi ziyaretleri nedeniyle düzenlenmektedir.) izlemeden,

….Dönmeyin.

Aksaray’dan Ne Alınır??


Türk halı dokumacılığının bugün Anadolu’da devam ettirildiği yerlerden birisi de Aksaray Taşpınar’dır. Taşpınar halılarının günümüze değin koruduğu özelliklerden bir tanesi atkı, çözgü ve düğüm iplerinin tamamen yün olmasıdır. İplerin renklendirilmesinde ise genelde doğal boya kullanılmaktadır.Taşpınar halıları taban, kelle, çift somya, minder, namazlık, yastık, heybe ve eğerlik örtüsü adı verilen çeşitlerde dokunmuştur. Son yıllarda en çok yastık ve yen halısı denilen çift halı dokunmaktadır.

Aksaray’a Gidip de Bunları Yemen Dönmeyin


Aksaray’da hububat üretiminin geniş bir alana yayılmış olması ile bundan yapılan yiyecekler, hayvancılığın gelişmiş olması dolayısı ile yemek kültürüne yansımış, bamya çorbası, çörek, şepe, erişte, kuskus, mayalı, dolma mantı, soğanlama, çiğleme,sarığıburma, höşmerim bilinen yöresel yemeklerdir. Helvadere kasabasının da alabalıkları lezzetleriyle ünlüdür.

Aksaray’dan Yemek Tarifleri

Bamya Çorbası

Malzemeler:
250 gr. bamya,
200 gr. et,
1 adet soğan,
1 domates,
1 yemek kaşığı salça,
1 limon

Hazırlanışı: Bamya sıcak suda 15 dakika kaynatılarak, limon tuzlu su ile haşlanır. Tencere içine yağ ile bir adet soğan ve et ilave edilerek soğan kızarıncaya kadar pişirilir. Rendelenmiş domates ile bir kaşık salça ilave edilerek yemek kaynamaya bırakılır, limon ilave edilir. Hazırlanan bamya yemeğe ilave edilerek servis yapılır.

Çiğleme

Malzemeler:
500 gr. un,
2 bardak su,
250 gr. taze kaymak
tuz

Hazırlanışı: Hazırlanan un ile su hamur haline getirilir. 15 dakika dinlenen hamur merdane ile küçük yuvarlak şeklinde açılır. Arasında bir tatlı kaşığı kaymak ilave edilip kapatılır. Teflon tavada kısık ateşte çevrilerek pişirilir. Tekrar üzerine kaymak ilave edilerek servis yapılır.

Aksaray Sit Alanları Çizelgesi


TESCİL EDİLMİŞ TAŞINMAZ KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARI İLE SİT ALANLARI (AĞUSTOS 2005)

Sit Alanları

Arkeolojik Sit Alanı : 116
Kentsel Sit Alanı : 2
Doğal Sit Alanı : 8
Tarihi Sit Alanı : –

Diğer Sit Alanları

Arkeolojik ve Doğal Sit : 3
Kentsel ve Arkeolojik Sit : 2
Tarihi ve Kentsel Sit : 1

Toplam : 132

Kültür (Tekyapı Ölçeğinde) ve Tabiat Varlıkları : 456

GENEL TOPLAM : 588

Ozancık Yer Altı Şehri


 

Aksaray İli, Ortaköy İlçesi Ozancık Kasabası sınırları içerisinde yer alan Yeraltı şehri Bizans dönemi yapılarındandır.

Ersele höyüğünün güneyinde, kırk gözler mevkii yaklaşık 2,5 kilometre karelik bir alana yayılmış, mülkiyeti köy tüzel kişiliğine ait olup, halen mera işlevi görmektedir. Üst kısımda mezarlık alanı vardır. En az 7 tane girişi tespit edilmiştir. Çevresinde ve iç kısımlarda bulunan havalandırma bacalarından buranın en az 5 katlı bir yeraltı şehri olabileceği sanılmaktadır. Kapladığı alan itibarı ile çok büyük bir yerleşim alanına sahiptir. Şehrin içinde karakteristik tırhaz taşları ve mekanlar, depo odaları ve kurumuş su yolları çevresinde stilize mezar kabartmaları vardır.

Saratlı Yer Altı Şehri


 

Aksaray İli, Gülağaç ilçesi Saratlı Kasabası Aksaray İline 25 km uzaklıkta olup Aksaray-Nevşehir Karayolundan 2-3 km içeridedir.

Yer altı şehri Kasabanın güney tarafında yer almaktadır. Giriş güney taraftan yapılmaktadır. Bu girişlerin bazılarında yaklaşık birbirine yakın ölçülerde 1,5 mt. çapında yuvarlak tırhaz taşları kullanılmıştır. Bunlardan bir kısmı orijinal yuvasında olup, bir kısmı ise yerinden çıkarılmıştır. Giriş kısımların dar olması mekanlara girişi güçleştirmektedir. Odalar düzensiz dikdörtgene yakın veya yuvarlağa yakın oval biçimli olup, düzenli plan vermemektedir. Yer altı şehrini iç kısımlarına dar ve engebeli koridorla ulaşılmakta iç kısımlarda sığınıldığında kullanılan odalar ve su ihtiyacını karşılamak için açılmış, kayaya oyulmuş, görünen kısmı 8 metre derinliğinde olan kuyu yer alır. Kuyunun ağız kısmı suyu alabilmek için derin niş şeklinde açılmıştır. Kare şeklinde olan kuyu temizleyebilmek için içine inme amacına yönelik ayak basma yerleri açılmıştır. Yer altı şehri içerisinde bulunan mekanların birbirine bağlantısı dışında kapatılmış veya duvar ile örülmüş gezilemeyen çok sayıda bölümünün var olabileceğini gösteren kısımlar tespit edilmiştir.

Gözyaşı Yer Altı Şehri


Aksaray İli, Güzelyurt İlçesi Gözkayası mevkiinde yer alan Yeraltı şehri Bizans dönemi yapılarındandır.

Yer altı şehri girişi iki türlü oluşmaktadır. 1- büyük kaya bloğu üzerinden kaya merdiven basamaklarıyla (açık merdiven şeklinde) 2- zeminden düz bir giriş girişin son kısım basamakları yıkılmış durumdadır. Zemin girişi ise çeşitli kaya kopmaları sebebiyle tam olarak çözülememiştir. Yeraltı şehri 20 metre derinliktedir. sol koldan devam eden tünel koridor girişi görülmüştür. 20 metre uzunlukta 2,5 metre genişlikte ve 3 metre yükseklikteki eğimli koridorda zeminin kaygan ve çok dik olması nedeniyle ilerlemek mümkün olmamıştır.

Belediye yetkilileri burada temizlik çalışmaları yapıldığını ve 45 metrelik bir kısmının temizlendiğini belirtmişlerdir. Göz kayasının en üstünde bir yel değirmeni olduğu da söyleniyor. Tepede satıhta düzgün harabe halinde dağınık taşlara rastlanılmıştır.

Kuluk Alinin Evi-Yer Altı Şehri


Aksaray İli, Güzelyurt İlçesi Manastır Vadisi girişinde yer alan Yeraltı şehri Bizans dönemi yapılarındandır.

Gezilebilir haliyle üç katlıdır. Bir kısmı kapalıdır. Girişte genişçe bir mekandan sonra 2. bir mekana geçilir. Burada tandır duvar nişleri ve mutfak yer alır. Mutfak (niş şeklinde) duvarlarında çeşitli kullanımlar için küçük nişçikler oluşturulmuştur. 2. mekandan aşağı kata asansör bir merdivenle iniliyor. Duvarlarında kücük nişler bulunuyor. Duvar dibinde derin bir su kuyusu görülmektedir. Ayrıca wc olabilecek yapıda bir nişte dikkat çekmektedir. Bu kattan yine bir alt kata daire planlı bir asansör merdivenle iniliyor. 60/100 kesitli bir tünelden devam edildiğinde dışarıya açılan bir kapıya ulaşılıyor. Yeraltı şehri giriş mekanının hemen solundaki üst kata çıkan merdivenler kapatılmış durumda(örülü). Giriş mekanında şıra havuzu ve toplama haznesi dikkati çekmektedir.