GeziyoruZ

BİZİMLE GEZMEYE VAR MISINIZ??

Bartın Tanıyalım


BARTIN
GENEL BİLGİLER
Bartın, Batı karadeniz’de doğal güzelliği, plajları, tarihi yapıları, mağralarıyla ilgi çeken bir ildir.

Müzeler ve Örenyerleri
Amasra Müzesi

Antik Tiyatro:
Roma dönemine aittir. Amasra’da Aya Yorgi Tepesi’nin güney yamacındadır. Sahne binası ve oturma sıralarının bulunduğu bölümler tahrip olmuştur. Halen mezarlık olarak kullanılmakta olup, sadece giriş kapısına ait kalıntılar görülebilmektedir.

Roma Dönemi Kalıntıları: Halk arasında “Bedesten” olarak adlandırılan kalıntılar Amasra’ya yaklaşık 3 km. uzaklıktadır. Roma dönemine aittir. Büyük bir yapıttır. Kalıntıların, gymnasion veya Roma hamamı olabileceği de tartışılmaktadır. Geç dönemde ticari amaçlarla da kullanıldığı ve “Bedesten” adını da buradan aldığı sanılmaktadır.
Akropol: Amasra’da Bedesten’in güneybatısındadır. Surlardan çok az bir kısmı ayaktadır. Burada bulunan bazı sütunlar Amasra Müzesi’nde sergilenmektedir

Camiler ve Kiliseler
Halilbey Camii (Yukarı Cami): Bartın şehir merkezindedir. 1872 yılında Halil Bey tarafından yaptırılmıştır. Kubbesiz, dikdörtgen planlı, iki pencere ile aydınlanan kagir bir yapıdır.
İbrahimpaşa Camii (Orta Cami): yerler\ibrahimpasacami.jpg]Bartın çarşısındadır. Bosna Valisi İbrahim Paşa tarafından yaptırılmıştır. Yapım yılı bilinmemekle birlikte 150 yıllık bir geçmişe sahip olduğu tahmin edilmektedir, 1864 ve 1897 yıllarında iki yangın geçirdiği, 1898 yılında yeniden yaptırılarak 1901 yılında ibadete açıldığı bilinmektedir. 1968 yılında deprem sonrası tamir görmüştür. 12’si büyük kubbenin etrafında olmak üzere 32 pencerelidir.Kare planlı, tek kubbeli ve tek minarelidir. Ana malzeme; köşelerde blok kesme taş, diğer kısımları moloz taştır. Altında 11 adet dükkân bulunmaktadır.
Fatih Camii : 9. yüzyılda Amasra Kalesi içinde yapılmış eski bir Bizans kilisesidir. Amasra’nın fethi sırasında 1460 yılında Fatih Sultan Mehmet tarafından camiye çevrilmiştir.
İçkale Mescidi: Amasra Kalesi içinde, eski bir şapeldir. 15. yüzyılda mescide dönüştürülmüş, 1930 yılında ibadete kapatılmıştır.
9. yüzyılda çok itinalı bir tuğla-taş örgü sistemi ile yapılan şapel, 11×7 m. boyutlarındadır. Ambon tonozunda “İsa Peygamber’in Göğe Yükselişi” (Ascension) sahnesini hatırlatan izler; ambon, narteks ve duvarlarının ise, renkli ve dinsel konulu duvar resimleri (fresk) ile süslü olduğu görülmektedir. Ancak duvarlar ince bir sıva ile kapatıldığından, bu freskolar zamanla düşen sıva tabakaları altından yer yer ortaya çıkmakta ve tahribata uğradığı anlaşılmaktadır.
Aya Nikolas Kilisesi: 1319 yılında Bartın merkezinde yaptırılan ve 1936 yılından itibaren bir süre elektrik santralı olarak kullanılan bu tarihi yapı, 1955 yılında restore edilmiş olup, kültür evi olarak hizmete açılmıştır.
Diğer Tarihi Yerler
Amasra Küçüktepe Martyriumu: Uzun yıllar Roma ve Bizans yönetiminde kalan Amasra’nın, Ereğli ile birlikte Hıristiyanlığın gizlice örgütlendiği ve M.Ö. 1. yüzyıl sonları ile 2. yüzyılda bütün imparatorlukta etkisi hızla yayılan Hıristiyanlığın hayli taraftar bulduğu ilk yerlerden olduğu söylenmekte, 9. yüzyılda Kırım ile ilişkisi bulunan etkin bir başpiskoposluk merkezi olduğu bilinmektedir.
Yeraltı Çarşısı: Amasra’da bulunan ve Roma dönemine ait olduğu sanılan çarşının en önemli bölümü Tomaşkuyusu mevkiindedir. Bedestendeki yapı tekniklerinin aynen uygulandığı 17 m’lik bir ana galeri ile buraya açılan yaklaşık 50 odadan oluşmaktadır. Güneye ve batıya doğru gidildikçe antik şehir alanlarında yer yer geniş kanalizasyonlara ve kanalizasyon bacalarına rastlanır.
Hisarkale Mahzeni: Kurucaşile’de, tarihi Kromna kentinin merkezi olan Tekkeönü köyünün Hisarkale mevkiindedir. Tekkeönü Kalesi’ne ait kalıntılarla bütünleşen ve kale içinden denize kadar uzanan bir dehliz ile 7 adet kaya kuyusundan oluşmaktadır. Dönemi bilinmemekle birlikte kuyuların, Kromna halkınca savaşta erzaklarını saklamak için kullanıldığı, dehlizin gerektiğinde kaleden denize kaçış dehlizi olduğu ve denize açılan kapısının liman yapımı sırasında doldurulduğu söylenmektedir.

NE ALINIR?
Bartın’da el dokuma ürünleri, özellikle tel kırma yazmaları ve ahşap baskı yazmaları ülke çapında ün yapmıştır. Amasra ilçesi ahşap ve dokuma hediyelik eşya yönünden çok gelişmiştir. Kurucaşile, ülkede en özenli gulet yapım yeri olarak bilinir.
NE YENİR?
Bartın yemekleri etli, sebzeli, sütlü, hamur işli ve zeytinyağlı yemekler ile pilav, çorba ve tatlı çeşitlerinden oluşur. Dikkati çeken başka bir husus ise aynı türe ait yiyeceklerden pek çok çeşidin olmasıdır. Örneğin, ondan fazla dolma ve pilav çeşidine rastlanır. Bartın mutfağı ile ilgili yapılan araştırmalarda, yüzden fazla çeşide rastlanmıştır ve bu durum açıkça yöre mutfağının zenginliğini ortaya koymaktadır
YAPMADAN DÖNME
Amasra’da balık ve salata yemeden
Bozköy ve Çakraz’da denize girmeden
Doğa yürüyüşlerine katılmadan.
Özgün bir Bartın evi görmeden,
Bartın Çilek Festivali Kültür ve Turizm Etkinliklerini görmeden,

…..Dönmeyin.

Gürcüoluk Mağarası


 

Yeri: Bartın, Amasra İlçesi Bartın’a 32 km. uzaklıkta, Amasra ilçesi, Karakaçak köyünün Ovacık mahallesindedir. Çakraz-Bozköy virajında güneye dönen yolu takiben, Karakaçak köyünün Konuklar mahallesini geçtikten sonra, Ovacık mahallesi üzerinden yine güneye doğru, bazen
orman içi, bazen de patika yollarda 3-4 km. yürümek gerekmektedir.
Özellikleri: Gürcüoluk Mağarası, üçgen şeklindeki ana girişten sonra, 2-3 m. yüksekliğinde, 3-4 m. genişliğinde ve 4-5 m. uzunluğunda meyilli bir ara oda çevresindeki yaklaşık 15-20 odadan oluşmaktadır. İlk oda takriben 6 x 7 m. ölçülerinde, dikit ve sarkıtlarıyla rengarenk bir dünyadır. Burasının doğu, kuzey ve kuzeydoğu yönlerinde yer alan irili ufaklı odalarda yine dikit ve sarkıtlarla bezenmiştir. Bu odalardan birinden üst kattaki odalara geçilebildiği gibi, bir diğerinden ancak bir insanın sığabileceği büyüklükteki bir dehlizle yeryüzüne çıkmak mümkündür. Mağarada sıcaklık hayli düşük olup, gezi sırasında solunum güçlüğü çekilmesi, karbondioksit miktarının fazlalığından kaynaklanmakta, bu özelliği ile de astım hastalarının şifa aradığı mağaralardan birisi olabileceği düşünülmektedir.

Bartın Fotoğrafları 2







Bartın Fotoğrafları 1



Karadeniz’in Doğayla Bütünleştiği Yer “ÇAKRAZ”


Çakraz, Bartın – Amasra’ya yarım saat.Sakinliği yabancı
turistlere cazip geliyor.Ufak, şirin, temiz bir köy.Plajı ise tertemiz.

Çakraz’a ulaşım Amasra ve Kurucaşile yönlerinden olmak
üzere karayolu ile gerçekleştirilmektedir. Çakraz-Amasra
arasındaki ulaşım gün boyu ve her yarım saatte bir olmak
kaydıyla Çakraz Seyahat firmasına bağlı minibüslerce gerçekleştirilir


Çakraz Plajı Çakraz’ın merkezindedir.Civardaki
en iyi plajlardandır.Yazın çok kalabalık olmaktadır.
Çakrazlılar tarafından “Yalı”olarak adlandırılmıştır.
Plajdan güneşin batışı çok güzel görülmektedir.

Karadenizin doğa ile bütünleştiği,yeşil ve
mavinin tonlarının iç içe olduğu,berrak denizi,
tertemiz kumsalı,doğallığını kaybetmemiş
yapısıyla keşfedilmeyi bekleyen bir plajdır.

Bartının Kısa Tarihçesi


İLÇELER Bartın

İLGİ ÇEKİCİ YERLER: Kızılkum, Mogada, Güzelcehisar, İnkumu, Bozköy, Çakraz, Delikli Şile, Göçgün, Çambu, Tekkeönü plajları; Uluyayla, Ardıç, Kalkanlı, Zoni yaylaları; Orduyeri, Gökyar, Dip, Gölderesi, Ulukaya, İğneciler,Aksu Çayı Çağlayanları; Gürcüoluk ve Sipahiler Mağaraları; Bartın-Kastamonu Küre Dağları Milli Parkı; Amasra Müzesi, Amasra Kalesi, Tekkeönü Kalesi, Güzelcehisar Kalesi, Şarköy ve Fırınlı Kaleleri;Halilbey (Yukarı Cami), İbrahimpaşa (Orta Cami), Şadırvan (Aşağı Cami),Fatih Camileri; İçkale Mescidi, Yılık Kilise, Aya Nikolas Kilisesi, Ebu Derda Türbesi, Taşhan, Dervişoğlu Hanı,Bedesten, Bartın Şehir Hamamı, Somaklıoğlu Hamamı, Osmanlı Hamamı, Kemerköprü, Asma Köprü, Orduyeri (Kışla) Köprüsü,Kemerdere Köprüsü,Amasra Kuşkayası Yol Anıtı, Antik Tiyatro, Akropol, Necropol, Amasra Toprakaltı Galerileri, Horhor (Dere Tüneli), Rıhtımlar ve Dalgakıranlar, Büyüktepe Mağarası, Çeştepe Höyüğü, Kurucaşile Hisarkale Mahzeni, Şadırvan.

Tarihçesi

PARTHENİA”dan Bartın’a dönüşen adın kaynağı “PARTHENİOS”dur. Bartın ırmağının antik çağdaki adı olan Parthenios; Yunan mitolojisinde, OKENAUS’un çocuklarından birisi ve “Sular Tanrısı”dır. “Sular ilahı veya Muhteşem akan su” anlamlarına gelir. Bir başka anlamı da “Genç Bakire veya Genç Kızlar için koro türküleri”… “Genç Bakire” ise, tanrıça Athena’nın bir sıfatı…Antik çağda Parthenios adı verilen Bartın ırmağının kenarında kurulan Bartın kentinin PARTHENIA adıyla anıldığı ve zamanla Bartın’a dönüştüğü yazılı kaynaklardan anlaşılmaktadır.

Bartın’ın ilk sahiplerinin,M.Ö.14.yy.da Gaskalar ve M.Ö.13.yy’da Hititler olduğu kabul edilmekte,daha sonra Bolu Havalisine yerleşen Bitinyalılar ile Kastamonu Havalisinde hüküm süren Paflagonyalıların,sınırlarını Parthenios’a kadar Genişlettikleri böylece Bartın Topraklarının bu iki egemenliğin sınırları içinde yeraldığı bilinmektedir.M.Ö.12.yy.sonlarında Bithynie Bölgesindeki Bartın Friglerin, Paplagonie Bölgesindeki Amasra Fenikelilerin eline geçmiş, Fenikeliler; Amasra (Sesamos), Ereğli (Heraklia), Sinop(Sinope) ve Tekkeönü’nde (Kromna) ilk Sayda Kolonilerini oluşturmuşlardır.

M.Ö. 9.yy.da Akdeniz’deki güç dengelerinin bozulmasıyla Fenikeliler ve ortakları Karyalılar Amasra ve Kromna’yı terkettiler.

Bartın ve çevresi, M.Ö.7.yy.sonlarında Kimmerlerin,M.Ö.6.yy.da Lidyalıların,M.Ö.547 yılında da Perslerin hakimiyetine girdi. 216 yıllık Pers döneminde Karadeniz Kolonileri Perslon dostluğu sayesinde uzun süre bu statülerini korudular.

M.Ö. 334 yılında,Makedonya Kralı İskender,Perslerin hakimiyetine son vererek bölgenin sahibi oldu.Bartın ve Ulus’’n yönetimini General Eumenes’’, Amasra ve Tekkeönü’nün yönetimini de Fridya Satrabına bıraktı.Ancak, Amasra yönetimi M.Ö.302-286 yılları arasında el değiştirerek Kraliçe Amastris tarafından yönetilmeye başlandı.M.Ö. 12. yy’dan beri Sesamos adıyla anılan kent 16 yıllık Kraliçe Amastris Döneminden sonra kraliçenin adını aldı. Bu dönemde; Kromna (Tekkeönü), Tios (Filyos-Hisarönü) ve Kyteros (Gideros) sitelerinden oluşan Symoikismos Siteler Birliğine Başkent oldu.

M.Ö.286 yılında Kraliçe Amastris,oğulları tarafından bindiği gemi batırılmak suretiyle öldürülünce kent yeniden Eumenes’ce yönetilmeye başlandı.Amasra ve Bartın çevresi yöredeki savaşlar sonrasında M.Ö.279 yılında Pontus Krallığının egemenliğine girdi.

ORTAÇAĞ’DA BARTIN VE AMASRA

Bartın ve çevresi M.Ö. 390 yıllarında Hazar hükümdarı Sahip Han komutasındaki Peçenek ve Kumanların, M.S. 798 yıllarında Abdülmelik komutasındaki Müslüman Arapların, 800 yıllarında Selçukluların ve 865 yıllarında da Rusların yoğun akınlarına hedef oldu.

Türklerin yöreye ilgisi 1084 yıllarında başladı.Kutalmışoğlu Süleyman Bey’in Komutanlarından Emir Karatigin 1084 yılında Sinop, Çankırı,Kastamonu ve Zonguldak’ı alarak yörede Bartın, Ulus, Eflani, Safranbolu ve Devrek’i de kapsayan bir Türk Emirliği kurdu.Ancak, 1086 yılında Süleyman Bey’in ölümü ve 1096 yılında başlayan 1.Haçlı Seferleri, Kuzeybatı Anadolu’ya yerleşen Türkler açısından ciddi sıkıntılar yarattı.Haçlı müttefiklerle Bizans arasında yapılan anlaşma sonrasında başta Amasra, Sinop ve Ereğli olmak üzere İstanbul’dan Samsun’a kadar tüm Karadeniz sahili yeniden Bizans’ın hakimiyetine girdi.

Bartın ve çevresi ise Bizans’tan sonra 11.YY sonlarında Anadolu Selçuklularının eline geçti.200 yıllık Selçuklu döneminden sonra 1326’da Kastamonu yöresine hakim olan Candaroğulları Beyliği ve 1392’den itibaren de Osmanlı İmparatorluğu sınırları içinde yer aldı.

OSMANLI DÖNEMİNDE BARTIN

1402 yılında yapılan Ankara savaşı sonunda bir ara İsfendiyaroğlu Beyliği’nin eline geçen kent 1461 yılında tekrar Osmanlı Devleti egemenliğine girmiştir.

1460 yılına gelindiğinde, Bartın ve çevresi Osmanlı İmparatorluğu sınırları içinde, Amasra ise Ceneviz Kolonisi idi.Anadolu’da Türk birliğini sağlamak Cenevizlilerin elinde bulunan Karadeniz ticaretini ve denizyolunu ülkesine kazandırmak amacıyla Kuzey Anadolu Seferine hazırlanan Fatih Sultan Mehmet Han, ilk hedef olarak Amasra, Kastamonu ve Sinop’ seçti.

1460 yılında, Fatih Sultan Mehmet Üsküdar’dan avlanmak bahanesiyle yola çıkarken,Mehmet Paşa Komutasındaki Osmanlı Donanması da denizden hareket etti.Fatih Bolu’ya geldiğinde Kastamonu ve Sinop yörelerine hakim olan ve Candaroğulları Beyliği’nin devamı sayılan İsfendiyaroğulları’nın Beyi İsmail Bey, padişaha kıymetli eşya göndererek bağlılığını bildirdi.Yoluna devam eden Fatih Ekim ayında Bartın’a gelip ordugahını bugünkü Orduyeri’ne kurdu.Donanmayla haberleşme sağlayan haberciler, Donanmanın Amasra açıklarında göründüğünü bildirdiklerinde, Amasra üzerine yürüyen Fatih, Ceneviz Senyoru’ndan kan dökülmeden Amasra’yı teslim aldı.

Bartın,Osmanlı döneminin 1460-1692 yılları arasında Anadolu Beylerbeyliği’ne bağlı Bolu Sancağı sınırları içinde yer aldı.Bolu Sancağının kaldırılmasıyla 1692-1811 yılları arasında Voyvodalıkla yönetilen Bartın, 1811 yılında da Kastamonu Vilayetine bağlı olarak yeniden kurulan Bolu Sancağına bağlandı.

Bu dönemde ticari potansiyeliyle bölgenin Pazar yeri olan ve Oniki Divan adını alan Bartın, 1867 yılında ilçe oldu. 1867 yılında da Belediye Teşkilatı kuruldu.

CUMHURİYET DÖNEMİNDE BARTIN

1920 yılında Zonguldak Mutasarrıflığına bağlanan Bartın’ın 1924 yılında Zonguldak’ın il olmasıyla birlikte bu ilin ilçesi haline gelmiştir. 7 Eylül 1991 tarihinde de 28.08.1991 tarih ve 3760 sayılı yasayla il statüsüne kavuşmuştur.

Bartın iline bağlı ilçelerden Osmanlı döneminde ilçe iken Cumhuriyetle birlikte bucak statüsüne düşürülen Amasra, 1987 yılında yeniden, Ulus 1944 yılında, Kurucaşile 1957 yılında ilçe olmuştur.

Bartın’ın halen Merkez, Amasra, Ulus ve Kurucaşile olmak üzere 4 ilçesi; Arıt, Kozcağız, Kumluca, Hasankadı ve Abdipaşa beldeleriyle birlikte 264 köyü vardır

|