GeziyoruZ

BİZİMLE GEZMEYE VAR MISINIZ??

Burduru Gezelim Tatil


GENEL BİLGİLER;
İlk insanların yaşadıkları, yerleşim yerleri, antik kentleri ve Türk İslam eserleri ile önemli bir turizm merkezidir. Burdur İnsuyu mağarası ve gölleriyle ilgi çekmektedir.
İLÇELER:

Burdur ilinin ilçeleri; Ağlasun, Altınyayla, Bucak, Çavdır, Çeltikçi, Gölhisar, Karamanlı, Kemer, Tefenni ve Yeşilova’ dır.
Tarihi Eserler
Ulu Cami: Şehir merkezinde Pazar mahallesinde bir tepe üzerinde yer alan Ulu Cami Felekküddin Dündar Bey tarafından 1294 yılında yaptırılmıştır.

İncirhan: Bucak ilçesinin 7 km. batısına düşen İncirdere köyündedir. Anadolu Selçuklu sultanlarından Gıyaseddin Keyhüsrev bin Keykubad tarafından 13. yy.da yaptırılmıştır. Hanın en dikkat çeken tarafı oldukça büyük ve sade olan kitabeli giriş kapısıdır.

Susuz Kervansaray: Bucak ilçesi Susuz köyündedir. Anadolu Selçuklu devri 13. yy. kervansaraylarındandır. İpek Yolu üzerinde bulunur. Kareye yakın dikdörtgen planlı hanı en çok göze batan yeri batı cephesindeki giriş kapısındadır.
Konaklar
İl merkezindeki sivil Osmanlı mimarisini yansıtan Taşoda, Çelikbaş, Baki Bey ve Mısırlı konakları görülmeye değer güzelliktedir
Mağaralar
İl sınırlarındaki İnsuyu Mağarası önemli bir turizm değeridir.
Örenyerleri
Sagalossos Örenyeri – Ağlasun İlçesi Kremna Örenyeri – Bucak/Çamlık Köyü Keraitae Örenyeri – Bucak/Belören Milias Örenyeri – Bucak/Kocaaliler Sia Örenyeri – Bucak/Karaot Kodrula Örenyeri – Bucak/Kestel Bubon Örenyeri – Gölhisar Kibyra Örenyeri – Gölhisar Mallos Örenyeri – Merkez/Karacaören Olbasa Örenyeri – Kemer/Belenli Kormasa Örenyeri – Merkez/Çallıca Takina Örenyeri – Yeşilova Lisinia Örenyeri – Merkez/Karakent Köyü Hacılar Höyükleri – Merkez Hacılar Köyü Kurçay Höyük – Merkez/Kuruçay Köyü Yassıgüme Höyüğü – Merkez/Yassıgüme Köyü Gölde Höyüğü – Merkez/Gölde Köyü Yarköy Höyüğü – Merkez/Yarıköy/Soğanlı Aziziye Höyük – Merkez/Aziziye Eğneş Höyüğü – Merkez/Çallıca Höyücek Höyük – Bucak Merkez Tepecik Höyük – Bucak Merkez İncirdere Höyük – Bucak Merkez Karaaliler – Bucak Merkez Ürkütlü Höyüğü – Bucak Ürkütlü Uğurlu Höyük – Bucak Uğurlu Köyü Çavdır Höyük – Çavdır/Merkez Höyükköy – Tefenni/Merkez Beyköy Höyük – Tefenni/Beyköy Karamusa Höyük – Tefenni/Karamusa Dereköy Höyük I-II – Yeşilova/Dereköy Gebren Höyük – Çaltepe Köyü Genceli Höyük – Yeşilova/Genceli Yazı Höyük – Yeşilova/Büyükyaka Hancarlı Höyük – Yeşilova/Karaatlı Bademli Höyük – Karamanlı/Bademli Büdemli Tümülüsleri – Karamanlı/Bademli Harmankaya Tüm. I-III – Karamanlı/Bademli Düğer Tüm. I-IV – Merkez/Düğer Hacılar Tümülüsü – Merkez/Hacılar Yuvalak Tümülüs – Tefenni/Yuvalak Kayadibi I-II – Yeşilova/Kayadibi Karaatlı Tümülüsü – Yeşilova/Kayadibi Topraktepe Tümülüsü – Gölhisar/Uylupınar Salda Gölü – Yeşilova Düğer Küçük Ada – Merkez/Düğer Düğer Böcülü Tepe – Merkez/Düğer Balbura Örenyeri – Altınyayla Yarışlı Höyük – Yeşilova – Yarışlı Köyü Karaçağıl Tümülüsü – Çacdır – Kayacık Asartepe Örenyeri – Ağlasun/Hisarköy Örtülü Antikkent – Burdur/Merkez Uylupınar Nekropolü – Gölhisar/Uylupınar İnsuyu Mağarası – Burdur/Çineovası Ulu Camii ve Saat Kulesi – Burdur/Merkez İstasyon Höyük – Burdur/Merkez Sandarium Antikkenti – Ağlasun Merkez Yalakasar Antikkenti – Ağlasun Merkez Kaletepe Göz. Kulesi – Merkez Apollon Perminun – Buca Karain Mağarası – Ağlasun Günalan Nekropol – Burdur/Günalan Köyü Antik Kale – Ağlasun Asartepe – Bucak/Kızılkaya Yanıktaş Kaya Kap. – Bucak Döşeme Tümüşüs – Ağlasın Merkez Büyük ve Küçük Höyük – Yeşilova Çeltikçi Höyük – Çeltikçi Çerpiş Höyük
Antik Kentler
Sagalassos: Burdur’a 30 km. Ağlasun 7 km. uzaklıktadır. Bugün kalıntıları hala ayakta olan ve Belçikalı bir ekiptarafından kazısı yapılan antik şehir, M.S II. yy.da en parlak dönemini yaşamıştır.
Cremna: Burdur’a 45 km. uzaklıkta bulunan Bucak ilçesinin 25 km. doğusundaki Çamlık Köyü’ndedir. En parlak dönemini M.S. II yy.da yaşayan Cremna Antik Kenti bir Psidya şehridir. Roma Çağı’na ait eserler hala ayaktadır. Akropol (yukarı şehir) kısmında forum (meydan), bazilika (mahkeme salonu) kilise Elsodra (Kemerli yapısı) ve kütüphane yapısı vardır. Bu binada yapılan kazılar sonunda içinden 9 adet mermer tanrı heykeli ortaya çıkarılmıştır. Bunlar Burdur Müzesinde sergilenmektedir.
Cibyra: İl merkezine 108 km. uzaklıkta bulunan Gölhisar ilçesinin batısında bulunan üç tepe kurulu olan Cibyra Antik kenti Oineanda Balbura, Bubon (İbecik) antik şehirlerinin birleşerek meydana getirdikleri Tedropolis’in başkentidir. Cibyra’da ayakta kalan başlıca yapılar; stadyum, aşağı ve yukarı agora, Belediye meclis salonu, tiyatro, mezarlılar ve anıtsal su yoludur.

turizm.gov.tr den alıntı yapılarak düzenlendi

İnsuyu Mağarası


 

Yeri: Burdur-Antalya karayolunun 13. kilometresinde yoldan 900 m. doğuda, Mandıra köyündedir.
Özellikleri: Toplam 597 m. uzunluğunda yatay ve kuru bir mağaradır.
Uygun ulaşımı bulunduğu için Türkiye’de turizme açılan ilk mağaralardan birisidir. Kalker tortulanmalarından türlü şekil ve yapıda meydana gelen sarkıt ve dikitlerin teşekkül tarzları dikkate alınarak mağaranın binlerce yıl evvel teşekkül ettiği tahmin edilmektedir. Mağara içinde girintili-çıkıntılı muhtelif istikametlere açılan dehlizlerde yer alan irili ufaklı 9 göl mevcuttur.
Mağara içinde serin ve temiz bir hava cereyanı vardır. Bir kısım mağara sularının şeker ve mide hastalıklarına şifalı olduğuna inanılmaktadır. Mağara civarında İl Özel İdaresince kurulmuş bir konaklama tesisi vardır.

BURDUR Turizmi Hakında..Geniş Bilgi Ve Mekanlar


 

GENEL BİLGİLER;
İlk insanların yaşadıkları, yerleşim yerleri, antik kentleri ve Türk İslam eserleri ile önemli bir turizm merkezidir. Burdur İnsuyu mağarası ve gölleriyle ilgi çekmektedir.
İLÇELER:

Burdur ilinin ilçeleri; Ağlasun, Altınyayla, Bucak, Çavdır, Çeltikçi, Gölhisar, Karamanlı, Kemer, Tefenni ve Yeşilova’ dır.
Tarihi Eserler
Ulu Cami: Şehir merkezinde Pazar mahallesinde bir tepe üzerinde yer alan Ulu Cami Felekküddin Dündar Bey tarafından 1294 yılında yaptırılmıştır.

İncirhan: Bucak ilçesinin 7 km. batısına düşen İncirdere köyündedir. Anadolu Selçuklu sultanlarından Gıyaseddin Keyhüsrev bin Keykubad tarafından 13. yy.da yaptırılmıştır. Hanın en dikkat çeken tarafı oldukça büyük ve sade olan kitabeli giriş kapısıdır.

Susuz Kervansaray: Bucak ilçesi Susuz köyündedir. Anadolu Selçuklu devri 13. yy. kervansaraylarındandır. İpek Yolu üzerinde bulunur. Kareye yakın dikdörtgen planlı hanı en çok göze batan yeri batı cephesindeki giriş kapısındadır.
Konaklar
İl merkezindeki sivil Osmanlı mimarisini yansıtan Taşoda, Çelikbaş, Baki Bey ve Mısırlı konakları görülmeye değer güzelliktedir
Mağaralar
İl sınırlarındaki İnsuyu Mağarası önemli bir turizm değeridir.
Örenyerleri
Sagalossos Örenyeri – Ağlasun İlçesi Kremna Örenyeri – Bucak/Çamlık Köyü Keraitae Örenyeri – Bucak/Belören Milias Örenyeri – Bucak/Kocaaliler Sia Örenyeri – Bucak/Karaot Kodrula Örenyeri – Bucak/Kestel Bubon Örenyeri – Gölhisar Kibyra Örenyeri – Gölhisar Mallos Örenyeri – Merkez/Karacaören Olbasa Örenyeri – Kemer/Belenli Kormasa Örenyeri – Merkez/Çallıca Takina Örenyeri – Yeşilova Lisinia Örenyeri – Merkez/Karakent Köyü Hacılar Höyükleri – Merkez Hacılar Köyü Kurçay Höyük – Merkez/Kuruçay Köyü Yassıgüme Höyüğü – Merkez/Yassıgüme Köyü Gölde Höyüğü – Merkez/Gölde Köyü Yarköy Höyüğü – Merkez/Yarıköy/Soğanlı Aziziye Höyük – Merkez/Aziziye Eğneş Höyüğü – Merkez/Çallıca Höyücek Höyük – Bucak Merkez Tepecik Höyük – Bucak Merkez İncirdere Höyük – Bucak Merkez Karaaliler – Bucak Merkez Ürkütlü Höyüğü – Bucak Ürkütlü Uğurlu Höyük – Bucak Uğurlu Köyü Çavdır Höyük – Çavdır/Merkez Höyükköy – Tefenni/Merkez Beyköy Höyük – Tefenni/Beyköy Karamusa Höyük – Tefenni/Karamusa Dereköy Höyük I-II – Yeşilova/Dereköy Gebren Höyük – Çaltepe Köyü Genceli Höyük – Yeşilova/Genceli Yazı Höyük – Yeşilova/Büyükyaka Hancarlı Höyük – Yeşilova/Karaatlı Bademli Höyük – Karamanlı/Bademli Büdemli Tümülüsleri – Karamanlı/Bademli Harmankaya Tüm. I-III – Karamanlı/Bademli Düğer Tüm. I-IV – Merkez/Düğer Hacılar Tümülüsü – Merkez/Hacılar Yuvalak Tümülüs – Tefenni/Yuvalak Kayadibi I-II – Yeşilova/Kayadibi Karaatlı Tümülüsü – Yeşilova/Kayadibi Topraktepe Tümülüsü – Gölhisar/Uylupınar Salda Gölü – Yeşilova Düğer Küçük Ada – Merkez/Düğer Düğer Böcülü Tepe – Merkez/Düğer Balbura Örenyeri – Altınyayla Yarışlı Höyük – Yeşilova – Yarışlı Köyü Karaçağıl Tümülüsü – Çacdır – Kayacık Asartepe Örenyeri – Ağlasun/Hisarköy Örtülü Antikkent – Burdur/Merkez Uylupınar Nekropolü – Gölhisar/Uylupınar İnsuyu Mağarası – Burdur/Çineovası Ulu Camii ve Saat Kulesi – Burdur/Merkez İstasyon Höyük – Burdur/Merkez Sandarium Antikkenti – Ağlasun Merkez Yalakasar Antikkenti – Ağlasun Merkez Kaletepe Göz. Kulesi – Merkez Apollon Perminun – Buca Karain Mağarası – Ağlasun Günalan Nekropol – Burdur/Günalan Köyü Antik Kale – Ağlasun Asartepe – Bucak/Kızılkaya Yanıktaş Kaya Kap. – Bucak Döşeme Tümüşüs – Ağlasın Merkez Büyük ve Küçük Höyük – Yeşilova Çeltikçi Höyük – Çeltikçi Çerpiş Höyük
Antik Kentler
Sagalassos: Burdur’a 30 km. Ağlasun 7 km. uzaklıktadır. Bugün kalıntıları hala ayakta olan ve Belçikalı bir ekiptarafından kazısı yapılan antik şehir, M.S II. yy.da en parlak dönemini yaşamıştır.
Cremna: Burdur’a 45 km. uzaklıkta bulunan Bucak ilçesinin 25 km. doğusundaki Çamlık Köyü’ndedir. En parlak dönemini M.S. II yy.da yaşayan Cremna Antik Kenti bir Psidya şehridir. Roma Çağı’na ait eserler hala ayaktadır. Akropol (yukarı şehir) kısmında forum (meydan), bazilika (mahkeme salonu) kilise Elsodra (Kemerli yapısı) ve kütüphane yapısı vardır. Bu binada yapılan kazılar sonunda içinden 9 adet mermer tanrı heykeli ortaya çıkarılmıştır. Bunlar Burdur Müzesinde sergilenmektedir.
Cibyra: İl merkezine 108 km. uzaklıkta bulunan Gölhisar ilçesinin batısında bulunan üç tepe kurulu olan Cibyra Antik kenti Oineanda Balbura, Bubon (İbecik) antik şehirlerinin birleşerek meydana getirdikleri Tedropolis’in başkentidir. Cibyra’da ayakta kalan başlıca yapılar; stadyum, aşağı ve yukarı agora, Belediye meclis salonu, tiyatro, mezarlılar ve anıtsal su yoludur.

Burdur İlinin Tarihçesi


İlin Tarih Öncesi Çağları
İlimizin tarihi; Neolotik Çağa kadar inmektedir.1957-1960 yılları arasında Prof.J.Mellaart tarafından Hacılar’da yapılan kazılarda Neolitik kültürün bütün ayrıntılarını ortaya çıkarmıştır. Bu bulgular M.Ö.7000 yıllarına inmektedir. Yine 1978-1988 yılları arasında Kuruçay Höyükte ve 1989-1992 yılları arasında Bucak Höyücek Höyükte Prof.Dr.Refik DURU tarafından yapılan kazılarda da Neolitik çağın kültürüne rastlanılmıştır. Bu çağın en önemli özelliği: İnsanların,hayvanları evcilleştirmesi,çanak-çömlek yapımını öğrenmiş bulunmasıdır. Anadolu’nun ilk heykelcikleri olarak bilinen ANA İLAHE’yi temsil eden pişmiş toprak figürünler ve süs eşyaları Neolitik Çağda Hacıların en önemli eserleridir.

Kalkolitik Çağ; Neolitik çağdan sonra gelen M:Ö.5400-3000 yılları arasındaki çağdır. Bu çağda taş,kemik ve ağaç aletlerin yanısıra,madenin de kullanılmaya başlamış olması en önemli özelliğidir. Kuruçay Höyükte bulunan madeni keskiler,ok uçları gibi aletler çağın özelliğini yansıtırlar. Ayrıca Uğurlu Höyük,Kızılkaya Höyük,Karamanlı Çamur Höyük,Tefenni Beyköy Höyükte bu çağı destekleyen malzemeler elde edilmiştir.M.Ö. 3000-2000 yılları arasına tarihlenen Eski Tunç Çağında,medeniyet daha gelişmiş,taş aletlerin yerini tunçtan yapılan aletler almıştır. Çağın özelliklerini yansıtan bir başka grup da,pişmiş toprak ve mermerden yapılmış keman tipi idollerdir. İlimizde Yassıgüme Höyük,Burdur Höyük,İncirdere Höyük,Tepecik Höyük gibi yerleşim yerlerinde eski tunç çağı malzemesi yaygın olarak tespit edilmiştir.İlimiz,Antik çağlarda. bugünkü sınırları ile Isparta ve Antalya illerini de içine alan antik PİSİDİA bölgesinde kalmaktadır. Bu bölge Pers döneminin ortalarına kadar karanlıkta kalmış,henüz aydınlatılamamıştır. Bölge, M.Ö. 2000 yıllarında ARZAVA konfederasyonunun siyasi merkezi olmuştur. Bu durum M:Ö. 1000 yılına kadar çeşitli toplumların yerleşmesiyle devam eder.M.Ö. 8.yy’da Pisidia’nın batı bölgesi Friglerin hakimiyetine girmiştir. Yarışlı Gölü’ndeki yerleşim yerinde Frig keramiklerinin bulunması bu tezi desteklemektedir. M.Ö. 696-676 Frig devletini yıkan Lidyalıların bölgeye hakim olduğunu görüyoruz.M.Ö. 546 yılında Lidyalıları yenen Persler,bölgeyi ele geçirmişlerdir. M.Ö. 334’te Büyük İskender,Biga Çayı kenarında Persleri mağlup eder ve Anadolu’ya yönelir. Önce Bodrum,Milet ve Phaselis’i alır. Daha sonra Perge,Side,Aspendos’u alır ve M.Ö.333’te de Sagalassos ve Kremna’yı da zapteder. Büyük İskenderin M.Ö. 323 yılında ölümü,imparatorluğun paylaşılmasına sebep olur.

Bölgeye, M.Ö. 321 yılında komutan Antigonos hakim olur.Fakat M.Ö.301 yılında İpsos Savaşında Selefkoslulara yenilince ülkesini kaybeder. Selefkoslardan sonra bölge,Bergama krallığına ve daha sonra da Roma’ya bağlanır. Bu durum,M.S. 395 yılına kadar devam eder. Bu yıl Roma İmparatorluğu ikiye bölünür;bölge Doğu Roma(Bizans) idaresine girer. Bu durum M.S. Xl yy sonlarına kadar devam eder ve bu tarihten itibaren Türk hakimiyeti başlar. Roma çağında Psidia’nın her tarafında kesif bir yerleşme vardır. Bir çok yeni şehir kurulmuş, eski merkezler yeniden onarılmıştır.

Burdur’un Türk Tarihi Dönemi

1071 Malazgirt Meydan Muharebesinden sonra ise bölge; sırasıyla Selçuklular, Hamitoğulları ve Osmanlıların hakimiyeti altına girmiştir.

Anadolu’ya yayılan Oğuz boyları muhtemelen 1075’lerde o zaman Psidia diye adlandırılan bölgeye ve Burdur’a yerleşmeye başladılar. İlk yerleşim yerleri Şekerpınarı-Hamam bendi mevkii olmuştur. Çoğunluğu Kınalı aşiretinden olan Türkmenler, en az 2000 çadırdan meydana gelen bir toplulukla yerleşim yerleri kurmaya başladılar. Başlangıçta kendi başlarına hiçbir devlete bağlı olmadan ve komşuları olan Bizanslılarla mücadele ederek varlıklarını sürdürdüler. Bu mücadelelerin en önemlisi Dinar yakınlarında Bizanslı Manüel Kommenos komutasındaki orduyu yenmeleridir.

Bilhassa Haçlı Seferleri döneminde Selçuklu Hükümdarı I. Mesut ve II. Kılıçarslan’ın Erle ovasında bu orduyu yenilgiye uğratması Selçuklu Hakimiyetini bu bölgede kolaylaştırdı. Selçuklu Hükümdarı II. İzzeddin Kılıçarslan Denizli, Uluborlu, Burdur ve Antalya’ya kadar olan bölgeyi ve Türkmen aşiretlerini idaresi altına aldı.

 

Fakat Türkmen aşiretleri üzerinde tam bir otorite sağlayamadı. Bölge; 1219 ve 1236 yıllarında tekrar I. Keykavus ve Alaaddin Keykubat tarafından alındı. Böylece, bölge kesinlikle Selçuklu hakimiyetine girmiş oldu. 1257 yılında Selçuklu Devleti üç kardeş arasında pay edildi. Fakat II. Alaaddin Keykubat ölünce, II.İzeddin ve IV. Rukneddin Kılıçarslan arasında paylaşıldı. Ama iki kardeş arasında çıkan şavaşta Rukneddin yenildi ve Burdur kalesine hapsedildi. 1259 tarihinde hapisten çıkarak Selçuklu tahtına oturdu. Rukneddin Kılıçarslan hapis dönemi olaylarının intikamını almaya başladı. Bu yüzden huzursuzluk arttı. Bu arada Baba İlyas ve Baba İshak isyanları da devletin otoritesini sarstı. Ve nihayet Selçuklu Devleti 1303 yılında tamamen ortadan kalktı.

Bu otorite boşluğundan istifade eden Selçukluya bağlı aşiret ve oymakların “Uç” Beyleri de kendi başlarına hükümet kurmaya başladılar.

Antalya ve Denizli’nin Türk hakimiyetine girmesinden sonra akın akın gelen aşiret ve oymaklar, bilhassa Kayı, Avşar, Bayındır, Büğdüz, Yazır, Yiva ve diğerlerinin toplamı 200 bin çadıra ulaşmıştı. Bu türkmen nüfusunun merkezi de Burdur olmuştur. Celaleddin Harzemşah’ın komutanlarından ve Yomut kabilesinden olan Hamit Bey, Selçukluların döneminde Burdur ve Çığralı’ya kadar olan bölgenin sınır beyiydi. Selçuklunun yıkılma dönemine denk gelen Hamitoğulları Beyliğinin esas kurucusu Hamit Bey’in torunu olan Felekeddin Dündar Beydir. Bir “Uç” beyi olan Dündar Bey, beyliğini Burdur’da ilan ederek, beyliğini dedesinin adına hürmeten “Hamitoğulları” olarak duyurdu. Hamitoğullarının en parlak dönemi Dündar Bey’in zamanıdır. Beyliğin sınırları genişlemiş, Antalya, Gölhisar ve Korkuteli beyliğe katılmıştır. Burdur ili, dönemin en önemli merkezi olmuştur. Sanat, ticaret ve nakliye gelişmiştir.

 

İlhanlılar Anadolu’ya geldiğinde diğer beylikler gibi Hamitoğulları da bağlılıklarını Başvezir Emirçoban’a bildirerek, İlhanlı fırtınasını kazasız atlatma yoluna gitmiştir. Emirçobanoğlu Timurtaş’ı (Demirtaş), Anadolu Valisi olarak atamıştır. Timurtaş Anadolu’daki beylikleri tek tek ortadan kaldırmaya başlamıştır. Hamitoğulları’nın da üzerine yürüdü. Dündar Beyi 1323 yılında Antalya’da öldürdü ve Hamitoğullarının toprağını ilhak etti. Bu durum karşısında Dündar Beyin oğulları memleketten kaçtılar. Bu hakimiyet 1327 yılına kadar devam etti. Oğlunun yaptıklarını tasvip etmeyen Emirçoban, Anadolu’ya gelerek oğlunu ortadan kaldırmak istedi. Timurtaş Mısır’a kaçtı, fakat orada öldürüldü.

Dündar Beyin oğlu Hızır Bey Eğirdir’e gelerek Hamitoğulları’nın topraklarının bir kısmında hakimiyet kurdu.

Hızır Beyin ölümünden sonra yerine, Dündar Beyin diğer oğlu İshak Bey geçti. İshak Beyin Beyşehir ve Akşehir’e kadar beyliğin sınırlarını genişlettiğini görüyoruz.

İshak Beyin 1335’te ölümünden sonra yerine oğlu Muzafereddin Mustafa Bey geçti. Onun da yerine oğlu Hüsameddin İlyas Bey 1349’da başa geçti. İlyas Bey Karamanoğullarıyla savaştı fakat, topraklarını kaybetti. Germiyanoğullarının yardımıyla topraklarını geri aldı.

Yerine geçen Kemaleddin Hüseyin Bey, Karamanoğulları’nın saldırısına uğradı. Ama Osmanlılar ve Germiyanoğulları’nın yardımıyla kurtuldu.

Bu sırada Anadolu’nun Söğüt Bölgesinde gittikçe büyüyen ve kuvvetlenen ve Osmanoğulları tarafından kurulan Osmanlı Devleti dikkat çekiyordu. Osmanlı padişahı Murat Hüdavendigar Kosova’da şehit olunca yerine oğlu Yıldırım Beyazıt geçmişti. Yıldırım Beyazıt’ın hükümdarlığını başta Karamanoğulları olmak üzere diğer beylikler de tanımadılar. Yıldırım Beyazıt Anadolu’ya geçerek bu beylikleri teker teker ortadan kaldırdı. Hamitoğulları Beyliğini de ortadan kaldırarak Anadolu Beylerbeyliğinin merkezi olan Kütahya’ya bağladı. (1391)

Böylece Hamitoğulları ve diğer beylikler ortadan kalkmış ve Anadolu’da Türk Birliği sağlanmıştır. Hamitoğullarının son beyi Kemaleddin Hüseyin Beyin oğlu Mustafa Bey, Osmanlı komutanı olarak görev almıştır. Böylece Burdur’un Osmanlı Dönemi başlamıştır

Osmanlı Şehzadelerinden I. Beyazıt ve ll. Selim Kütahya’da Beylerbeyi olarak bulundular. ll. Beyazıt zamanında Şah Kulu ayaklanması ortaya çıkmıştır. Şah Kulu Şehzade Korkut’un Antalya’dan Manisa’ya giden hazinesini yağmalamış, Antalya, İstanos, Elmalı, Burdur ve Keçiborlu’yu basarak, buraların kadılarını ve bir çok insanı öldürmüştür. Şah Kulu sonunda İran’a sığınmış ve böylece tehlike ortadan kalkmıştır.

XVl. yy’a kadar Burdur’da önemli olaylar olmamıştır. 1522’de de Burdur Tirkemiş İlçesi merkezi durumundadır. Bu dönemde şehir eskiye nazaran daha gelişmiştir.

XVl. yy’ın sonuna doğru şehir biraz daha büyümüştür. Ekonomi canlanmıştır. Bu bakımdan verilen vergiler fazlalaşmıştır.

1839 Tanzimat hareketinden sonra Burdur, Kütahya ilinden ayrılarak Konya ilinin Isparta kaymakamlığına bağlandı. 1850 yılına kadar bu bağımlılık sürdü.

Daha sonra başta Saden oğlu Hacı İsmail Ağa olmak üzere Burdur’un Sancak olması için uğraşmışlar ve 1872 yılında Burdur sancak olmuştur. Burdur’un ilk sancakbeyi Mehmet İzzet Paşadır.

Osmanlı Devleti 1914’de 1. Dünya Savaşına katılınca bütün yurtta seferberlik ilan edilmiş ve aynı yıl Burdur’da şiddetli bir deprem olmuş, yaklaşık 4000 kişi ölmüş ve şehrin önemli dini yapıları bu depremde yıkılmıştır.

Her iki felaket birleşmiş ve Burdurlular birkaç yıl bu kötü şartlar altında yaşamışlardır.

1920 yılında müstakil mutasarrıflık olan Burdur, doğrudan hükümet merkezi olan İstanbul’a bağlanmıştır. 1.Dünya Savaşının yenilgi ile neticelenmesinden sonra İtalyanlar Antalya’ya asker çıkardılar. Burdur’a gelerek merkez komutanlığı kurdular. Burdur düşmanın yurttan atılmasından sonra kurulan yeni Türkiye Cumhuriyetinde 1923 yılında İl olarak yerini almıştır.

 

 

|