GeziyoruZ

BİZİMLE GEZMEYE VAR MISINIZ??

Eskişehiri Gezelim Tanıyalım Tatil


ESKİŞEHİR

GENEL BİLGİLER

Yüzölçümü: 13.652 km²
Nüfus: 641.057 (1990)
İl Trafik No: 26
İsa’dan önce birinci bin yılda Porsuk Nehri kıyılarında Frigyalılar tarafından kurulan Eskişehir Türkiye’nin en önemli yol kavşaklarından birisidir.Yunus Emre, Nasrettin Hoca gibi tarihi kişileri yetiştiren Eskişehir Lületaşı, çeşitli hastalıklara iyi gelen sıcak su kaynakları ile de ünlüdür.
Eskişehir kültürel zenginliği kadar doğal güzellikleri, mutfağı ve alışveriş olanakları ile önemli bir turizm çekim merkezi olmayı hedeflemektedir.
İLÇELER:

Eskişehir ilinin ilçeleri; Alpu, Beylikova, Çifteler, Günyüzü, Han, İnönü, Mahmudiye, Mihalgazi, Mihalıcçık, Seyitgazi ve Sivrihisar’dır.
Geleneksel Eskişehir Evi
Nasrettin Hocanın Evi: Dünya mizah edebiyatında önemli bir yer tutan fıkralara sahip Nasrettin Hoca 1208 yılında, Sivrihisar’ın Hortu Köyü’nde doğmuştur. Eskişehir’ in Sivrihisar İlçesi ve Hortu Köyü’nde her yıl Nasrettin Hoca’yı anma şenlikleri ve adına halk edebiyatı seminerleri düzenlenmektedir.

ESKİŞEHİR
Müzeler
Adres: Akarbaşı Mahallesi
Hasan Polatkan Bulvarı No: 86
Tel : (+90-222) 230 13 71
Faks : (+90-222) 230 17 49Adres:Mihalcık İlçesi Yunus Emre Beldesi
Yunus Emre Mezar ve Külliyesi
Tel/Faks : (+90-222) 647 50 31
Adres: Seyyid Battalgazi Külliyesi
Seyidgazi – Eskişehir
Tel: (+90-222)671 30 82 – 671 30 38
Fax: (+90-222) 230 30 17

Eskişehir Valiliği Lületaşı Müzesi:

Müzede pipoların yanı sıra lületaşından işlenerek yapılan takılar, hatıra ve kullanım eşyaları ile ulusal ve uluslar arası yarışmalara katılan heykelcikler yer almaktadır. Müzede ellinin üzerinde sanatçıya ait dört yüz eser sergilenmektedir.

Tel: (+90-222) 233 05 82

Örenyerleri

Frig Vadisi:</B> Antik kent Eskişehir’e 90 km. uzaklıkta Han ilçesine bağlı olan Yazılıkaya Köyü bitişiğinde yer almaktadır. Vadide Frig Krallığı, Lidya Krallığı ve Pers İmparatorluk döneminde üç ayrı yerleşme evresinin bulunduğuna ilişkin birçok temel ve yapı kalıntısına rastlanmıştır. Diğer yandan, Midas Anıtı’nın çevresinde akropol üzerinde bir kentin varlığına ilişkin bulgular saptanmıştır.

Kayalık bir platform üzerine kurulmuş ve Erken Tunç Çağlarında yerleşim görmüş olan Midas (Yazılıkaya) Friglerin dini merkezi olmuştur. Antik şehirde Hitit kültürüne ait kendi stilleri ile yaptıkları kaya kabartmalarına rastlanmıştır.

Hititlerden sonra Frig kenti olarak gelişen Yazılıkaya’da Frig kültürüne ait kale duvarları, yerleşim yerleri, kaya kabartmaları, kaya anıtları, su sarnıçları, sunak yerleri, karlıklar, kaya mezarları, basamaklı anıtlar, nişler, antik
yollar olmak üzere 33 adet eser bulunmaktadır. Bunlar doğa koşullarından dolayı yıpranmış olsalar da günümüze ulaşabilmişlerdir. Roma ve Bizans çağlarında Frig yapıtlarının çoğu dini amaçlarla tahrip edilmiş, yerlerine kaya barınakları ve kaya mezarları yapılmıştır. Kaya yüzeyine bir tapınağın cephesi biçiminde işlenen Frig kaya anıtları, sembolü, kutsal hayvanı aslan olan Frig dini, tek tanrısı ana tanrıça Kybele’ye adanmıştır. Vadinin ormanlık kısmında, Çukurca Köyü’nden Kümbet Köyü’ne kadar uzanan bölgede 25’e varan anıt, kült anıtları, açık hava ve doğa tapınakları, kale, mezar ve diğer eserler bulunmaktadır.

Pessinus:
</B> Ana tanrıça Kybele’ye ithafen Sivrihisar İlçesi’nin Ballıhisar Köyü’nde kurulmuş bir şehirdir. Tapınak kenti olarak bilinen Pessinus Romalılar döneminde de kutsallığını ve önemini korumuştur. Bugün kente ait stadyum, tiyatro, tapınak, su kanalı ve nekropola ait kalıntılar bulunmaktadır. Antik kentte 1967 yılından beri arkeolojik kazılar yapılmaktadır. Kazıdan çıkan eserler Ballıhisar’daki müzede sergilenmektedir.

Doryleaum: </B>Helenistik, Roma ve Bizans Çağlarını yaşamış Höyük kentin kuzey bitişiğinde ve Muttalip Köyü’nün doğusunda yer almaktadır. Höyüğe ve eteklerinde yer alan temel hafriyat sırasında çıkarılan Helenistik, Roma ve Bizans Çağlarına ait eserler Arkeoloji Müzesi’nde sergilenmektedir
Karacaşehir: </B>Roma ve sonra Bizans Çağı’nda yapılmış, Osmanlılar tarafından takviye edilmiş kale kenti olarak anılan Antik Kent Eskişehir’e 6 km. uzaklıkta, Karacaşehir Köyü’nün güneybatısında yer almaktadır. Günümüzde, kentin müdafaa surları tamamen yıkılmış, yalnızca doğu ve batı girişindeki kulelerden küçük parçalar kalmıştır. Kalenin içerisinde karargah binaları, sarnıç ve sokaklar, ev harabeleri görülmektedir.

Midas Anıtı: Yazılıkaya platformunun kuzeydoğu yamacında doğuya bakan cephede yer alan anıt bazılarınca Yazılıkaya, bazılarınca da Midas Anıtı olarak adlandırılmıştır. Antik kent adını bu anıttan almıştır. Kentin en önemli yapıtı olan anıt, Frig kaya anıtlarının en görkemlisi, bölgenin ve dünyanın en önemli eşsiz yapıtlarındandır.

Külliye ve Türbeler
Kurşunlu Camisi’nin batısında yer alan Şeyh Şahabattin Türbesi ve Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Bey’in kayınpederine ait Şeyh Edebalı Türbesi Eskişehir’in önemli türbeleridir.
Yunus Emre Külliyesi ve Türbesi: Eskişehir Mihalıcçık İlçesi Yunus Emre Beldesi’nde (Sarıköy) dir. Eskişehir-Ankara demiryolu yakınından geçmektedir.

Yunus Emre bu dünyada yaşayan insanları sevgiye, birlik ve beraberliğe çağıran bir halk aşığıdır. Mezar taşının ön cephesinde yazılı olan “gelin tanış olalım, işi kolay kılalım, sevelim sevilelim, bu dünya kimseye kalmaz.” sözlerinde Yunus Emre’nin yaşam felsefesi özetlenmektedir.
Seyit Battal Külliyesi: Seyitgazi İlçesinde, 150 metre yüksekliğinde Üçler Tepesi’nin doğuya bakan yamaçları üzerindedir. Bu külliye Seyyit Battal Gazi’ ye ithafen yaptırılmıştır (1207 – 1209).
NE YENİR?
Göceli Tarhana, harşıl, çerkez sofrası, çiğ börek, katlama böreğini yerel yemek çeşitleri arasında sayabiliriz.
NE ALINIR?
Lüle taşından yapılan eserler, pipo, takılar yöreden alınabilecek en güzel hatıralık eşyalardır.
YAPMADAN DÖNME Yazılıkaya’yı (Midas Anıtı) gezmeden,
Sakarıılıca Termal Turizm merkezini ziyaret etmeden,
Şehrin en ünlü yemeği olan çiğböreğinin tadına bakmadan,
Lületaşı eserlerinden satın almadan…
Dönmeyin.

turizm.gov.tr den alıntı yapılarak düzenlenmiştir

Yelini Mağarası


Yeri:Eskişehir, Günyüzü İlçesi, Kayakent Beldesi. Yelinüstü Mağarasının güneyinde yeralan Mağara Sivrihisar ile Günyüzü Sakarya Nehri arasında uzanan Sivrihisar Dağlarının güneydoğusundadır. Mağaraya, Ankara-Eskişehir veya Ankara-Polatlı-Yunak Karayollarından gidilebilir.
Özellikleri:Toplam uzunluğu 271 m. olan Mağaranın en derin noktası, girişe göre -26 metredir. Damlataş ve tavan düşen iri bloklarla bir çok salon ve odaya bölünen mağara, görünümleri son derece güzel damlataşlar ile kaplıdır. Genel olarak girişten sona doğru sıcaklık azalarak nem artmaktadır. Girişte sıcaklık 25.5ºC, yüzde 45 nem, son salonda 16.1ºC sıcaklık, yüzde 79.5 nem oranına sahiptir.
Yelinüstü Mağarası ile benzer özellikler gösteren bu mağarada uzun dönemler insanlar tarafından kullanıldığını gösteren şekil ve kalıntılar mevcuttur. Mağara önünde, yamaç ve tarlalarda çakmak taşı, yonga, balta, mızrak uçları bulunmuştur. Girişte toprakta değişik alet, kemik, çanak çömlek parçaları bulunmuştur. Salonda ise tuğladan yapılmış derinliği 2 metreyi geçen havuzlar ve sarnıçlar bulunmaktadır.

Yelinüstü Mağarası


 Yeri: Eskişehir, Günyüzü İlçesi, Kayakent Beldesi. Sivrihisar ile Günyüzü Sakarya Nehri arasında uzanan Sivrihisar Dağlarının güneydoğusunda yer alır. Ankara-Eskişehir veya Ankara-Polatlı-Yunak karayollarından Kayakent Beldesine gidilebilir. Mağara Kayakent Beldesinin hemen yakınındadır.
Özellikleri: Toplam uzunluğu 420 m. olan mağaranın girişe göre son noktanın derinliği -90 m.dir. Mağaranın giriş bölümünün sağ tarafından ayrılan küçük inişleri olan dar bir galeri ile ikinci bölüme geçilir. İri bloklarla kaplı salonun içinde değişik damlataş oluşumları bulunmaktadır. Bu salondan aynı oluşumlara sahip diğer iki faklı salona açılır.
Yağışlı dönemlerde tavandan damlayan dönemler dışında bütün mevsimlerde kurudur. Eski dönemlerde, bu suları toplamak amaçlı sarnıç ve havuzlar yapılmıştır. İçeride sıcaklık ortalama 20ºC, nem yüzde 70’dir.
Yelini Mağarası ile benzer özellikler gösteren bu mağarada da uzun dönemler insanlar tarafından kullanıldığını gösteren şekil ve kalıntılar mevcuttur.

Sarıkaya Mağarası


Yeri: Eskişehir, Mihalıççık İlçesi, Yalınkaya Köyü. Eskişehir Mihalıççık yolundan ayrılan Büyüdüz-Sasa-Yalınkaya yönüne gidilerek Yalınkaya köyüne ulaşılır. Yalınkaya’dan Domya deresinin derin kanyonu içerisinden bir saatlik yürüyüşle gidilir.
Özellikleri: Toplam uzunluğu 591 m. olan mağaranın iki girişi vardır. Birbirine bağlı üç kattan oluşur. Tabanında kum, çakıl ve molozlar bulunan mağaranın alt katı nemli olduğundan damlataşlarca zengindir. Oluşumları devam eden bu damlataşlar sarkıt, dikit, sütün, duvar ve perde damlataşı, damlataş havuzları çoğunlukla siyah ve kahve renklidir. Üst katlar fosil şekildedir. Damlataş yönünden fakirdir.
Mağaranın soğuk ve nemli bir havası vardır. Üst kat 13ºC, yüzde 80 neme, alt kat 10ºC, yüzde 90 neme sahiptir.
Mağara, Prehistorik ve tarihi dönemlerde insanlar tarafından kullanıldığını gösteren Çakmaktaşı yongaları seramik ve tuğla parçaları ve insan kemikleri gibi buluntu ve şekillere sahiptir.

ESKİŞEHİR Turizmi Hakında..Geniş Bilgi Ve Mekanlar


 

GENEL BİLGİLER

Yüzölçümü: 13.652 km²
Nüfus: 641.057 (1990)
İl Trafik No: 26
İsa’dan önce birinci bin yılda Porsuk Nehri kıyılarında Frigyalılar tarafından kurulan Eskişehir Türkiye’nin en önemli yol kavşaklarından birisidir.Yunus Emre, Nasrettin Hoca gibi tarihi kişileri yetiştiren Eskişehir Lületaşı, çeşitli hastalıklara iyi gelen sıcak su kaynakları ile de ünlüdür.
Eskişehir kültürel zenginliği kadar doğal güzellikleri, mutfağı ve alışveriş olanakları ile önemli bir turizm çekim merkezi olmayı hedeflemektedir.
İLÇELER:

Eskişehir ilinin ilçeleri; Alpu, Beylikova, Çifteler, Günyüzü, Han, İnönü, Mahmudiye, Mihalgazi, Mihalıcçık, Seyitgazi ve Sivrihisar’dır.
Geleneksel Eskişehir Evi
Nasrettin Hocanın Evi: Dünya mizah edebiyatında önemli bir yer tutan fıkralara sahip Nasrettin Hoca 1208 yılında, Sivrihisar’ın Hortu Köyü’nde doğmuştur. Eskişehir’ in Sivrihisar İlçesi ve Hortu Köyü’nde her yıl Nasrettin Hoca’yı anma şenlikleri ve adına halk edebiyatı seminerleri düzenlenmektedir.

ESKİŞEHİR
Müzeler
Adres: Akarbaşı Mahallesi
Hasan Polatkan Bulvarı No: 86
Tel : (+90-222) 230 13 71
Faks : (+90-222) 230 17 49Adres:Mihalcık İlçesi Yunus Emre Beldesi
Yunus Emre Mezar ve Külliyesi
Tel/Faks : (+90-222) 647 50 31
Adres: Seyyid Battalgazi Külliyesi
Seyidgazi – Eskişehir
Tel: (+90-222)671 30 82 – 671 30 38
Fax: (+90-222) 230 30 17

Eskişehir Valiliği Lületaşı Müzesi:

Müzede pipoların yanı sıra lületaşından işlenerek yapılan takılar, hatıra ve kullanım eşyaları ile ulusal ve uluslar arası yarışmalara katılan heykelcikler yer almaktadır. Müzede ellinin üzerinde sanatçıya ait dört yüz eser sergilenmektedir.

Tel: (+90-222) 233 05 82

Örenyerleri

Frig Vadisi:</B> Antik kent Eskişehir’e 90 km. uzaklıkta Han ilçesine bağlı olan Yazılıkaya Köyü bitişiğinde yer almaktadır. Vadide Frig Krallığı, Lidya Krallığı ve Pers İmparatorluk döneminde üç ayrı yerleşme evresinin bulunduğuna ilişkin birçok temel ve yapı kalıntısına rastlanmıştır. Diğer yandan, Midas Anıtı’nın çevresinde akropol üzerinde bir kentin varlığına ilişkin bulgular saptanmıştır.

Kayalık bir platform üzerine kurulmuş ve Erken Tunç Çağlarında yerleşim görmüş olan Midas (Yazılıkaya) Friglerin dini merkezi olmuştur. Antik şehirde Hitit kültürüne ait kendi stilleri ile yaptıkları kaya kabartmalarına rastlanmıştır.

Hititlerden sonra Frig kenti olarak gelişen Yazılıkaya’da Frig kültürüne ait kale duvarları, yerleşim yerleri, kaya kabartmaları, kaya anıtları, su sarnıçları, sunak yerleri, karlıklar, kaya mezarları, basamaklı anıtlar, nişler, antik
yollar olmak üzere 33 adet eser bulunmaktadır. Bunlar doğa koşullarından dolayı yıpranmış olsalar da günümüze ulaşabilmişlerdir. Roma ve Bizans çağlarında Frig yapıtlarının çoğu dini amaçlarla tahrip edilmiş, yerlerine kaya barınakları ve kaya mezarları yapılmıştır. Kaya yüzeyine bir tapınağın cephesi biçiminde işlenen Frig kaya anıtları, sembolü, kutsal hayvanı aslan olan Frig dini, tek tanrısı ana tanrıça Kybele’ye adanmıştır. Vadinin ormanlık kısmında, Çukurca Köyü’nden Kümbet Köyü’ne kadar uzanan bölgede 25’e varan anıt, kült anıtları, açık hava ve doğa tapınakları, kale, mezar ve diğer eserler bulunmaktadır.

Pessinus:
</B> Ana tanrıça Kybele’ye ithafen Sivrihisar İlçesi’nin Ballıhisar Köyü’nde kurulmuş bir şehirdir. Tapınak kenti olarak bilinen Pessinus Romalılar döneminde de kutsallığını ve önemini korumuştur. Bugün kente ait stadyum, tiyatro, tapınak, su kanalı ve nekropola ait kalıntılar bulunmaktadır. Antik kentte 1967 yılından beri arkeolojik kazılar yapılmaktadır. Kazıdan çıkan eserler Ballıhisar’daki müzede sergilenmektedir.

Doryleaum: </B>Helenistik, Roma ve Bizans Çağlarını yaşamış Höyük kentin kuzey bitişiğinde ve Muttalip Köyü’nün doğusunda yer almaktadır. Höyüğe ve eteklerinde yer alan temel hafriyat sırasında çıkarılan Helenistik, Roma ve Bizans Çağlarına ait eserler Arkeoloji Müzesi’nde sergilenmektedir
Karacaşehir: </B>Roma ve sonra Bizans Çağı’nda yapılmış, Osmanlılar tarafından takviye edilmiş kale kenti olarak anılan Antik Kent Eskişehir’e 6 km. uzaklıkta, Karacaşehir Köyü’nün güneybatısında yer almaktadır. Günümüzde, kentin müdafaa surları tamamen yıkılmış, yalnızca doğu ve batı girişindeki kulelerden küçük parçalar kalmıştır. Kalenin içerisinde karargah binaları, sarnıç ve sokaklar, ev harabeleri görülmektedir.

Midas Anıtı: Yazılıkaya platformunun kuzeydoğu yamacında doğuya bakan cephede yer alan anıt bazılarınca Yazılıkaya, bazılarınca da Midas Anıtı olarak adlandırılmıştır. Antik kent adını bu anıttan almıştır. Kentin en önemli yapıtı olan anıt, Frig kaya anıtlarının en görkemlisi, bölgenin ve dünyanın en önemli eşsiz yapıtlarındandır.

Külliye ve Türbeler
Kurşunlu Camisi’nin batısında yer alan Şeyh Şahabattin Türbesi ve Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Bey’in kayınpederine ait Şeyh Edebalı Türbesi Eskişehir’in önemli türbeleridir.
Yunus Emre Külliyesi ve Türbesi: Eskişehir Mihalıcçık İlçesi Yunus Emre Beldesi’nde (Sarıköy) dir. Eskişehir-Ankara demiryolu yakınından geçmektedir.

Yunus Emre bu dünyada yaşayan insanları sevgiye, birlik ve beraberliğe çağıran bir halk aşığıdır. Mezar taşının ön cephesinde yazılı olan “gelin tanış olalım, işi kolay kılalım, sevelim sevilelim, bu dünya kimseye kalmaz.” sözlerinde Yunus Emre’nin yaşam felsefesi özetlenmektedir.
Seyit Battal Külliyesi: Seyitgazi İlçesinde, 150 metre yüksekliğinde Üçler Tepesi’nin doğuya bakan yamaçları üzerindedir. Bu külliye Seyyit Battal Gazi’ ye ithafen yaptırılmıştır (1207 – 1209).
NE YENİR?
Göceli Tarhana, harşıl, çerkez sofrası, çiğ börek, katlama böreğini yerel yemek çeşitleri arasında sayabiliriz.
NE ALINIR?
Lüle taşından yapılan eserler, pipo, takılar yöreden alınabilecek en güzel hatıralık eşyalardır.
YAPMADAN DÖNME Yazılıkaya’yı (Midas Anıtı) gezmeden,
Sakarıılıca Termal Turizm merkezini ziyaret etmeden,
Şehrin en ünlü yemeği olan çiğböreğinin tadına bakmadan,
Lületaşı eserlerinden satın almadan…
Dönmeyin.

Eskişehir Coğrafyası


CoğrafyaYüzey Şekilleri: Yüzey şekillerinin ana çizgilerini 700-800 m yükseklikteki ovalar ile bunları birbirinden ayıran bazı dağ sıraları ve platolar oluşturur.İlin kuzey kesiminde, derin Sakarya vadisinin Güney kesiminde büyük kesimini billurlu kayalardan oluşan Doğu – Batı doğrultusunda Sündiken dağları (uzunyatak tepesi 1786m) uzanır.Güney – Batı kesimini, üzerinde bazı dorukların (Türkmen dağı 1826 m,Göktepe 1780 m) yükseldiği çeşitli yaştaki kayaçlar üzerinden uzanan Yazılıkaya platosu kaplar.İl topraklarının ortasında Sivrihisar dağları (Uluçukurun tepesi 1819m) Kuzeybatı’dan Güneydoğu’ya doğru uzanır. Bu kabarılar arasında Kuzey’den Güney’e doğru Sakarya vadisi, Porsuk çayının izlediği Eskişehir ovası ve onun Doğu uzantısı ile Sakarya’nın kaynak kollarının akaçladığı yukarı sakarya ovaları gibi daha alçak, çevrede neojen, ortaları alüvyonla kaplı kesimler yer alır. İl, karı kurak ve karasal bir iklim alanındadır. Kışlar soğuktur. (Eskişehir Ocak Ortalama -0,3 oC) ; Sıcaklık -20 oC’ın altına düşebilir, yazları nispeten kısa ve sıcaktır. (Temmuz Ortlaması 21,5 oC ). Dağlık kısımlar dışında yıllık yağış tutarı 400 mm dolayındadır. (Eskişehir yıllık ortalaması 375 mm’dir.); Kış en yağışlı, yaz en kurak mevsimdir. Dağlık alanlarda meşe,kızılçam ve karaçam’dan oluşan ormanlar oldukça geniş yer kaplar. Buna karşılık ilksel bitki topluluğu büyük ölçüde tahrip edilmiş olan ovalar bozkır görünümündedir.Eskişehir’de nüfus yoğunluğu (km2’ye 44) İl düzeyinde Türkiye ortalamasının altındadır. Ama,nüfus önemli birer tarım alanı olan ovalarda toplanmıştır.Kentsel nüfus oranı %67 ile oldukça yüksek, ama bub %85 kadarı il merkezinde yaşar. İkisi dışında (Çifteler,Sivrihisar) ilçe merkezlerinin nüfusları 4-5 bin dolayındadır. Nüfus artış oranı da (%0 18,7) Türkiye ortalamasının altındadır. İl Merkezi dışında, bazı ilçelerde nüfus çok yavaş artmakta, bazıları ise nüfus kaybetmektedir. Ekili yerler İl topraklarının %22 si gibi nispeten küçük bir alanı kaplar. Buna karşın Türkiye’nin tarım, özellikle tahıl bakımından önemli illerdendir. (yaklaşık 400 bin ton buğday, 330 bin ton arpa). Ayrıca büyük miktarda şeker pancarı (1milyon ton’a yakın), patates ve ayçiçeği üretilir. Sündiken dağlarının kuzeyindeki kuytu Sakarya vadisi özellikle meyve üretimiyle ünlüdür. Sakarya vadisinde bulunan köylerde ve mihalgazi,sarıcakaya ilçelerinde günümüzde seracılık hız kazanmış ve tarımda teknoloji kullanılmaya başlamıştır,sakarya vadisinde büyük önemi olan köylerden biride karaoğlan köyüdür. İlin çeşitli yerlerinde krom (Taştepe,Başören,Gündüzler,Alpu,Kavak), bor tuzları (Kırka), Lületaşı diye bilinen Manyezit (Merkez ilçe ve Mihallıççık), Perlit (Merkez İlçe, Seyitgazi) ve Asbest (Mihallıççık) yatakları vardır.

Eskişehir İl merkezinde toplanmış olan imalat sanayisi (motor, lokomotif, şeker, çimento, kiremit, besin gibi) çok çeşitli kolları kapsar ve Türkiye sanayii üretiminin katmadeğer olarak %1 kadarını sağlar. Güney marmara bölümü ve İçbatı Anadoludan gelen önemli kara ve demiryollarının kavşağı üzerinde bulunan ilin, İç Anadolu’nun kapısı olarak ulaşımda önemli bir yeri vardır.

Eskişehir Tarihçesi


Eskişehir, Türkiye’nin Orta Anadolu’da bulunan bir şehri ve Eskişehir İli’nin merkezidir. Ortasından Porsuk Çayı geçen şehir, Osmangazi Üniversitesi ve Anadolu Üniversitesi sayesinde bir öğrenci kenti görünümündedir.

Tarihçe

Eskişehir, tarihi dönemler içinde Anadolu’daki ünlü merkezlerden biri olmuştur. Kentin ilk kuruluş yerinin neresi olduğu tartışmalı olmakla birlikte birçok Anadolu şehrinden farklı olarak ilk kuruluş yerini büyük ölçüde değiştirmeden gelişmiştir.

İlk ve ortaçağlarda adı Dorlion (Dorileaum) olan kentin ilk yerleşim yeri hakkında üç bölgeden söz edilir. Bunlar, şimdiki çarşı yakınında sıcak su kaynakları civarı, ovanın ortasındaki Şarhöyük ve güney batıdaki Karacaşehir mevkiidir. Porsuk Çayı’nın yaratacağı taşkınlıklardan ve çevresindeki bataklıkların yol açacağı sıtmadan, ayrıca dışarıdan gelecek saldırılardan korunmak için plato yamacının hemen önünde Odunpazarı adı verilen sahada yeni bir yerleşim yeri oluşmuştur. İlk ve ortaçağda Eskişehir, Batı Anadolu’da büyük bir uygarlık kuran Friglerin egemenliğine girer. Burası bugün Eskişehir, Afyon ve Kütahya illeri arasında kalan dağlık bölgeyi kapsamaktadır.

M.Ö. 334’te Büyük İskender, Anadolu’ya girerek Persleri mağlup ettikten sonra Frigya, İskender’in egemenliğine girdi. Eskişehir il sınırları içinde yer alan Şarhöyük (Doreylaion), Balhisar (Pessinus) ve Karahöyük (Midaion) Frigya’nın önemli kentleri olarak tarihte yerlerini alırlar.

Bu topraklar daha sonraki yıllarda Romalıların eline geçmiştir. 395’te İmparatorluk Doğu ve Batı olarak ikiye ayrılınca Eskişehir yöresi Doğu Roma (Bizans) İmparatorluğu sınırları içinde kalmıştır. Hristiyanlaşma sürecine giren Bizans’la birlikte kentte toplumsal yapıda önemli değişimler yaşanmıştır. Şehir istilalara maruz kalmadığı dönemlerde havasının güzelliği ve sıcak su kaynaklarının varlığı ile Bizans İmparatorlarının avlanma, dinlenme ve sayfiye şehri olmuştur. İmparatorluğun verdiği önemle bu bölge gelişmiş ve bu gelişme içinde Sivrihisar (Justinyanopolis) gibi yeni kentler kurulmuştur.

8. yüzyılın başında Arap işgaline uğrayan Eskişehir kısa bir süre sonra tekrar Bizans’ın egemenliğine girmiştir. Selçuklu Sultanı Mesud, 1147’de Eskişehir önünde 2. Haçlı ordusunu yenmiş, Türkler 1196’dan sonra yöreye tamamen hakim olmuştur.

13. yüzyılda zayıflayan Selçuklular Eskişehir ve çevresini Ertuğrul Bey’e vermiştir. Kent daha sonra Osmanlı Devleti’nin kurucusu Ertuğrul Bey’in oğlu Osman Bey’in yönetimine girmiş, Bizans’a karşı yürütülen savaşlarda bir üs olmuştur. Bu yönüyle merkezi Eskişehir olan Sultanönü Sancağı Osmanlı Devleti’nin ilk yerleşim sahası olmuştur. Ancak Anadolu’da tam bir Osmanlı hakimiyetinin kurulması ile Eskişehir parlak günlerini kaybetmeye başlamış ve Fatih’in ilk zamanlarına kadar Ankara Beyliği’ne bağlı bir sancakken 1451, 1831 yılları arasında Kütahya Beylerbeyliği’ne, 1841’de Bursa Eyaleti’ne bağlanmıştır.

Eskişehir 19.yy ortalarından itibaren değişmeye başlamıştır. Osmanlı Rus Savaşı ardından kente yerleşen göçmenler ve 1894 yılında işletmeye açılan Bağdat Berlin demiryolu bu değişimi yaratan en önemli iki etkendir.

Bu iki olayın etkisiyle nüfus artmış mali alanda gelişmeler kentin büyük bir idari yapıya dönüşmesine yol açmıştır. 2. Meşrutiyet’in ilanından sonra bağımsız sancak olan ve Almanlar tarafından kurulan Cumhuriyet öncesi ilk Cer atölyesi ile sanayi alanında Eskişehir, atılım yapan ender Anadolu kentlerinden biri olmuştur.

Milli mücadele yıllarında şehrin Anadolu’daki tarihsel olarak sahip olduğu stratejik konumu belirleyici olmuş düşman işgalinden kurtarılması zorunluluk haline gelmiş, Türk birlikleri şehri kurtarmış ve Batı Cephesi Komutanlığı’nın karargah yeri Eskişehir olarak seçilmiştir. Şehir çevresinde İnönü, Sakarya, Kütahya gibi Kurtuluş Savaşı’nın önemli çarpışmaları gerçekleşmiş, ancak kent içinde bir çarpışma olmamıştır.

Bir yıldan fazla Yunan işgali altına giren kent 2 Eylül 1922 tarihinde karşı taarruzla tekrar ele geçirilmiştir. Yunanlılar geri çekilirken Çarşı ve Hıristiyan mahallelerini ateşe vermiş, Tuz Pazarı, Taşbaşı, Reşadiye Camii’nin bulunduğu yerler, İstasyon caddesi ve Bağlar caddesi tamamen yanmıştır.

Cumhuriyet döneminde 1925 yılında il olan Eskişehir hızlı bir kentleşme yaşayarak çok yönlü bir kent haline gelmiştir. Kent hem eski alanı hem de yeni alanlar üzerinde büyük mahalleler ile sarılmıştır.

Osmanlı döneminde ilk sanayi kuruluşuna ev sahipliği yapmış olan Eskişehir, Cumhuriyet döneminde de Şeker Fabrikası, DDY Cer Atölyesi, Tayyare Bakım Atölyesi gibi kamu yatırımlarının yanı sıra özel yatırımlarla da gelişmesini sürdürmüştür. Aynı zamanda 1.Hava Üssü de Eskişehir’de bulunmak

|