GeziyoruZ

BİZİMLE GEZMEYE VAR MISINIZ??

Amasya Geniş Bilgi Tatil


“Amasya, eski tarihlerde Harşena adıyla bilinir. Amasya’ya hangi sıkıntı ile girilirse girilsin insanın gönlü rahatlar, huzur bulur. Her türlü sıkıntıdan uzaklaşır. Mısır gibi şöhretlidir. Nil gibi nehri vardır. Akan ırmağı hayat suyudur. Çok temiz ve çok güzel kokuludur. Seyretmeye doyum olmaz. Eski köşkleri muhteşem ve manzaralıdır.”
Kemalpaşazade (16 yy)

Tarihle Doğan Kent
Arkeolojik bulgulara göre Amasya’nın 7500 yıl öncesine (M.Ö. 5500) kadar uzanan bir geçmişi vardır. O dönemden itibaren Hititlerden Perslere, Romalılardan Osmanlılara kadar çok farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmıştır

ŞEHZADELER ŞEHRİ
Amasya, dünya tarihinde önemli roller oynamış Osmanlı padişahlarının adeta bir “staj yeri”dir. Fatih Sultan Mehmet, Yıldırım Bayezid, II. Bayezid şehzadeliklerini Amasya’da yaptıktan sonra padişah olmuşlardır. 12 Şehzadeye ev sahipliği yapan Amasya’ya bu nedenle “Şehzadeler Şehri” de denmektedir.

MUTLAKA GÖRÜLMESİ GEREKEN YERLER!

Amasya Evleri (19. yy)
Osmanlı sivil mimarisinin en güzel örneklerinden Amasya evleri kendilerine has özellikleriyle dünya çapında bir ün kazanmışlardır.

Amasya Kalesi (M.Ö. 3200)
İlk olarak Erken Tunç Çağı’nda yapılan Amasya Kalesi, daha sonra Hititlerden Osmanlılara kadar bir çok medeniyet tarafından elden geçirilmiştir.

Kral Kaya Mezarları (M.Ö. 2. yy)
Pontus krallarının yeniden doğacaklarına
inandıkları için, vücutlarını korumak amacıyla dağa oydurdukları mezarlar

Darüşşifa (1308)
Dünya’da ilk defa akıl hastalarının
müzik ve su sesiyle tedavi edildiği Darüşşifa İlhanlı Hükümdarı tarafından yaptırılmıştır.

II. Bayezid Külliyesi (1482-86) Amasya valisi Şehzade Ahmed gözetiminde, 1482-1486 yılları arasında, babası II. Bayezid adına yaptırılmıştır. Cami, medrese, imaret, şadırvan ve çeşmeden meydana gelmektedir.

Hazeranlar Konağı
(1865) Ziya Paşa’nın Amasya Mutasarrıflığı sırasında Hasan Talat Bey tarafından yaptırılmıştır. Günümüzde etnografik eserlerin sergilendiği
bir “Müze-Ev”dir

Gökmedrese (1267)
Dönemin Amasya valisi tarafından yaptırılmıştır. Türbenin üzerindeki turkuaz rengi, mavi çini ve sırlı tuğlalarından dolayı “Gökmedrese” adını almıştır

Kapı Ağası Medresesi (1488)
ve Bedesten (1483)
Kapı Ağası Medresesi, 1488 yılında Kapı Ağası Hüseyin Ağa tarafından yaptırılmıştır. Plan şeması olarak Türk mimarisinden önemli bir yer tutar.

Borabay Gölü
İl merkezine 65 km ve Taşova ilçesine 15 km mesafededir. Gölde kayık ile tur atılabilir ve etrafında yürüyüş yapılabilir. Ayrıca kamp yapmaya uygun bölümleri vardır.

Aynalı Mağara
Amasya vadisinde yer alan mağaralardan en önemlisi ve en ünlüsüdür. Mezar olarak değil de yerleşim ve ibadet amacıyla oyulmuş olması muhtemeldir

Amasya.gov.tr

AMASYA turizmi hakkında bilgiler


AMASYA
GENEL BİLGİLER
Orta Karadeniz’de, Yeşilırmak vadisi Harşena Dağı eteklerine kurulan Amasya, 7 bin yılın üzerindeki eski tarihi boyunca krallık başkentliği yapmış, bilim adamları, sanatkarlar, şairler yetiştirmiş, şehzadelerin eğitim gördüğü bir belde olmuştur.
Kurtuluş savaşının başlangıç temelleri de Amasya’da atılmıştır. Amasya, tarihi ve kültürel zenginlikleri yanı sıra, özellikle Yeşilırmak kıyısına yapılmış Yalıboyu evleri ile dikkat çekmektedir.
Dünyanın en güzel Misket elması, kirazı, şeftalisi ve bamyasının üretildiği, tarih ve doğanın birlikte bulunduğu ilginç bir antik kent görmek istiyorsanız sıcak kanlı ve misafirperver Amasya sizi bekliyor.
KonaklarHazeranlar Konağı : Yalı boyu evleri dizisindeki en güzel konak olan Hazeranlar Konağı Osmanlı döneminin en zarif sivil mimari örneklerinden birisidir. Konak Defterdar Hasan Talat Efendi tarafından kız kardeşi Hazeran Hanım adına 1872 yılında yaptırılmıştır. Diğer kapı Hatuniye Cami avlusu ile bağlantılıdır. Çift kanatlı selamlık kapısından alçak tavanlı bir mekana girilir. Dört köşede birer oda ve odaların arasında orta sofanın uzantıları eyvanlar yer alır. Batı eyvanlarını giriş kata bağlayan sade korkuluklu ahşap merdivenler işgal eder. Katlarda oturma ve yatak odaları, avlu, kahve odası, ocaklı oda, ebeveyn ve selamlık odaları ile hela sofa etrafında yer almaktadır.
Kaleler, Kaya Mezarları
Amasya Kalesi: Şehrin ve Yeşilırmağın kuzeyinde bulunan Harşane Dağı adlı dik kayalıklar üzerindedir. Kalenin Belkıs, Saray, Maydonos ve Meydan adlarına dört kapısı, kale içinde Cilanbolu adlı su kuyusu, sarnıç, zindan bulunmaktadır.
Kaleden 70 m. aşağıda Yeşilırmağa ve kral mezarlarına kadar uzanan M.Ö. III. yüzyıla ait merdivenli yer altı yolu, burç ve cami kalıntıları vardır.

Kral Kaya Mezarları: Amasya Kalesi eteklerinde düz bir duvar misali dikine uzanan kalker kayalara oyularak yapılmış olan 5 adet mezar, yapıları ve mevkileri itibariyle ilk bakışta dikkati çekmektedir.
Çevreleri oyularak ana blok kayadan tamamen ayrılmışlar ve kaya bloklarına merdivenlerle bağlanmışlardır.
Vadi içerisinde irili ufaklı toplam 18 adet kaya mezarı bulunmaktadır. Amasya’da doğan ünlü coğrafyacı Strabon’un (M.Ö. 63-M.S. 5) verdiği bilgiye göre kaya mezarları Pontus krallarına aittir.

Aynalı Mağara (Kaya Mezarı): Çevre yolunun Samsun güzergahından sağa ayrılan Ziyaret beldesi yolu üzerinde, şehir merkezine yaklaşık üç kilometre uzaklıktadır. Kral Kaya Mezarlarının en iyi işlenmiş ve tamamlanmış olanıdır.
Tonoz kısmında 6’sı sağda, 6’sı solda olmak üzere 12 havari tasviri ile kuzey ve güney duvarlarında bir takım kadınlı erkekli figürler, doğu cephesinde ise İsa, Meryem ve Yoannes’ten oluşan bir kompozisyon bulunmaktadır.

Ferhat Su Kanalı: Kentin su ihtiyacını karşılamak için Helenistik dönemde yapılmış olan su kanalı yaklaşık 75 cm. genişliğinde 18 km. uzunluğundadır. Terazi sistemine göre kanallar oyularak, tünel açılarak bazı yerlerinde duvarlar örülerek inşa edilmiştir.

Medreseler
Bimarhane (Darüşşifa): İlhanlı döneminden günümüze ulaşan tek eserdir. İlhanlı Hükümdarı Sultan Mehmet Olcaytu ve hanımı Ilduz Hatun adına 1308 yılında yaptırılmıştır. Yapının özellikle ön cephesi sanat bakımından değerlidir. Sadece Amasya Bimarhanesine mahsus bir özellik olan kapı kilit taşında diz çökmüş vaziyette insan kabartması mevcuttur. Sultan II. Bayezid Külliyesi:Sultan II. Bayezid adına 1485-86 yılında yaptırılan külliye; cami, medrese, imaret türbe ve şadırvandan oluşmaktadır. Her iki minare hizasında bulunan yaşlı çınar ağaçlarının külliye ile yaşıt olduğu tahmin edilmektedir.


Haliliye Medresesi:
Gümüşhacıköy İlçesi Gümüş Beldesi merkezinde bulunan eser, Çelebi Sultan Mehmed’in Beylerbeyi Halil Paşa tarafından 1413 de yaptırılmıştır. Kare planlı kapalı avlulu bir medresedir.

Kapı Ağa Medresesi:Sultan II. Bayezid’in Kapı Ağası Hüseyin Ağa tarafından 1488 yılında yaptırılmıştır. Ön Asya ve Selçuklu mezar anıtlarında görülen sekizgen plan şeması fonksiyon itibariyle ilk defa bu medresede tatbik edilmiştir.

Diğer Medreseler;

– Gökmedrese 1267)
– Çelebi Mehmed Medresesi (1415) Merzifon
– Büyük Ağa Medresesi (1488)
– Küçük Ağa Medresesi (1463- 1464)
– Hakala Yolpınar Köyü Kasım Bey Medresesi (1463- 1464)

Camiler
Burmalı Minare Cami, Gökmedrese Cami görülmeye değerdir.Amasya’nın diğer önemli camileri Gümüşlü Cami, Bayezid Paşa Cami, Yörgüç Paşa Cami, Sofular Abdullah Paşa Cami,Şirvanlı (Azeriler) Cami, Abide Hatun Cami ve Halifet Gazi Kümbetidir. Amasya Camileri

Gök Medrese Cami (Merkez)

Selçuklu valilerinden Torumtay’ın (1267) Amasya’da yaptırdığı
kabul edilen Gökmedrese Cami, belirli şekilde derinliğine uzanan, kubbe ve tonozlarla örtülü, üç nefli bir yapıdır. Kesme taş mimarisi, olgun nispetleri ve sade süslemeleriyle ağırbaşlı ciddi bir üsluptadır. Caminin çok uzun olan giriş bölümü medrese olarak kullanılmıştır.

Burmalı Minare Cami (Merkez)

Selçuklu Sultanı II. Gıyaseddin Keyhüsrev zamanında Vezir Ferruh ve kardeşi Haznedar Yusuf tarafından 1237-1247 yıllarında yaptırılmıştır. Girişin sol tarafındaki cepheye bitişik sekizgen biçimli klasik Selçuklu kümbeti ve sonradan eklenmiş burmalı minaresi caminin belirgin özelliklerindendir. Sultan II. Bayezıt Külliyesi (Merkez)
Sultan II. Bayezıt adına 1485-86 yılında yaptırılan külliye; cami, medrese, imaret türbe ve şadırvandan oluşmaktadır.
XV. yüzyılın son çeyreğinde yapılan, yan mekanlı (L planlı) cami mimarisinin gelişmiş son örneğidir. Caminin iki minaresi vardır. Batıda medrese, doğuda imaret ve konukevi vardır. Her iki minare hizasında bulunan yaşlı çınar ağaçlarının külliye ile yaşıt olduğu tahmin edilmektedir.

Diğer Camiler;
– Fethiye Camii (Bizans- Danişmend 11. Yy.)
– Gümüşlü Camii (1326)
– Saraçhane Camii (1372)
– Çilehane Camii (1413)
– Medreseönü Camii (1427) Merzifon (II. Murad Camii)
– Yörgüç Camii (1428)
– Yörgüç Rüstem Paşa Camii (1429) Gümüş
– Hızırpaşa Camii (1466)
– Kilari Süleyman Ağa Camii (1489)
– II. Bayezid Külliyesi (1486)
– Mehmet Paşa Camii (1486)
– Şamlar Ayas Ağa Camii (1495)
– Sofular Abdullah Paşa Camii (1502)
– Hatuniye Camii (1510)
– Pir Mehmet Çelebi Camii (15. Yy.)
– Temenna Mescidi (1567)
– Sofular Camii (15- 16. Yy.) Merzifon
– Bozacı Camii (16- 17. Yy.) Merzifon
– Merzifonlu Kara Mustafa Paşa C. (1666)
– Darphane Camii (18. Yy.) Gümüş
– Maden Camii (1800) Gümüş
– Azeriler Camii (1876- 1895)

Ahşap Camiler
– Abide Hatun Camii (1680)
– Eyüp Çelebi Camii (1725) Merzifon
– Hacı Hasan Camii (1714) Merzifon
– Çay Camii(1774)
– Eski Kışlacık Köyü Camii (1865)
– Aşağı Baraklı Camii (1870)
– Kaleköy Camii (1870)
– Yukarı Baraklı Camii (1875)
– Ziyaret Camii (19. Yy.)
– Şıhlar Köyü Camii (1924)
– Eliktekke Köyü Camii (1928)
– Müftü Camii (20. Yy.) Gümüşhacıköy
– Kızılca İstasyon Camii (1956)
Han, Hamam ve Çarşılar
Ezine Han : Amasya – Tokat Karayolunun 35. km.sinde bulunan Ezinepazar beldesi içerisinde yolun sol yanındadır. Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubad’ın hanımı Mahperi Hatun tarafından yaptırılmıştır.
Taşhan: Merzifon ilçesinde, 17. yüzyıl mimarı üslubunda dikdörtgen planla yapılmıştır.
Bedesten : Merzifon ilçesinde, dikdörtgen planlı, kubbeli dış cephelerde dükkanlarla çevrilidir.
Eski Hamam: Merzifon ilçesindedir. Kitabesine göre 1678 yılında yaptırılmıştır.

Diğer Hamamlar;
– Karsavul Hamamı (Roma)
– Yıldız Hamamı (13. Yy.)
– Arkut Bey Hamamı (13. Yy.)
– Çifte Hamam- Merzifon (1388)
– Hızırpaşa Hamamı (15. Yy.)
– Mustafa Bey Hamamı (1436)
– Kumacık Hamamı (15. Yy.)
– Çukur Hamamı (15. Yy.)
– Sinan Paşa Hamamı- Uluköy (15. Yy.)
– Kızlar Sarayı Hamamı (15. Yy.)
– Gediksaray Hamamı (15. Yy.)
– Ziyaret Hamamı (15. Yy.)
– Çayüstü Köyü Hamamı- Suluova (15. Yy.)
– Maarif Hamamı- Merzifon (16. Yy.)
– Maarif Hamamı- G. Hacıköy (16. Yy.)
– Paşa Hamamı- Merzifon (1677)
– Tuz Pazarı Hamamı- Merzifon (1677)
– Ekin Pazarı Hamamı- G. Hacıköy (1658)
– Eski Hamam- Gümüş (19. Yy.)
Kaplıcalar
Terziköy Kaplıcası ilin önemli kaplıcasıdır. Gözlek Kaplıcası, Hamamözü (Arkut Bey) Kaplıcası ve Ilısu Kaplıcası diğer kaplıcalarıdır.
Terziköy Kaplıcası
Yeri : Amasya’nın güneyinde belediye ve mücavir saha dışındadır.

Ulaşım : Amasya il merkezine 30 km. uzaklıktadır

Suyun Isısı : 37oC

PH Değeri : 6,6

Özellikleri : Bikarbonatlı, Kalsiyumlu, kısmen Karbondioksitli bir bileşime sahiptir.

Yararlanma Şekilleri : İçme ve banyo kürleri

Tedavi Ettiği Hastalıklar : Romatizma, mide ve bağırsak, böbrek ve idrar yolları, beslenme bozukluğu gibi hastalıklarda olumlu etki yapar.

Konaklama :90 yataklı bir motel tesisi mevcuttur

NE YENİR?
Amasya tarihi, köklü bir kültür düzeyi yanında ekolojik yapısı itibariyle zengin bir bitki örtüsüne, dolayısıyla da zengin mutfak kültürüne sahiptir. Yöreye özgün yemekler arasında, çatal çorba, cırıkda-cızlak (akıtma), helle çorbası, ekmekaşı (papara), kesme ibik çorbası, toyga çorbası, cilbir, bakla dolması, hengel (kıymasız mantı), pancar (pastırmalı), kabak kabuklu pilav, sirkeli ciğer, yuka tatlısı (yufka patlıcanlı pilav tatlısı), gömlek kadayıfı, halbur tatlısı, zerdali gallesi, vişneli ekmek (Amasya çöreği), sini su böreği (Amasya usulü) ve Yakasal böreği sayılabilir.

NE ALINIR?
Amasya’dan El askısı yazma, yemeni, ev yapımı kuşburnu ezmesi, pirinç ve elma alınması önerilir.

YAPMADAN DÖNME
Amasya Müzesinin Mumyalar bölümünü ve Hitit Tanrı Heykelini (Teşup) görmeden,
Yeşilırmak Yalıboyu’nda Amasya Evlerini gezmeden,
Kral Kaya Mezarlarını ziyaret etmeden,
II. Bayezid Külliyesi, Bimarhaneyi gezmeden,
Borabay gölünü görmeden,
Amasya Misket elması yemeden,
…Dönmeyin

TURİZM BAKANLIĞI SİTESİNDEN ALITI YAPILARAK DÜZENLENİLMŞTİR

Amasya Hakkında Kısa Bilgiler


 Amasya manzarası:Amasya Genel görüntü

AMASYA, Karadeniz Bölgesi’nde bir il ve bu ilin merkezi olan kenttir. Orta Karadeniz Bölümü’nde yer alır. Anadolu’nun eski yerleşim alanlarından biridir. Hititlerden başlayarak çeşitli uygarlıkların merkezi olmuştur. Kentin bilinen en eski adı, söylendiği biçimi ile günümüze kadar hiçbir değişikliğe uğramadan gelen AMASYA’dır. Eski kayıtlarda ve buluntularda AMEEİA – AMACIA – AMACCIA ismi okunmaktadır. AMASYA isminin açık bir şekilde okunduğu, Pers, Pontos ve Roma İmparatorluğu dönemlerinde ticarette kullanılan gümüş ve bronz sikkeler (paralar) üzerinde görmek mümkündür. Bazı sikkeler üzerinde AMACCIA veya AMACIA isimlerine rastlanılmaktadır. Amasya’nın fethinden önce ve sonrasında da Türkler, AMAEİA’yı (veya AMACCIA-AMACIA) kendi dillerinde söylendiği gibi AMASYA yapmışlardır. Tahminen M.Ö. 60 ve M.S 19. yıllarda Amasya’da doğduğu bilinen ve Coğrafya ilminin mucidi olarak tanınan Strabon, yazdığı ünlü Coğrafya kitabında Amasya’dan Amasseia olarak söz etmektedir.

Amasya manzarası:Yalı Boyu

COĞRAFİ YAPI

Orta Karadeniz’de, Yeşilırmak vadisi Harşena Dağı eteklerine kurulan Amasya, 7 bin yılın üzerindeki eski tarihi boyunca krallık başkentliği yapmış, bilim adamları, sanatkarlar, şairler yetiştirmiş, şehzadelerin eğitim gördüğü bir belde olmuştur. Kurtuluş savaşının başlangıç temelleri de Amasya’da atılmıştır. Amasya, tarihi ve kültürel zenginlikleri yanı sıra, özellikle Yeşilırmak kıyısına yapılmış Yalıboyu evleri ile dikkat çekmektedir. Dünyanın en güzel Misket elması, kiraz, şeftalisi ve bamyasının üretildiği, tarih ve doğanın birlikte bulunduğu ilginç bir antik kent görmek istiyorsanız sıcakkanlı ve misafirperver Amasya sizi bekliyor. ilçeleri, Amasya (merkez), Göynücek, Gümüşhacıköy, Hamamözü, Merzifon, Suluova, Taşova’dır. Göynücek, Çekerek Irmağı Vadisi’nde I kurulan ilçeye 8 km. uzaklıktaki Çekerek vadisine bakan kayalık üzerinde kurulmuş Gökçeli kalesi ilçenin önemli tarihi eseridir. Roma Döneminde garnizon olarak kullanılan Kalede 98 basamaklı merdiven ile gizli bir yol bulunmaktadır, ilçe merkezine 6 km. uzaklıkta bulunan Çamurlu köyü ilice mevkiinde çıkan kaynak suyunun böbrek taşlarına karşı tedavi edici özelliği olduğu söylenmektedir. Gümüşhacıköy, ilçe merkezindeki Bedesten, Büyük hamam, Koyun pınarı ve Kabak çeşmesi; Gümüş beldesinde yer alan Haliliye Medresesi, Yörgüç Paşa Cami, Darphane Cami, Maden Cami (Eski Kilise) ilçenin Selçuklu ve Osmanlı dönemi mimari eserleridir. Şarlayuk beldesi ise yeşilin her tonunun bulunduğu, altyapısı olan bir mesire yeridir. Hamamözü, inegöl dağlarının doğu ve kuzey eteklerinde kurulmuştur, ilçe merkezinde bulunan Arkut Bey kaplıcası yörenin önemli dinlenme ve piknik yeridir, ilçe merkezine 1km. uzaklıkta olan Kahramanlar içmesi bağırsak parazitlerine iyi geldiği bilinmektedir. Merzifon, il merkezine 49 km. uzaklıktadır. 7. yüzyıl sonlarında Merzifonlu Kara Mustafa Paşanın Sadrazam olmasıyla Merzifon köklü imar değişikliğine uğramıştır. Yapılan arkeolojik araştırma ve bulgulara göre Amasya’da ilk yerleşme M.Ö. 5500 yıllarında başlayıp Hititler, Frigler, Kimmerler, İskitler, Lidyalılar, Persler, Hellenistik – Pontuslar, Roma İmparatorluğu, Bizans, Danişmendliler, Selçuklu, İlhanlı ve Osmanlı dönemlerinde de kesintisiz olarak devam etmiştir.

Bu dönemlerin arkeolojik yerleşim yerlerine ait kalıntılar halen mevcuttur. Amasya merkezinde uygarlıklarından derin izler bırakan Pontuslar’ın (M.Ö.333 – M.Ö.26) Krallarının ölümünden sonra kayalara oymak suretiyle yaptıkları Kral Kaya Mezarları, bu gün bile ilimizin anıtsal eserleri arasında yer almaktadır. M.Ö. 26 – M.S.395 tarihleri arasında Roma egemenliğine geçen ilimiz ve çevresinde bu uygarlığa ait su kanalları, kaleler, köprüler vb. eserlerden bazıları günümüze kadar gelebilmiştir.

700 yıl Bizans egemenliğinde kalan Amasya’yı 1071 yılında Anadolu’ya giren Alparslan’ın komutanlarından Melik Ahmet Danişment Gazi 1075 yılında fethederek burada ilk Türk Egemenliğini kurmuştur. Bundan sonra Amasya’da Selçuklu egemenliği görülmektedir. Bu dönemde yaşamış olan vali ve emirler yaptırdıkları medrese, cami, türbe gibi eserlerle kentimizi Anadolu’nun en büyük kültür merkezi durumuna getirmişlerdir. Selçuklular 1243’deki Kösedağ Savaşı’nda Moğollara yenilmiştir. 1246 yılında başlayan Moğol istilasında, ilk Amasya Valiliği Seyfettin Torumtay’a verilmiştir. İran’da kurulan İlhanlılar, 1265’te Anadolu’yu hakimiyetleri altına alarak, yönetime el koymuş ve kendisine bağlamışlardır. Kentimizde yaşamış bazı İlhanlı şahsiyetlerinin mumyaları halen Amasya Müzesinde teşhir edilmektedir.

ŞEHZADELER ŞEHRİ

Amasya, Osmanlı zamanında öylesine önemsenmiş ki, yükseliş döneminde tahta geçen bütün padişahlar burada “Sancak beyiliği” (Valilik) yapmışlardır. II.Murat ve Yavuz Sultan Selim Amasya’da doğmuştur. Şehzadelerin ilk eğitim aldıkları ve devletin başına geçtikleri vakit Amasya’da valilik görevinde bulunmalarından dolayı “Şehzadeler Şehri” diye anılmıştır. II.Bayezid Abidesi “Fatihin oğlu, Yavuzun pederi Bayezid’in gençliği burada geçti. 332” Cümlelerin yer aldığı II.Bayezid Anıtı, Saraydüzü mevkiine 1916 yılında dikilmiştir.

MİLLİ MÜCADELEDE AMASYA

19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun’da başlayan Kurtuluş Savaşı’nın (Milli Mücadele)’nin ilk adımı, 12 Haziran 1919 tarihinde Mustafa Kemal’in Amasya’ya gelmesiyle devam etmiştir.

Kurtuluş mücadelesinin planları hazırlanmış, Erzurum Kongresi ve Sivas kongresi ‘nin toplanmasına burada karar verilmiş, 22 Haziran 1919 tarihinde yayınlanan “Amasya Genelgesi” ile “Milletin İstiklâlini Yine Milletin Azim ve Kararı Kurtaracaktır” denilerek Milli Mücadele burada fiiliyata geçirilmiştir. Bu itibarla, Amasya, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda da ilk önemli adımın atıldığı yer olmuştur.

|