GeziyoruZ

BİZİMLE GEZMEYE VAR MISINIZ??

Varmı Kıyıköy Gibisi


Antik çağlardan kalma bir merkez; Kıyıköy
Antik çağlardan bu yana yerleşim merkezi olan Kıyıköy, Trakya’nın Karadeniz sahilinde, Kırklareli’nin bir ilçesi. Yöre, İstanbul’a 164 km. uzaklıkta huzurlu bir tatil merkezi. Kıyıköy’de doğaya ve tarihe yolculuk yaparak farklı bir haftasonu geçirebilirsiniz.
İstanbul’un yanıbaşında Karadeniz sahilinde yer alan Kıyıköy, temiz havası, bozulmamış mimari dokusu, eşsiz güzellikteki doğası, leziz deniz ürünleri ile dikkat çekiyor. Yılın ikinci ve üçüncü ayında başlayıp, dördüncü aya kadar devam eden ve lezzetli balıklar listesinde üst sıralarda yer alan kalkan balığı ile ünlü Kıyıköy’de hem doğaya, hem tarihe yolculuk yaparak farklı bir haftasonu geçirebilirsiniz.

Antik çağlardan bu yana yerleşim merkezi olan Kıyıköy, Trakya’nın Karadeniz sahilinde, Kırklareli’nin bir ilçesi. Koruma altındaki yöre, İstanbul’a 164 km. uzaklıkta şirin, huzurlu, sakin bir tatil merkezi.
Her iki yanından akarak denize ulaşan “Pabuç” ve “Kazan” adlı derelerin arasında yarımada gibi uzanan yüksek bir tepede yer alan Kıyıköy, çarpıcı coğrafyasıyla ilgi çekiyor. Karadeniz’in hırçın dalgalarıyla oyulan kıyı kayaların kimisi anıt kaya olarak, kimi de derin mağaralar olarak göze çarpıyor. Bir zamanlar korsan teknelerin saklandığı koylar içindeki dev mağaralar günümüzde de ziyaretçilerin akınına uğrarken, Kartaltepe’den görünen manzara ziyaretçileri büyülüyor. Derelerin kavisli akışıyla oluşan dairesel kumsal, yaz aylarında kampçı ve deniz severlerin gözdesi. Aynı kıyıda yer alan, önüne dek araçla gidebileceğiniz, kayalara oyularak yapılmış mağara kilise de bir başka görülmesi gereken antik kalıntı. Şehir suları, tipik köy evleri, dantel gibi işli Karadeniz kıyıları, görebilecekleriniz arasında.
Şayet gezinizi yaz aylarında yapmayı planlıyorsanız, ne tarafa aktığı belli olmayan durgun derelerde kiralayabileceğiniz bir sandalla kuş ve kürek sesi eşliğinde tekne gezisine çıkabilir, derelerde balık tutabilirsiniz. Bölgede piknik yapabileceğiniz küçük şelale ve dere kenarı gibi uygun ortamlar da bulunuyor. Fotoğraf çekmek, resim yapmak gibi sanatsal uğraşlara meraklı olanlar da kendilerine uygun yerler bulabilir. Tüm geziniz sırasında denize yüksekten bakan restoranlarda günlük deniz ürünlerinin lezzetini tadıp, Kartaltepe’den Kıyıköy’ün seyrine doyum olmayan manzarasına, dağların arkasından batarken moraran güneşin son ışıklarına bakarak çay bahçelerinde yorgunluk atabilirsiniz.

MAĞARA MANASTIRI
9. yüzyılda yapılan ve Bizans döneminin dini eserleri arasında yer alan bu manastır, kayalara oyularak inşa edilmiş. İlçenin kuzeybatısındaki vadinin yamacında yonca planlı bir şapel, tek nefli büyük planlı bir kilise ile bunun yanında düzensiz yerleştirilmiş odalar, mezar şapeli ile düzgün hücrelerden oluşan kompleksin duvarlarında kazınmış haçlar, bazı resimler, çeşitli kabartmalar bulunuyor. Kıyıköy ortaçağ Salmydessosu ‘nun surla çevrili alanı içinde yer almış doğusu Karadeniz’e, kuzey ve güneye bakan yamaçları dere vadisine dimdik inerken, sadece batı yönü geçit vermiş antik kentin surları, ilk kez Lustirianus döneminde 6. yüzyılda yapılmış. 9 ve 10. yüzyılda da onarım görmüş. Duvar yüksekliği yer yer 6 metreyi bulan surların kalınlığı ise 2.20 metre.
Kıyıköy’de zaman
Trakya’da ki nefes borusu Kıyıköy, Ağva’yı anımsatan dereleri ile İstanbulluların gözdesi oldu. Kıyıköy’e ilk kez geliyorsanız Karadeniz kıyılarını seyretmek başlı başına bir zevk, kayalara vuran dalgalardan etrafa saçılan su zerrecikleri beraberinde taşıdığı iyot ve deniz kokusu ile serinletiyor. Kıyıköy’ün her iki tarafında uzanan kum plajlar, kampçıların, günübirlik tatilcilerin deniz özlemini giderirken sessizce akan dereler türlü çeşit alternatifler sunuyor.
Benzerliği ve aktiviteleri ile Ağva derelerini anımsatan Kıyıköy dereleri henüz bakirliğini kaybetmemiş. Her iki tarafında yer alan sık ağaçlar kuşlara ev sahipliği yaparak, dereyi gezmeye gelenlere eşsiz güzellikler sunarken, kuşlar verdikleri resitallerle konukları ağırlıyorlar. Kıyıda bulunan kiralık deniz bisikletlerinden birine binip başlıyorsunuz durgun derede pedal çevirmeye. Yemyeşil ortam, su sesi ruhunuzu dinlendiriyor. Orman içindeki dere geziniz boyunca dipte ve kıyılarda su yüzüne çıkanlar ile çıkmaya çalışan geniş yapraklı bitkiler net olarak görülüyor, su yüzeyine yayılan yapraklarda, nilüfer çiçekleri yanında güneşlenen su kaplumbağaları, kurbağalar birkaç metre yakınlarına kadar yaklaşmanıza izin veriyorlar. Saati 10 milyon TL den kiraladığınız 4 oturma yeri olan deniz bisikletinizi veya kiralık sandalınızı bir kıyı ağacı yanına çekip bu huzuru istediğiniz kadar seyredip yaşayarak, iliklerinize kadar dinlendiğinizi hissediyorsunuz. Yanınıza atıştırılacak bir şeyler aldıysanız mutluluğunuz daha da katlanıyor. Şimdi deniz seviyesinden tekrar köye çıkıyoruz. Kıyıköy sokaklarında ki çeşitli restoranlar zaten acıktırıp, iştahınızı kabartan balık tava kokuları yayarak tok olsanız bile bu hissi unutturup aklınızı çeliyorlar. Biraz önce Kartal Tepesindeki çay bahçesinden kumsalı seyrettiyseniz, bu defa da balıkçı barınağına bakarak bir mola vermek isteyebiliyorsunuz. Dalgakıran içinde yer alan tekneler “Resmimi yap, fotoğrafımı çek” dercesine manzaranızı renklendiriyor, günümüzde nadiren görülen “Kancabaş Burunlu” olanlar modelleriyle ilginizi çekmeyi başarıyorlar. Araçla dolaşıyorsanız liman içinde tam bir tur atabiliyorsunuz veya yürüyüş yapıyorsanız köy’e çıkan patikadan, basamaklardan, burundaki tepeden panoramik seyir imkânı bulabiliyorsunuz. Kıyıköy çevresinde başka doğal güzellikler de gizliyor. Yol üzerinde gelirken fark edeceğiniz sapak bozuk yoluyla Çamlıköy’e (Kastro), bir başka sapak Kasatura Koyuna geçit veriyor. Ben bunların hiç birini aramayayım, beni bir rehber gezdirsin, pansiyonumu bulsun en iyi hangi lokantada yemek yerim söylesin diyorsanız Kıyıköylü bir genç olan Zeki, yıllardır Kıyıköy’e gelen ziyaretçilere rehberlik hizmeti veriyor.
Gsm: 0(537)893 50 63

NASIL GİDİLİR?
Özel araçla İstanbul üzerinden çıkış yapanlar Edirne yönüne doğru giderken Çerkezköy ayrımını kullanarak geldikleri Vize’yi geçtikten sonra, ağaçlı bir yoldan Kıyıköy’e varacaklar. Tercihiniz otobüs yolculuğu ise İstanbul Esenler otobüs terminalinden Kıyıköy’e 15:30’da yapılan seferin geri dönüşü Kıyıköy’den 08:15’te. İstanbul’dan uzaklığı 164 km. olan Kırklareli’nin Kıyıköy ilçesine yolculuk ortalama 2.5 saat sürüyor.

NE YENİR?
Karadeniz’in şirin ilçesi Kıyıköy’ün birinci geçim kaynağı balıkçılık. Daha girişte gözünüze çarpan teknelerin çokluğu karşısında nostaljik bir balıkçı köyüne geldiğinizi fark ediyorsunuz. Dolayısıyla balık lokantalarının sayısı da oldukça fazla. Mevsimine göre değişen balık çeşitleri arasında yörenin en ünlü balığı Karadeniz’açıklarına bırakılıp sonra da gidip toplanan ağlardan çıkan kılçığı az, beyaz etli, lezzetli kalkan balığı, Mezgit, tekir, barbunya, karagöz diğer rağbet gören balıklardan. Uygun havalarda denize açılan balıkçıların yanısıra derelerde tutulan kefal balıkları, kayalıklardan toplanan, maydanozlu, limonlu sofraya getirilen haşlanmış pavuryalar bulunabilen lezzetlerden. Kıyıköy girişindeki balık halinde kentlere oranla daha ekonomik fiyatla balık almanız da mümkün.

Kıyıköy-Kastro ve Çamlık


KIYIKÖY

Kırklareli’ne bağlı Kıyıköy (Eski adı Midye) İstanbul’un yakın çevresinde denizin mavisi ve karanın yeşilinin birleştiği güzel yer.

Pabuç ve Kazan ırmakları arasında yüksek bir tepe üzerine kurulmuş köyün kıyılarında Karadeniz’in hırçın dalgalarının oyduğu koylar, mağaralar ve ilginç biçimli anıt kayalar var. Temiz havası ve denizi ile İstanbul’a yakınlığı gerek yazlık gerekse günübirlik geziler için Kıyıköy’ün cazibesini artırıyor. Antik çağlardan bu yana yerleşim olduğu bilinen köye Bizans sur kalıntılarının içinden geçilerek giriliyor.

Kıyıdaki mağaraların eskiden korsanlar tarafından kullanıldığı söyleniyor. Nehir kıyısında bulunan kaya içine oyularak yapılmış Aya Nikola manastırının 3. yy’da yapılmış kolon kabartmaları, işlemeli sütunları ile kubbe ve kemerleri görülmeye değer. Köylülerin Neron Çeşmesi dedikleri tarihi çeşme epeyce harap durumda.

Nehirler boyunca binbir çeşit kır çiçeğinin mis gibi kokuları, ötücü kuşların sonu gelmeyen konserlerinden gün boyu sarhoş olduysanız gün batımında tepeleri boyayarak kaybolan güneşin son ışıklarında Kartaltepe’de çayınızı yudumlayıp eşine az rastlanır Kıyıköy sahilini, “S” çizerek denize ulaşan ırmakları seyretmelisiniz.

Köyde 20 kadar pansiyon bulunuyor. Ev-pansiyonlar da var Bir kısmı deniz manzaralı pansiyonlar haricinde çadır kurup kamp da yapılabiliyor. Nehirde ya da denizde tekne turu yapmak isteyenler limandaki balıkçı barınağından motorlu veya kürekli teknelerden birini kiralayıp Kıyıköy’ün tadını çıkarabilirler. Şişme botunuz varsa derelerin ilerilerine doğru keşfe çıkabilir, mevsimindeyse nilüferler arasında kürek çekebilirsiniz.

Teknelerin çokluğu köyün balıkçı köyü olduğunu hemen gösteriyor. İğneada açıklarından tutulan Karadeniz’in ünlü kalkan balığını sahildeki balık halinden almak mümkün. İstanbul’dakine göre daha ekonomik olduğunu hemen belirtelim. Balığı Kıyıköy’de yemek isteyenler kalkan, tekir, lüfer, karagöz gibi çeşitler arasından, tabii mevsimine göre, seçim yapabilirler. Midye ve pavurya sevenler için ise Kıyıköy tam bir cennet. Nehirde kefal de tutuluyor ama dibe yakın yaşayan bu balığın etinde toprak kokusu oluyor. Bahar aylarında doğanın binbir renge büründüğü bu şirin yörede şehir gürültüsü, trafik ve kalabalık, kirli havadan uzaklaşıp biraz olsun “arınmak” mümkün

ÇAMLIKOY

Kıyıköy’e gelmeden sağa ayrılarak 8 km’lik toprak yolla ulaşılan Çamlıkoy’un girişinde otopark bulunuyor.

Çamlıkoy’da orman içi dinlenme yeri, göz alabildiğine uzanan kumsal ve zengin bir bitki örtüsü ile karşılaşacaksınız.

Bu gözalıcı beldenin en çarpıcı yerlerinden biri sanki akmıyormuş gibi durgun deresi. Sandal veya motorla derede yapılacak gezintide konuklarına ladin, dişbudak ve çam ağaçları ile etkileyici bir doğa sunuyor. Bitki örtüsünün değişmez konukları elbette kuşlar. Saka seslerini her zaman, bülbül sesini ise sabahın erken saatlerinde dinleyebilirsiniz. Nilüferlerin de bulunduğu derenin civarında yavaş hareket edip, sessiz olmalısınız. Zira en ufak bir hareket nilüfer yapraklarında dinlenen kurbağaların ya da derenin girişinde kıyılara çıkıp güneşlenen su kaplumbağalarının kaçmalarına neden oluyor. Derenin ortasında uzanan daracık ada deredeki gezi trafiğini düzenliyor sanki, dereyi gidiş – geliş yolu olarak ikiye ayırıyor.

Ormanın içlerine uzanan 2.5 km’lik derenin sonunda doğanın tatlı bir sürprizi bekliyor sizi. Sessizliğin ortasında birden bire küçük şelalenin şarıltısını duyacaksınız. Yazın suyu azalan şelaleyi kayaların üzerinden seyretmek, hatta bu anıyı fotoğraflamak da bir başka keyif. Derenin denize ulaştığı yerde çizdiği kavisler gözünüzü okşayacak. Kumsalda yürüyüş yapmak, balık tutmayı denemek de mümkün. Derede kefal ve sazan, denizde ise ustaysanız paragatla kalkan yakalama şansınız var. Kalkan için avlanma yasağı dönemlerine dikkat etmelisiniz. Çevrede ağ atan balıkçılardan mevsimine göre lüfer, dil, kalkan, karagöz, levrek, tekir satınalıp hemen oracıkta pişirebilirsiniz. Balık sevmiyorsanız o zaman kasaba bir göz atın.

Yüzerken acıkdenizde, Karadeniz’de olduğunuzu unutmayın. Sahilden bakınca çok yakın görünen adaya yüzmek isteyenler kendilerinden emin değillerse bunu denememeliler. Deniz mesafeleri kısa gösterir ve sizi yanıltır. Yarı yolda yorulup kalabilirler.

Günübirlik geziler için orman içinde ve dere boyunca piknik yerleri mevcut. İhtiyaçlarınızı karşılayabileceğiniz bakkal, kasap ve manav da bulabileceksiniz. Duş, kabin, cafe, lokanta ve çay bahçelerinden yararlanabilirsiniz. Orman içi dinlenme yerinde çocuklar için oyun parkı ve spor alanları da var. Karavan veya çadırla gelenler küçük bir kira ödeyerek kamp kurabilirler.

KASTRO

Kıyıköy’ün 18 km ötesindeki Kastro’ya Saray üzerinden ulaşılıyor. 500 metre uzunluğunda, 200 metre genişliğinde ince kumlu plajı ve temiz denizi ile sakin yerleri sevenlerin tercih ettikleri bir yöre. Plajın hemen yanında ormanlar başlamaktadır. Plaj çevresinde kır kahvesi, yiyecek – içecek satan yerler var. Konaklama tesisi yok. Yörede konaklamak isteyenler Kıyıköy’e gitmeliler.

Resimler…

Fotoğraflarla Demirköy Dupnisa Mağrası


maaaaaaaa.jpg

demirkoy-dupnisa-magrasi.jpg

 magara-yine.jpg

magaraaa.jpg

Fotoğraflarla Demirköy İğne Ada


91006.jpg 

91005.jpg

91004.jpg91003.jpg

91002.jpg

91001.jpg

|